Single factor terms of trade türkçesi Single factor terms of trade nedir

  • İktisat alanında kullanılır.
  • Net ticaret hadlerinin dışsatım kesimindeki verimlilik diziniyle çarpılmasıyla hesaplanan dışsatım mallarının dışalım malları karşısındaki satın alma gücünü daha iyi gösterdiği ileri sürülen bir tür faktör ticaret hadleri.
  • Tek faktör ticaret hadleri.

Single factor terms of trade ingilizcede ne demek, Single factor terms of trade nerede nasıl kullanılır?

Single : Tek kişilik oda. Tek. Münferiden. Gidiş bileti. Bekar. Bir. Yalınkat (çiçek). Evlenmemiş kimse. Teklemek.

Factor : Bilgisayar, biyoloji, eğitim, fizik, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir sonucun ortaya çıkmasına yol açanların her biri. birden fazla sayıda aracın bir araya gelerek bir ürünün oluşmasını sağlaması, etmen. Eleman. Bir olayın oluşumunu etkileyen değişkenlerden her biri. Etken. Tambölen. Finansör (üretimde). Neden. Kahya (isk.). İstatistiksel çalışmalarda, kategorik ve nitel özelliğe sahip değişken.

Terms : Yakınlık. Koşullar. Vadeler. Şartlar (kontrata ait). Ara. Şartlar. Anlaşma koşulları. Fiyat. Samimiyet. Ücret.

Of : -nin. Nin. -dan. -den övünerek bahsetmek. Karşı. Yüzünden. Hakkında. In. -li. Den.

Trade : Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Tecim. Alışveriş. Sanat. Zanaat. Almak. Alım satım yapmak. Eğitim, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Takas etmek.

 

Domestic terms of trade : İç ticaret hadleri. Yurt içi ticaret hadleri. Kesimler, genellikle tarım ve sanayi, arasında fiyat değişmeleri sonucu ortaya çıkacak gelir ve gönenç değişmelerini ölçmede kullanılan ve kesimlere ilişkin fiyat dizinlerinin birbirine oranlanmasıyla hesaplanan ölçüt.

Income terms of trade : Ülkenin dış ticaret yoluyla göreli fiyat değişmelerinden elde ettiği kazanç ve kayıpları gösteren ve net ticaret hadlerinin dışsatım miktar diziniyle çarpılmasıyla bulunan mal ticaret hadleri türü. krş. dış ticaret hadleri kesimlerin göreli fiyat değişmelerinden elde ettiği kazanç ve kayıpları gösteren iç ticaret hadlerinin, bir kesime ilişkin miktar diziniyle çarpılması sonucu elde edilen oran. Gelir ticaret hadleri.

Double factoral terms of trade : Çift faktör dış ticaret hadleri. Dışsatım ve dışalım fiyat dizinlerinin dışsatım ve dışalım kesimlerindeki verimlilik değişmeleri ile düzeltilmesi sonucu elde edilen faktör ticaret hadlerinin bir türü. Çift faktörlü ticaret hadleri.

Commodity terms of trade : Mal ticaret hadleri. Bir ülkenin dışsatım malları ile dışalım mallarının fiyat, miktar ve gelir cinsinden karşılaştırılmasıyla hesaplanan dış ticaret hadleri. krş. net ticaret hadleri, gayrisafi ticaret hadleri, gelir ticaret hadleri, faktör ticaret hadleri.

 

Gross terms of trade : Dışalım miktar dizininin dışsatım miktar dizinine oranı biçimde hesaplanan ve belli bir miktardaki dışsatım karşılığında ne kadar dışalım yapılabildiği gösteren mal ticaret hadlerinin bir türü. Gayrisafi ticaret hadleri.

İngilizce Single factor terms of trade Türkçe anlamı, Single factor terms of trade eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Single factor terms of trade ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

Single factor terms of trade synonyms : a type mutual funds, abolition of forced labour convention, abnormal budget receipts, abnormal budget expenditures, a shift in demand, a group shares.