Siding türkçesi Siding nedir

  • Binanın dış yüzünü oluşturan kaplama.
  • Taraf tutma.
  • Manevra hattı.
  • Dış kaplama.
  • Kör hat.
  • Binaların dış yüzünü kaplama.
  • Yan hat.
  • Cephe giydirme.
  • Kısa demiryolu hattı.
  • Dış cephe kaplaması.
  • Tarafçılık.

Siding ile ilgili cümleler

English: Why are you siding with them?
Turkish: Neden onların tarafını tutuyorsun?

English: No, my parents are actually residing in Minas and Sao Paulo.
Turkish: Hayır, anne babam aslında Minas ve Sao Paulo'da oturuyorlar.

English: Why are you siding with her?
Turkish: Neden onun tarafını tutuyorsun?

English: Why are you siding with Tom?
Turkish: Neden Tom'u tutuyorsun?

Siding ingilizcede ne demek, Siding nerede nasıl kullanılır?

Sidings : Kör hat. Binaların dış yüzünü kaplama. Binanın dış yüzünü oluşturan kaplama. Dış cephe kaplaması. Yan hat. Dış kaplama. Tarafçılık. Manevra hattı. Taraf tutma. Cephe giydirme.

Presiding : Yönetmek. Başkanlık etmek.

Residing : Oturum. İkamet eden. İkamet. Hadise.

Residing in background : Artalanda kalan.

Subsiding : Alçalmak. Yığılmak. Geçmek. Alçalma. Sakinleşmek. Çökmek. Yatışmak. Dibe çökme. Çökelmek. Dibe çökmek.

Absidia spp : Çürümüş bitkisel materyalde çoğalmak suretiyle insan, sığır ve laboratuvar hayvanlarında enfeksiyon oluşturan, mucoraceae ailesinden, doğada yaygın bulunabilen bir cins mantar. Absidiatürleri.

 

Basidium : Bazit.

Asidic solution : Ph’sı 0 ile 7 arasında olan çözelti. Asidik çözelti.

Be subsidiary to : Yardımcı olmak.

Agreement on subsidies and countervailing measures : Sübvansiyonlar kodu. Sübvansiyon ve sübvansiyonlara karşılık uygulanabilecek telafi edici önlemlere ilişkin bir dünya ticaret örgütü düzenlemesi.

İngilizce Siding Türkçe anlamı, Siding eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Siding ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Turnout : Katılanlar. Kıyafet. Sapak. Katılım oranı. Grevci. Katılımcı sayısı. Üretim. Ürün. Grev. Tali yol.

Facing : Dönüş. Üst tabaka. Dış yüzey. Sıvama. Dönme. Karşı olan. Koruyucu katman. Kaplama. Dış görünüm.

Favouritism : İltimasçılık. Kayırıcılık. Adam kayırmacılık. Adam kayırma. İltimas. Kayırmacılık.

Weatherboard : Rüzgara yönünde. Bindirmek. Dindirme kaplamak. Rüzgara maruz taraf. Siper tahtasıyla kapatmak. Siper tahtası. Rüzgara maruz kalan taraf. Bir geminin rüzgar üstü tarafı. Rüzgar yönüne doğru. Siper tahtası sağlamak.

Prepossession : Tarafgirlik. Önyargı. Aklını kurcalama. Etki altında kalma. Kafaya takılma. Peşin hüküm. Meyil.

Sidetrack : Önemsiz işlerle uğraştırmak. (birini) lafa boğmak. Dikkatini dağıtmak. Lafa boğmak. Geciktirmek. Barınma hattına almak. Caydırmak. (birini) asıl amacından saptırmak. Yan yol. Treni yan hata geçirmek.

Outer cover : Dış kapak. Dış örtü.

Stuccoed : Yalancı mermer. Alçı. Dış cephe sıvası. Sıva ile kaplamak. Stükko. Sıva ile süslemek. Sıva. Yalancımermer. Stük.

 

Advocacies : Avukatlık. Müdafaa. Tarafını tutma. Tarafgirlik. Yasal savunma. Taraftarlık. Aktif destek. Savunma. Fikir savunuculuğu.

Siding synonyms : railroad siding, sidings, preoccupancy, spur track, clapboard, railway, stuccoing, partialities, stucco, tendentiousness, sideline, partiality, railroad, weatherboarding, stuccos, advocacy, railroad track, building material, prepossessions, favoritism.

Siding ingilizce tanımı, definition of Siding

Siding kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Attaching one`s self to a party.