Ingestion türkçesi Ingestion nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Mideye indirme.
  • Besin maddesinin hücreye alınması veya yutak ve yemek borusu yoluyla ağızdan mideye geçmesi, ingesyon.
  • Yutma.
  • Bir nesnenin ağızdan alınması.
  • İngesyon.
  • Midesine indirmek.
  • Yeme.
  • Besin maddesinin hücreye alınması ya da yutak ve yemek borusu yolu ile ağızdan mideye geçmesi. ingesyon.
  • Emme.
  • Alınım.

Ingestion ingilizcede ne demek, Ingestion nerede nasıl kullanılır?

Ingestible : Yutulabilir. Mideye indirilebilir. İçe çekilebilir. Yenebilir. Vücuda alınabilir. Ağız yoluyla alınabilir (örneğin yemek). Hazmedilebilir.

Ingesting : Yutmak. Mideye indirmek. Yemek. İçine çekmek.

Ingestive : Besin alma işlevi olan. Beslenmeyle.

Ingest : Yutmak. İçine çekmek. Yemek. Mideye indirmek.

Ingesta : Mideye indirilmiş. İçe çekilmiş. Yutulmuş. Vücuda alınmış (özellikle yemek). İnjesta. Yenmiş.

Impinges : Etkilemek. El uzatmak. Çarpmak. Vurmak. Tecavüz etmek.

Astringes : Sıkıştırmak. Büzmek. Kabız. Sıkmak.

Ingested : Yemek. Mideye alınmış. Mideye indirmek. Mideye girmiş. Yutmak.

Binges : Eğlence. İçki alemi yapmak. Bir şeyin aşırı derecede yapıldığı süre. Çilingir sofrası. İçki alemi. Aşırı veya çok yemek. Çok fazla içki içilen süre. Cümbüş. Alem. Tıkınmak.

Ingestant : Ağız yoluyla alınmış madde. İçe çekilmiş madde. Vücuda alınmış madde. Yutulmuş madde. Yenmiş madde. Sindirilen. Mideye indirilmiş madde. Ağız yoluyla alınan.

 

İngilizce Ingestion Türkçe anlamı, Ingestion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ingestion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Absorbing : Soğurma. Çok ilginç. İnsanın tüm dikkatini toplayan. Emici. Sürükleyici. Merak uyandıran. Soğurgan. Emilme. İlginç.

Phage : Yutum. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bakterileri enfekte eden virüs; bazı tipleri klonlama vektörü olarak kullanılan, bazıları litik (t4 fajı), bazıları da bakteri içinde lizogenik şekilde (bakteriyofaj lambda) çoğalan, kalıtım materyali dna (t serisi fajlar, lambda fajları, m13 gibi) ya da rna (tütün mozaik virüsü) olan virüsler. faj. Bakteriyofaj. Faj.

Sucking : Sütten kesilmemiş. Soğurma. Gelişmemiş. Emiş. Emici. Acemi. Ana kuzusu. Olgunlaşmamış. Emen.

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri. A hücresi.

Uptake : Geri emilim 2. Kavrama. Kaldırma. Yükseltme. Hava bacası. Çekiş borusu. Uyanık. Anlama. Kazan borusu.

Aardvark : Borudişli. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Yer domuzu.

 

Suck : Sızdırmak. İçmek. İçine çekmek. Soğurmak. Girdap. Anne sütü. Yağcı. Meme emmek. İçim. Emzirmek.

Swallow : Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, kırlangıçgiller (hirundinidae) familyasından, 18 cm kadar uzunlukta sırtı madensel mavi, gerdanı ve ahu kırmızı kahverengi, kuyruğu çok çatallı, palearktik bölgede evlerin yakınında yaşayan, evlerin iç kısımlarında yuvalanan, beslendiği böcek ve örümcek artıklarını yumak halinde dışarı atan bir kuş türü. iş kırlangıcı, kırlangıç. Altında kalmak. Aldanmak. Kırlangıç kuyruğu. Karst yörelerinde görülen yanları dik, uçurum niteliği taşıyan, ağzı dar ya da geniş, derin doğal kuyu. Boğaz. Yutmak. Obruk. Yutak.

Inlet valve : Giriş valfi. Emme supabı. Egzoz supabı. Buhar giriş nazımı. Emme valfi. Giriş vanası. Giriş supabı. Hava ya da hava-yakıt karışımının, yanma odasına girişini denetleyen kapaç. Emme kapacı.

Aspiration : Nefes alma. Soluma. Tutku. Havalandırma. Büyük amaç (uzun zamandır güdülen). Can atma. Arzu. İştiyak. Özlem. Soluklu okuma.

Ingestion synonyms : body process, bodily function, bodily process, a protein, abiotic environment, imbibing, damping, induction, abiotic factor, intake, aardvarks, abramis zone, a site, absorption, consumption, adsorption, absorptions, occlusion, imbibitions, aardwolf, sorption, a chromosome, englutting, merger, swallowing, in take, predations, imbibition, gulping, engulfing, a cell, phages, suction.

Ingestion ingilizce tanımı, definition of Ingestion

Ingestion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the ingestion of milk or other food. The act of taking or putting into the stomach.