Siphonage türkçesi Siphonage nedir

  • Boruda akan sıvının oluşturduğu çekiş.
  • Bir sifon vasıtasıyla bir sıvıyı iletme eylemi.
  • Sifon vasıtasıyla boşaltma.
  • Sifonlama.
  • Bir kaptan bir kaba uzun bir boru ve atmosfer basıncını kullanarak bir sıvıyı transfer etme eylemi.
  • Emme.

Siphonage ingilizcede ne demek, Siphonage nerede nasıl kullanılır?

Siphonal : Sifona benzeyen (iki taşıyıcı arasında sıvı transferi için kullanılan tüp). Sifonla alakalı.

Siphonapteras : Pireler. Siphonaptera takımında bulunan paraziter kan emen kanatsız böcekler. yaklaşık olarak 2500 tür pireden % 94’ü memelilerden, geri kalan kısmı ise kuşlardan kan emmektedir. pireler sürekli olarak farklı konaklardan kan emme alışkanlıkları nedeniyle birçok hastalığı taşırlar. ancak temel olarak vebanın vektörü olarak bilinmektedirler. medikal önemi bulunan türler cediopsylla, ceratophyllus, ctenocephalides, ctenophthalmus, diamanus, echidnophaga, hoplopsyllus, leptopsylla, monopsyllus, neopsylla, nosopsyllus, oropsylla, pulex, rhopalopsyllus, tunga ve xenopsylla cinsleri içerisinde bulunmaktadır.

Siphonapteridosis : Sifonapteridozis. Pire ısırıklarının neden olduğu hastalık.

Siphon barometer : Sifonlu barometre.

Siphon bottle : Basınçlı soda şişesi.

Siphon : Emerboru. Slfon. Sifon borusuyla bir şeyi çekmek. Sifonla çekmek. Sıvı akış borusu. Emerboşaltım. Sifon borusu. Çekmek. Bir kaptaki sıvıyı daha düşük düzeydeki bir başka kaba aktarmaya yarayan ters "u" biçimindeki boru.

 

Anti siphon trap : Emmeyi önleyecek biçimde yapılmış sifon. Emmesiz sifon.

Bronchial siphon : Yumuşakçalarda, solungaçlardan içeri su çekilen sifon. Bronşiyal sifon. Yumuşakçalarda solungaçlardan içeri su çekilen sifon. Branşiyal sifon.

Atrial siphon : Atriyum sifonu. Tunikatlarda atriyumun dışarıya bağlantısını sağlayan, ağız sifonundan yutağa giden suların yutak duvarından atriyuma geçerek vücudu terkettiği sifon.

Siphon out : Sifonu çekmek. Sifonla boşaltmak. Sifon çekmek. Sifonla suyunu çekmek.

İngilizce Siphonage Türkçe anlamı, Siphonage eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Siphonage ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Occlusion : Bir kanal ya da tüpçüğü tıkama. Tıkanma. Örtme. Kapanma, daralma, tıkanma. ağız kapandığı zaman dişlerin kavuşması hali. bir gazla bir metal arasında veya bir çökeltiyle eriyebilen madde arasında moleküler yapışmanın bulunması hali. Oklüzyon. Gazların emilmesi. Kapanma. Kapatılma. Absorpsiyon.

Inductions : Resmen göreve başlatma. İndüksiyon. İndükleme. Başlatma. Giriş. Neden olma. Tetikleme. İleri sürme. Tümevarım. Askere alma.

Aspiration : Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Arzu. Aspirasyon. Soluma. İştiyak. İstek. Özlem. Tutku. Can atma.

Adsorption : Biyoloji, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Virüs bağlanma proteinlerinin hücrenin zarında bulunan almaca bağlanması. moleküllerin katı bir faza yapışması. bir maddenin kendi yüzeyinde moleküller arasında çekiş kuvveti dolayısıyla, gazları, sıvıları veya bir sıvıda çözünmüş maddeleri tutması. Yüze tutma. Yüze çekme. Adsorpsiyon. Atom, iyon veya moleküllerin katı bir yüzeye yapışarak tek moleküllü yeni bir yüzey tabakası oluşturması. herhangi bir canlının başka bir maddenin belli bir yüzeyine tutunması. Bir cismin yüzeyi üzerinde yabancı bir özdek yaygısı oluşumu. Yüze tutunum. Yüzeyde tutma.

 

Ingestion : Yeme. Mideye indirme. İngesyon. Besin maddesinin hücreye alınması ya da yutak ve yemek borusu yolu ile ağızdan mideye geçmesi. ingesyon. Alınım. Midesine indirmek. Yutma. Bir nesnenin ağızdan alınması. Besin maddesinin hücreye alınması veya yutak ve yemek borusu yoluyla ağızdan mideye geçmesi, ingesyon.

Absorption : Yutma (yutulma). Yüze soğurma. Kendine katma. Emme (enerjiyi). İçine çekme. Soğrulma. Alma (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Absorbsiyon. Bir ortamın ışık erkesini belli nicelikte emmesi olayı. Canlı hücre ya da doku tarafından sıvının emilmesi. sindirilmiş besinlerin vücudun çeşitli bölgelerine taşınmak üzere, sindirim kanalının epitel hücreleri tarafından emilmesi. absorpsiyon.

Absorptions : Kendine katma. Dalma. İçine çekme. Emilme. Soğrulma. Yutma. Kendini verme. Alma (dikkati veya enerjiyi veya zamanı veya parayı). Öğrenme.

Inlet valve : Emme kapacı. Egzoz supabı. Emme valfi. Hava ya da hava-yakıt karışımının, yanma odasına girişini denetleyen kapaç. Giriş supabı. Giriş valfi. Giriş vanası. Buhar giriş nazımı. Emme supabı.

Adsorptiveness : Soğurma. Bir katı maddenin yüzeyine çekebilme (kimya). İçine çekme.

Induction : Atama. Tetikleme. Giriş. Göreve başlatma. Biyoloji, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İleri sürme. İndükleme. İrgitim. Resmen göreve başlatma. Mıknatısla ya da kıvıl bir alan etkisiyle bir özdek içinde ucayların oluşması. mıknatıs alanı değişirken kıvıl alan ya da akım oluşması.

Siphonage synonyms : absorbing, imbibitions, admission, imbibition, in take, aspirations, siphoning.

Siphonage ingilizce tanımı, definition of Siphonage

Siphonage kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The action of a siphon.