Similar türkçesi Similar nedir

Similar ile ilgili cümleler

English: A positron is a small particle similar to an electron, but with a positive electric charge.
Turkish: Pozitron bir elektrona benzeyen küçük bir parçacıktır fakat pozitif elektrik yüklüdür.

English: Ali says that he heard a similar story from Mary.
Turkish: Ali benzer bir hikayeyi Mary'den duyduğunu söylüyor.

English: Ali was dressed in clothes similar to John's.
Turkish: Ali John'ınkine benzer giysiler giymişti.

English: Ali likes people similar to himself.
Turkish: Ali kendine benzeyen insanları sever.

English: Ali and Mary have similar goals.
Turkish: Ali ve Mary'nin benzer amaçları var.

Similar ingilizcede ne demek, Similar nerede nasıl kullanılır?

Similar figures : Benzeş şekiller. Benzer şekiller. Benzer geometrik şekiller.

Similar matrices : Benzeş matrisler. Benzer matrisler. Benzeş dizeyler. Benzer dizeyler.

Similar to : Benzer.

Similar topics : Benzer konular.

Similar triangles : Benzer üçgenler. Benzeş üçgenler.

Similarities : Benzerlikler. Benzer özellikler.

Similarity : Benzerlik. Benzeşlik. Yakınlık. Birlik. Ayrımsızlık. Benzeyiş. Benzeşim.

Similarity in preferences theory : Tercihlerin benzerliği kuramı. Sonul mal ticaretinin ülkeler arasındaki üretim maliyetleri farkından değil, benzer gelir düzeylerine sahip ülkelerin benzer tercihlerine bağlı olarak yapılacağını ileri süren ve s. b. linder tarafından geliştirilen uluslararası ticaret kuramı.

 

Similarly : Bunun gibi. Benzer biçimde. Benzer şekilde. Aynı şekilde. Aynı. Birbirine benzer bir şekilde. Benzer bir şekilde.

Be similar : Benzerlik göstermek.

İngilizce Similar Türkçe anlamı, Similar eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Similar ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Conformable : İtaatkar. Mutabık. Yerinde. Münasip. Uygun. Muvafık. Konkordanslı. Uyumlu.

Akin to : Yakın. Akraba.

Better half : Hayat arkadaşı. Karı.

Likeness : Kopya. Özdeşme. Kılık. Benzeşme. Benzeyiş. Suret. Benzerlik. Portre. Tasvir. Benzeme.

Counterparts : Suret. Emsal. Meslektaş. Karşılık. Akran. Karşıtlar.

Of that ilk : Türdeş. Bu tür.

Bar none : Ayrıksız. İstisnasız.

Alleles : Kalıtsal değişimden sorumlu olan genin birkaç alternatif varyasyonlarından biri (genetik). Aleller. Alel.

Cognate : Soydaş. Akraba olan. Ayni kökten. Kökü aynı olan. Hısım. Akraba. Kandaş. Aynı kökten. Aynı kökenli. Aynı soydan gelen.

Facsimiles : Kopyalama. Tıpkıbasımlar. Kopya. Aynı basım.

Similar synonyms : semblable, similitude, compeer, cobber, congener, coequals, doublet, identic, quasi, confusable, bub, all one, as good as, identically, closely, cobbers, counterpart, kindred, approximating, in rem, sympathetic, imitative, like, solidest, all of a piece, congeneric, idem, resembling, image, analog, connatural, corresponding, alikeness.

 

Similar zıt anlamlı kelimeler, Similar kelime anlamı

Different : Başka türlü. Değişik. Ayrışık. Başka. Çeşitli. Diğer. Muhtelif. Özge. Ayrı. Farklı.

Dissimilarity : Farklılık. Benzersizlik. Benzemezlik. Başkalık. Benzeşmezlik. Ayrılık.

Dissimilar : Benzer olmayan. Değişik. Ayrımlı. Başka. Benzemez. Ayrı. Farklı.

Similar antonyms : unalike, dissimilitude, unlikeness.

Similar ingilizce tanımı, definition of Similar

Similar kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Precisely like. Exactly corresponding. Resembling in all respects. That which is similar to, or resembles, something else, as in quality, form, etc.