Signed türkçesi Signed nedir

Signed ile ilgili cümleler

English: Ali has already signed up for that class.
Turkish: Ali o sınıfa daha önce kaydoldu.

English: Ali has just signed a new contract.
Turkish: Ali az önce yeni bir sözleşme imzaladı.

English: Ali has signed a new contract.
Turkish: Ali yeni bir sözleşme imzaladı.

English: Ali has already signed the agreement.
Turkish: Ali zaten anlaşmayı imzaladı.

English: Ali reluctantly signed the papers.
Turkish: Ali evrakları isteksizce imzaladı.

Signed ingilizcede ne demek, Signed nerede nasıl kullanılır?

Signed manuscript : Yazarın elyazması. Yapıtı ortaya koyan kimsenin el yazısı ile yazılmış olan özgün sayı.

Signed number : İşaretli sayı.

Wilcoxon signed rank test : Wilcoxon eşleştirilmiş diziler testi. Wilcoxon işaretli sıra testi. Wilcoxon eşleştirilmiş iki örnek testi. Eşleştirilmiş dizilerde, bir değişken yönünden aynı bireylerin değişik durumlardaki ölçümleri arasındaki farklılaşmanın değerlendirilmesi amacıyla kullanılan parametrik olmayan bir test. Ekonomi, veterinerlik alanlarında kullanılır. Wilcoxon işaretli sıra sınaması.

An agreement was signed : Anlaşma imzalandı. Tüm taraflar anlaşmaya vardı ve bu hususta sözleşmeyi imzaladı.

Had a petition signed : Dilekçe imzalattı. Resmi bir talep içeren belge üzerinde imza topladı.

 

Currently assigned to : Geçerli atanmış.

Countersigned : İmza atmak (tasdik için bir belgeye). Tasdik için imzalatmak. Ayrıca imzalamak. Parola. Onaylamak. İkinci imza. Tatbik imzası atmak. Onay imzası. Onay.

Consigned : Göndermek. Sevkedilen. Teslim etmek. Bırakmak. Sevketmek. Emanet etmek.

Consigned sale : İyelik aktarımı yapılmaksızın malların satış sorumluluğu yüklenen bir tecimen ya da aracı, temsileiye gönderilmesi. Koruyum satışı.

Be designed to : Biçilmiş kaftan olmak. Uygun olmak.

İngilizce Signed Türkçe anlamı, Signed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Signed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Communicatory : İletişim kurabilen. İletişim sağlayabilen. Bilgi niteliğinde.

Branded : Markalanmış. Markalı. Markalaşmış. Yalnız başına bırakılmış. Rezil edilmiş. Marka işaretli. Yalnızlaştırılmış. Damgalı. Gözden düşürülmüş.

Marked : Mimli. Bariz. Dikkat çekici. Çizili. Belirgin. Damgalı. Göze çarpan. Ehemmiyetli. Markalı.

Sign language : El işaretlerinden, mendil, bayrak, renk, koku, çiçek vb. araçlardan yararlanılarak anlaşma ve haberleşmenin sağlanmasında kullanılan saymaca dil. İşaret dili. Dilsizlerin kullandıkları işaretler. İm dili. Konuşma ve yazı dışında kalan el, yüz, baş devinimleriyle, ayna, duman gibi araçlar yardımıyla anlaşmayı sağlayan imlerin tümü. krş. temel dil, ikincil dil.

Subscribed : Katılmak. Abone olmuş. İmzalamak. Bağış olarak vermek. Abone. Abone olunmuş. Altına yazmak. Onaylamak. Katkıda bulunmak. Yatırmak.

 

Sign : Bulgu. Belirtmek. İmzalamak. İnsanlar arasında anlaşmayı görüşmeyi sağlayan bütün semboller. İma etmek. İfade. Belirti. İmza atmak. Halkın düşün, duyu, istek ve olayları anlatmak amacıyla kullandığı, çivi, tahta, kemik, taş, demir, boya, kalem, damga, ateş, bıçak ve daha birçok araçlar yardımıyla yaptığı simgesel nesnelerin tümü. bk. simge. Burç.

Communicative : İletişimsel. Boşboğaz. Geveze. Açık yürekli. Konuşkan. Söylemeye hazır.

Flagged : Pörsümek. Bayrakla işaret vermek. Bayraklı. Kaldırım taşı döşemek. Sarkmak. Gevşemek. Nefesi kesilmek. Monotonlaşmak. Bayrak çekmek.

Gestural : Jest yapma ile ilgili. El hareketleriyle ilgili. Jestle ilgili. El hareketleriyle.

Autographed : (ünlü) birinin imzası. Birinin kendi el yazısı. İmzalamak. Otograf baskı yapmak. Birinin imzası veya kendi el yazısı. Kendi el yazısı. İmza vermek. Yazarın kendi el yazması. (kitap vb) imzalamak. İmza.

Signed zıt anlamlı kelimeler, Signed kelime anlamı

Unsigned : Notaya dökülmemiş. İmzasız. İşaretsiz.

Uncommunicative : Konuşkan olmayan. Çekingen. Ağzı sıkı. Ketum. Az konuşan. Az konuşur.