Sinned türkçesi Sinned nedir

  • Günah işlemek.
  • Suç işlemek.

Sinned ile ilgili cümleler

English: Forgive me Father for I have sinned.
Turkish: Günah işlediğim için beni affet Tanrım.

English: Forgive me, for I have sinned.
Turkish: Beni affedin, zira ben günah işledim.

English: I have sinned.
Turkish: Ben günah işledim.

Sinned ingilizcede ne demek, Sinned nerede nasıl kullanılır?

Sinned against : - karşı günah işlemiş. -a yanlış yapmış. -a karşı uygunsuz bir harekette bulunmuş.

Sinner : Günahlı. Rezil. Günahkar.

Sinners : Günahlı. Günahkar. Rezil.

Repentant sinner : Tövbekar. Tövbeli.

Sinn fein : Aşırı uç irlanda ulusal partisi.

Sin offering : Günahlar için tövbe içerisinde yapılan tanrıya sunum veya kurban.

Commit a sin : Bir ihlalde bulunmak. İhlal etmek. Günah işlemek. Günaha girmek. Kabahat işlemek.

Sin of omission : İhmal suçu.

Sinning : Suç işlemek. Günah işlemek. Günah işleme.

Aboriginal sin : İlk günah. Hz. adem ve hz. havva tarafından cennet'te işlenen insanlığın ilk günahı.

İngilizce Sinned Türkçe anlamı, Sinned eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sinned ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stumble : Tökezlemek. Yanılmak. Günaha girmek. Kösteklenmek. Sürçme. Yanlışlık yapmak. Tesadüf etmek. Okurken veya söylerken yanlış yapmak. Dili sürçmek. Sendelemek.

 

Sins : Taksirat.

Meal : Yemek. Öğün. Una benzer şey. Küspe. Kaba un. Yemek vakti. Un gibi. Sofra. Elenmemiş kaba un. Yağlı tohumların veya meyvelerin hidrolik pres, devamlı pres, solvent özütleme yöntemi gibi usullerle yağı alındıktan sonra geriye kalan proteince zengin ürün.

Erred : Günah işlemiş. Hataya düşmüş. Yanılmış. Yanılmak. Hata etmiş. Hata yapmak. Yanlış olmak.

Stumbles : Ayağı takılmak. Tökezlemek. Günaha girmek. Hata yapmak. Dili sürçmek. Sürçmek. Yanılmak. Sendelemek.

High tea : Erken akşam yemeği. Çayla yenen akşam yemeği. İkindi kahvaltısı. Çaylı hafif yemek. Ağır çay ziyafeti.

Offends : Hoşgelmemek. Kırılmak. İncitmek. Gücendirmek. Saldırmak. Rahatsızlık vermek. Kırmak. Rencide etmek. Hoş gelmemek. Küstürmek.

Commit an offence : Cürüm işlemek.

Break the law : Yasaları çiğnemek. Yasal bir kurala riayet etmeme. Kanun çiğnemek. Yasayı çiğnemek. Kanunu çiğnemek. Kanuna karşı gelmek. Yasayı çiğneme. Yasaya karşı gelmek. Yasa çiğnemek.

Commit a crime : Cinayet işlemek. Cürüm işlemek.

Sinned synonyms : internal, errs, sin, commits, commit, getting into trouble with the law, fall from grace, stumbled, perpetrates, transgressed, err, stumbling, sinning, commit sin, offend against, commit an offense, perpetrating, offend, inward, repast, perpetrate, commit a sin, transgress, interior.

Sinned zıt anlamlı kelimeler, Sinned kelime anlamı

Outward : Dış. Bkz.outwards. Dıştan. Dışa doğru. Dışarıya doğru. Dışarıya. Dışarıya giden. Harici. Dışa doğru olan. Görünüşte.

Peripheral : Çevreye ait. Periferik. Çevrebirimi. Çevrel. Çevreyle ilgili. İkincil. Kenardaki. Dış kenara ait. Yanbirim. Canlıların içinde yaşadıkları ortam ve bu ortamlardaki çeşitli faktörlerin bütünü, ambiyens. herhangi bir yapının merkezinden uzakta olan, kenarda olan.

Outer : Dış. Dıştaki. Dış taraftaki. Dışarıdaki. Harici. Dışsal.