Sings türkçesi Sings nedir

Sings ile ilgili cümleler

English: Ali often sings when he's in the shower.
Turkish: Ali duştayken genellikle şarkı söyler.

English: Ali never sings in public.
Turkish: Ali halkın huzurunda asla şarkı söylemez.

English: Ali always sings out of tune.
Turkish: Ali her zaman akortsuz şarkı söyler.

English: Ali often sings in the shower.
Turkish: Ali sık sık duşta şarkı söyler.

English: Ali often sings out of tune.
Turkish: Ali sık sık akortsuz şarkı söyler.

Sings ingilizcede ne demek, Sings nerede nasıl kullanılır?

Unlike sings : -den farklı. Benzemeyen. -den farklı olarak. Aksine. Farklı. Birbirine benzemeyen. Yakışmayan. Benzemez. Farklı olarak.

Singsong : Hazırlıksız konser. Tekdüze ritim. Cansız söylemek. Tekdüze. Monoton bir sesle söylemek. Cansız. Cansız ritim. Temposu değişmeyen.

Singsongs : Cansız ritim. Cansız söylemek. Tekdüze ritim. Temposu değişmeyen. Cansız. Tekdüze. Monoton bir sesle söylemek.

Arisings : Yukarıya doğru giden. Ortaya çıkma. Yükselen. Hurda malzeme. Türeyen. Uyanış.

Blessings : Nimetler. İyi dilekler.

Chasings : Takip. Diş açma. Avcılık. Takip etme. Diş kesme.

 

Casings : Kaplama. Muhafaza. Çerçeve. Dış lastik. Kasa (kapı veya pencere). Bumbar. Kılıf.

Busings : Baga.

Gassings : Gazlanma. Gaz verme. Yakma. Gazeleme. Zehirleme. Gaz çıkışı. Zırva. Saçmalık. Gaz ayrıştırma.

Dressings : Sargı. Pansuman. Salata sosu. Yapının dış kısmı. Giydirme. Apre. Dolma harcı. Sos. Giyme. Pervaz.

İngilizce Sings Türkçe anlamı, Sings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Descanting : Hararetle okumak. Birkaç sesle okunan parçada en yüksek ses. En yüksek ses. Hararetli okuma. En yüksek sesten şarkı söylemek. Beste.

Buzzes : Konuşmak. Sinyal ile çağırmak. Telefon etmek. Vızıltı. Çınlamak. Alçaktan uçmak (uçak). Ayrılmak. Fısıldamak.

Sing a song : Türkü söylemek. Türkü çağırmak.

Intone : Ton vermek. Belirli bir ses vermek. Monoton bir makamla okumak. Makamlı okumak. Monoton bir sesle söylemek.

Jugs : Ötmek (bülbül). Göğüsler. Güveçte pişirmek. Kodese tıkmak. Göğüsler veya memeler.

Quaver : Ses titremesi. Tril yapmak. Titrek sesle söylemek. Sesi titretme. Titreterek söylemek. Titreme. Ses titreterek söylemek. Titrek sesle şarkı söylemek veya konuşmak. Sekizlik nota. Titremek (ses).

Apprizes : Fiyat saptamak. Haber vermek. Değerini yükseltmek. Bilgi vermek. Değer vermek. Değer biçmek. Haberdar etmek. Bildirmek. (eski kullanım) tahmin etmek.

Talk : Söz etmek. Sohbet. Kişiler arasında geçen ve bir kurala bağlı olmayan konuşma. Görüşmek. Sohbet etmek. Boş laf. Söyleşi. Konuşma biçimi. Konuşmak (bir dili). Görüşme.

Carol : Noel ilahisi. Şarkı (neşeli). Şarkılar söylemek. Dini şarkı. Noel şarkısı. Noel ilahisi söylemek. İlahi. Neşeli şarkı.

 

Buzz around : Vızıldayarak uçuşmak.

Sings synonyms : solmizate, articulate, boomed, drone, hoop, incanting, caws, speak, place, cry out, troll, blare, chanted, utter, cooed, apprising, belt, air, chants, gripe, bellyaches, render, buzz, verbalize, hooped, hoot, treble, discant, harmonise, calling in, hymn, hum, croon.

Sings zıt anlamlı kelimeler, Sings kelime anlamı

Keep quiet : Sessiz olmak. Sessiz kalmak. Rahat durmak. Susmak. Uslu durmak.