Siderofor nedir, Siderofor ne demek
Siderofor; Biyoloji alanında kullanılan bir kelimedir.
Biyoloji'deki anlamı:
Demir içeren ve demirin taşınmasında görevli olan, büyüme ve çimlenme faktörü olarak da kabul edilen, antibiyotik etkisi olan, düşük molekül ağırlıklı, mikrobiyal, organik bir madde.
Siderofor hakkında bilgiler
Siderofor (Yunanca demir taşıyıcı), mikroorganizmalar, pek çok bitki ve bazı yüksek organizmalar tarafından salgılanan, demir şelasyonu yapan bileşiklerdir. Demir Fe3+ iyonlarının nötral pH'de çözünürlükleri çok düşüktür ve dolayısıyla organizmalar tarafından kullanılamaz. Sideroforlar şelasyon yoluyla bu iyonların çözelmesini sağlar. Bu çözelmiş kompleksler aktif taşıma ile hücre içine alınırlar. Çoğu siderofor, nonribozomal peptittir. Anoksik şartlarda demir genelde +2 yükseltgenme halindedir ve suda çözünür. Ancak, oksik şartlarda, demir genelde +3 yükseltgenme halinde olur ve çeşitli suda çözünmez mineraller oluşturur. Bu tür minerallerden demir elde edebilmek için hücreler demire bağlanan ve onu hücre içine taşıyan sideroforlar üretirler. Sideroforların başlıca gruplarından biri, hidroksamik asit türevleridir, bunlar ferrik iyonları kuvvetle şelatlar. Altı dişli (İng. hexadentate) yapılar sideroforlarda çok yaygın görülür. Bunun nedeni, Fe-III iyonları için üç dişli ligandlara gerek olması ve bunlardan ikisinin aynı moleküle dahil edilmesidir. En etkili sideroforlarda birden çok ligand bulunur. Bu sayede ferrik iyonunun tam oktahedral kordinasyonu mümkün olur, ve tek bir ferrik iyonun ayrı ligandlar tarafından şelasyonundan kaynaklanan entropi etkileri minimize olur. Çeşitli bakteri ve mantarlar tarafından üretilen sideroforlara örnek olarak ferrikrom (Ustilago sphaerogena), enterobaktin (veya enteroşelin) (Escherichia coli), mikobaktin (Mycobacterium), enterobactin ve basillibaktin (Bacillus subtilis), ferrioksamin B (Streptomyces pilosus), fusarinine C (Fusarium roseum), yersiniabaktin (Yersinia pestis), vibriobaktin (Vibrio cholerae), azotobaktin (Azotobacter vinelandii), psödobaktin (Pseudomonas B 10), eritrobaktin (Saccharopolyspora erythraea) ve ornibaktin (Burkholderia cepacia) sayılabilir.
Siderofor anlamı, kısaca tanımı
Side : Antalya ili, Manavgat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge
Mikroorganizma : Mikroskopla görülebilen organizma.
Yükseltgenme : Oksitlenme.
Aktif taşıma : Bir maddenin hücre zarından hücre içine veya dışına enerji harcanarak taşınması.
Antibiyotik : Bitkilerde, özellikle küf mantarlarında bulunan veya sentezle elde edilen, birçok mikroba karşı kullanılan, penisilin, streptomisin vb. maddelerin ortak adı.
Dolayısıyla : Dolaylı olarak, doğrudan ilgili olmayarak. Nedeniyle.
Mikrobiyal : Mikropların sebep olduğu olay. Mikroorganizmaların neden olduğu olay.
Çözünürlük : Bir maddenin başka bir madde içinde çözünme özelliği, resolüsyon. Ekrandaki görüntünün veya yazıcı tarafından basılan şekillerin netliği. Birim nicelikte çözelti ya da çözgen içinde, belli sıcaklık ve basınçla çözülebilen özdek niceliği. Belirli oylum ya da tutardaki bir özgende çözünebilen özdek niceliği. Katı, sıvı ya da gaz çözünenin, belirli koşullarda çözücüsü ile tektürel bir çözelti oluşturabilmesinin sınırı. Bir maddenin belirli bir sıcaklıktaki doygun çözeltisindeki derişimi. Bir çözünenin, bir çözendeki çözünme kertesi. (Genellikle, belirli bir sıcaklıkta yüzde olarak belirtilir.). Bir maddenin çözelti oluşturma kapasitesi. Birbirine komşu iki noktanın ayırt edilebilme gücü. Mikroskobik olarak birbirine komşu iki farklı görüntünün ayırt edilebilme duyarlılığı, rezolüsyon.
Yükseltgen : Kendi kolayca indirgenirken karşısındaki kimyasal özdeği yükseltgeyebilen özdek. [Bakınız: yükseltgen madde]. Yükseltgeme yapan özdek.
Hücre içi : Hücrenin içinde olan. İntrasellüler. [Bakınız: göze-içi].
Mantarlar : Sap, yaprak, çiçek vb. organlar yerine dallı veya düz iplikler görünüşünde emeçlerden oluşan, klorofilsiz, çiçeksiz, ilkel canlılar.
Organizma : Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.
Edebilmek : Etme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Ağırlıklı : Ağırlığı olan. Değerlendirmelerde üzerinde fazlaca durulan. Çoğunluğu oluşturan.
Çimlenme : Çimlenmek işi.
Taşıyıcı : Taşıma işini yapan kimse ya da şey. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu taşıyan kimse veya hayvan, portör. Ücretle yük taşıyarak geçinen kimse, yükçü, sırtçı, hamal. Aktarıcı.
Şelasyon : Metal iyonlarının bağlayıcı maddelerle halka oluşturarak bağlanması.
Kuvvetle : Güçlü ve sağlam bir biçimde. Üzerinde durarak, direnerek.
Çözünmez : Bir çözgen içinde çözünme özelliği göstermeyen. Bir çözücü içinde hiç çözünmeyen ya da çok az çözünen özdek. Bir çözen içinde, çözünme özelliği göstermiyen.
Bağlanan : Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent.
Diğer dillerde Siderofor anlamı nedir?
İngilizce'de Siderofor ne demek ? : siderophore

Bu kısımda Siderofor nedir? Siderofor ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Siderofor tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Siderofor hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.