Sidling türkçesi Sidling nedir

  • Sokulmak.
  • Yan yana gitmek.
  • Yanlamak.
  • Yan yan gitmek.
  • Yanaştırmak (gemiyi).
  • Yan yan getirmek.
  • Yanaşmak.
  • Tereddütlü yürümek.

Sidling ingilizcede ne demek, Sidling nerede nasıl kullanılır?

Sidlingly : Sokulan bir tarzda. Yanlamasına sürünme hareketiyle. Yan yan gitme hareketiyle.

Sidle : Sokulmak. Yanaştırmak (gemiyi). Korkarak ya da gizlice sokulmak. Yanaşmak. Yanlamak. Yan yan getirmek. Tereddütlü yürümek. Yan yana gitmek. Yan yan gitmek.

Sidle along : Yan yan gitmek.

Sidle away : Yan yan kaçmak. Sıvışmak.

Sidle up to : Sokulmak. Birinin yanına yaklaşmak. Ürkerek sokulmak. Birine yanaşmak.

Side band : Değiştirime uğramış bir taşıyıcı dalganın iki yanında yer alan yinelenimler kuşağı; başka bir deyişle, değiştirime uğramış bir dalganın, taşıyıcı dalga dışındaki yinelenimleri. (bunlar alt yan kuşak, üst yan kuşak adlarını alır). Kiplenik radyo dalgalarında, taşıyıcı sıklığın iki yanındaki sıklık kuşaklarından her biri. Yan-kuşak. Fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yan bant. Yan kuşak.

Side : Kıvrım kanatları. Taraf tutmak. Kemer ve teknelerin, menteşede birbirine bağlanan yanları. Takım. Yandaki. Yön. Cephe. İkincil. Yanındaki. Kenar.

Side against : -e karşı olmak.

Sidled : Yan yana gitmek. Yan yan gitmek. Yanaştırmak (gemiyi). Yan yan getirmek. Yanaşmak. Tereddütlü yürümek. Yanlamak. Sokulmak.

 

Side board : Yan levha. Büfe.

İngilizce Sidling Türkçe anlamı, Sidling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sidling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Approaches : Andırmak. Girişler. Ulaşmak. Başvurmak. Yaklaşımlar. Ele almak. Yaklaşmak. Varmak. Girişmek.

Coast : Kıyı boyunca gitmek. Yokuş aşağı inmek. Yokuş aşağı kaymak veya inmek (kayak veya bisikletle). Kızakla kayılabilecek yokuş. Yokuş aşağı salıvermek. Sahil boyunca gitmek. Karanın deniz boyunca uzanan bölümü. Kızakla yokuştan kaymak.

Happy : Yerinde. İyi. Mesut. Çakırkeyif. Kutlu. Memnun. Mutlu. Uygun. Şad. Şen.

Wholesale : Toptancılık. Toptan alım satım. Toptan satmak. Toptan. Toptancı (tüccar). Büyük çapta. Büyük çapta olan. Toptan olarak. Toptan satış. Toplu.

Accosting : Asılmak. Yaklaşıp seslenmek. Sarkıntılık etmek. Gidip birine bir şey söylemek. Yaklaşıp bir şey söylemek. Yaklaşıp konuşmak. Para karşılığında seks teklif etmek.

Hawking : Tablacılık. İşportacılık. Seyyar satıcılık. Gezici olarak açıkta yapılan kayıt dışı satış. İşporta. Stephen hawking (1942 doğumlu). Gezginci esnaflık. Boşboşculuk. Ayak satıcılığı.

Edge : Kuşak izgesi gibi bir girişim ya da kırınım kuşağı çizgi dizgesinin sınır dalga boyu. İlerletmek. Köşe. Uç. Ağız. Film kuşağının iki yanı. Kenarına bordür yapmak. Kenar. Kenar yapmak.

Edge away : Yavaş yavaş uzaklaşmak. (yoldaki birisinden) yavaş yavaş uzaklaşmak.

Accede : İktidara gelmek. Katılmak. Onaylamak. Razı olmak. Kabul etmek. Uymak. Yerine getirmek. Tahta çıkmak. Kail olmak.

 

Sidling synonyms : private treaty, telecommerce, teleselling, willing and able, sidle along, come closer, marketing, commercialism, come up, cuddle up to, volitional, bait and switch, crept, accedes, edge off, vendition, vending, access, coasted, accesses, compliant, acceding, draw near, glad, resale, capitalisation, cuddled up, sidle, disposition, accost, retailing, prepared, edge up.

Sidling zıt anlamlı kelimeler, Sidling kelime anlamı

Involuntary : İstemeyerek yapılan. Gönülsüz yapılan. İradedışı. İstemeden yapılan. İstenilmeden yapılan. İstenmeden yapılan. İstemsiz. Bilinçsizce yapılan. İstençdışı. İstemeyerek.

Unready : Ağırkanlı. Çabuk davranmayan. Hazır olmayan. Hazırlıksız. Hazır değil.

Unwilling : İsteksiz. Boyun eğmeyen. İnatçı. Hevessiz. Gönülsüz. Kafasının dikine giden. Zoraki.

Sidling antonyms : disinclined, defiant, wholesale, retail.