Signal recognation particle türkçesi Signal recognation particle nedir

  • Sinyal hipotezine göre, zar proteinlerinin sentezi sırasında ribozomdan çıkan sinyal dizisini tanıyarak ribozomun endoplazmik zarına bağlanmasını sağlayan altı farklı protein ile 300 nükleotitlik rna'dan meydana gelmiş bir molekül.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Sinyal tanıma partikülü.

Signal recognation particle ingilizcede ne demek, Signal recognation particle nerede nasıl kullanılır?

Signal : İmlem. İşaret etmek. Çınav. İşaretle bildirmek. Uzaktan anlaşmak için öngörülen biçimde alıp verilen im. Sinyal. Fiziksel bir olaya bağlı olan ve veri taşıyan, zamana bağımlı bir değer. Bilgisayar, bilişim, fizik, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bildirmek. Bir yayın dizgesinde bilgi taşıyan elektrik akımı ya da radyo dalgası.

Particle : Edat. Foton, proton, baryon gibi, özdeğin tane ya da ışınım özelliğini oluşturup ayrı nitelikler ve etkileşimler gösteren çok küçük boyutlu nesnelerin ortak adı. Gramer, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Parçacık, zerre. Yalnız başına bir anlam taşımayan; ancak, ad ve ad soylu kelimelerden sonra gelerek sonuna geldiği kelimeyle cümledeki başka kelimeler arasında anlam ilişkisi kuran, gramer görevli bağımsız kelime: gibi, göre, kadar, için, karşı vb. babamın bana anlattıklarına göre, zavallı fahim bey meğer henüz doğarken de, kendisine takılan isimle bir yanlışlığın kurbanı olmuş (a.ş. hisar. fahim bey ve biz, s. 81). karısına karşı demin duyar gibi olduğu acıma ve sıcaklık dağılıp gitti (t. buğra. yalnızlar, s. 185). yük taş gibi, kurşun gibi ağırdı (y. kemal, ortadirek, s. 387). ve bu şok yalnız şükriye için gereklidir sanıyordu (t. buğra, göst. e., s. 24). çok erkenden çiftliğe inmek için uyandıklarında gördüler ki, çul ötede yığılı duruyor, koca halil de yok (y. kemal, ortadirek, s. 395). hiçbir şey insanoğlunun cesareti kadar güzel olamaz (a.h. tanpınar, huzur, s. 85). onu galatasaray’a hafta sonunda olmaya gittiğim günlerde bile, kapıdan ilk önce kanatlarını görür gibi olurdum (a.h. tanpınar, göst. e., s. 217). ben bu sevdaya düştüğüm günden beri sadağımdaki bütün okları tükettim ve en sonuncusunu kendim için sakladım; ta ki hezimet takarrür ettiği an onu kendi elimle kendi bağrıma saplayayım diye (y. k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından 5, s. 69) vb. Partikül. Molekül. Parçacık. Olumsuzluk eki. Kırıntı.

 

İngilizce Signal recognation particle Türkçe anlamı, Signal recognation particle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Signal recognation particle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

A protein : A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

 

Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.

Aardvark : Yer domuzu. Borudişli. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen.

A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.

Aardwolf : Yeleli sırtlan. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

A cells : A hücresi. Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.

Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Signal recognation particle synonyms : abiotic environment, abacus bodies, acacia, abramis zone, abiotic factor, abambulacral area.