Sinuses türkçesi Sinuses nedir

Sinuses ingilizcede ne demek, Sinuses nerede nasıl kullanılır?

Rokitansky aschoff sinuses : Safra kesesinin mukoza zarının çıkıntıları. Rokitansky aschoff sinüsleri.

Air sinuse : Hava sinüsü. Çeşitli kafa kemikleri içinde burun boşluğu ile bağlantılı olan aralıklar.

Clitoral sinusectomy : Bulaşıcı kısrak metritisinin tedavisinde nüksleri önlemek için klitorisin dorsal bölümünün sinüsüyle birlikte operatif yolla çıkarılması. Klitoral sinuzektomi.

Sinus arrhytmia : Sinüzal aritmi.

Sinus arytmia : Nervus vagus’un gerginliğindeki değişiklikler nedeniyle sinüs düğümünden düzensiz uyarı oluşumu. Sinus aritmi.

Sinus nod : Sinoatriyal düğüm. S-a düğüm.

Sinus palatinus : Sinus palatinus. Damak boşluğu.

Sinus iridium : Ay üzerinde görünüşü körfezi andıran bir düzlük. Ebemkuşağı körfezi.

Sinus lactifer : Sinus laktifer. Laktiferöz sinus. Süt sarnıcı.

Sinus maxillaris : Sinus maksillaris. Üst çene kemiği boşluğu.

İngilizce Sinuses Türkçe anlamı, Sinuses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sinuses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cave : Tünel oymak. Yıkılmak. Pes etmek. Açmak. Siyasi partiden kopma. Siyasi partiden kopan grup. Kazmak. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Çökmek. Oyulmak.

 

Hole : İn. Deşik. Kazmak. Kapanmak. Hücre. Yuvasına girmek. Delmek. Suyutan. Çukur. Karst yörelerinde, gölova ve kör koyakların tabanında biriken suları çekerek derine aktaran bir tür doğal kuyulara verilen ad.

Sines : Dışında. Haricinde. Sinüs (matematik terimi). Dikmelik. Olmaksızın. Sinus.

Cavum nasi : Kavum nazi. Septum nazi denen kıkırdak ve kemikten oluşan bir bölmeyle iki yarıma ayrılmış, önde burun delikleri, arkada choana ve pars nasalis pharygis’e açılan burun deliklerinden sonraki hava iletici boşlukları, kavum nazi.

Abyss : Olağanüstü derinlikte bir yerkabuğu yarığı. Cehennem. Dipsiz gibi görünen yer. Tamu. Varta. Hufre. Uçurum. Dibi olmayan çukur.

Cove : Körfez. Sığınak. Kovuk oymak. Kovuk haline getirmek. Dik yamaçlarla çevrili vadi. Koy. Barınak. Koyak. Körfezcik.

Curving : Dönemeçli. Eğimli. Eğme. Eğik. Kıvrılan.

Blankness : İfadesizlik. Şaşkınlık. Anlamsızlık.

Alcove : Girinti. Küçük bölüm. Yataklık. Hücre gibi ve kapısız ufak oda. Kayalar arasında nehir çukuru. Niş (duvarda bulunan). Kameriye. Köşe. Yüklük.

Canallers : İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Ark. İçinden sıvı geçen yol. Ocak oluğu. Suyolu. Yapay suyolu. Kanal. İçinden damar geçen yol. İçinden sinir geçen yol.

Sinuses synonyms : concave, sine, cavern, blank, vacuolate, cavities, badminton, abysses, blankest, caverns, concaves, canal, recess, sinus, abysm, coves, curved, nasal cavity, sinuate, aperture, holes, blanker, alcoves, canaling, cavity, cavitations, black out, canaller, wiggly, recesses, antrum, cavitation, abysms.

Sinuses zıt anlamlı kelimeler, Sinuses kelime anlamı

Straight : Düz hat. Kent. Eşcinsel olmayan kimse. Yarış çizgisi. Doğru. Uyuşturucu kullanmayan kimse. Düzgün. Dosdoğru. Doğruca. Düz çizgi.