Sirene türkçesi Sirene nedir
Sirene ingilizcede ne demek, Sirene nerede nasıl kullanılır?
Siren suit : Tulum.
Air raid siren : Hava saldırısı sireni.
Siren : Alarm. Semender. Siren. Çekici ve tehlikeli kadın. Deniz kızı. Baştan çıkarıcı kadın. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Canavar düdüğü. Büyüleyici güzellikte bir kadın. Büyüleyici kadın.
Sirenia : Deniz inekleri.
Sirenian : Semendergillerden hayvan.
Wailing of sirens : Alarm uyarısı. Sirenleri inlemesi. Sirenlerin uyarısı. Sirenleri çalması. Sirenlerin çığlığı.
Sirenomelia : İki bacağın birleşmesiyle belirgin yapılış bozukluğu. sadece insanlarda rastlanan yapılış bozukluğu olup idrar torbası ve üreme organları bulunmaz. Sirenomeli.
Sire : Baba olmak. Majesteleri. Peder. Efendimiz. Ata. Babası olmak. Baba. Efendim. Bir hayvanın babası.
Sireless : Babasız. Yetim. Erkek ebeveyni olmayan.
Be sired by : Çocuğu olmak. Soyundan gelmek.
İngilizce Sirene Türkçe anlamı, Sirene eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sirene ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Quiet : Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Dindirmek. Dinlendirici. Uslu. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gizli. Dingin. Huzurlu. Sakinleştirmek. Gürültüsüz.
Condition : Gerekli ya da zorunlu olan şey. Şarta bağlamak. Koşullandırmak. Durum. Bir nesne ya da olayın içinde oluştuğu, bu oluşumu etkileyen (örneğin kolaylaştıran, güçleştiren, özelliklerini değiştiren) çevresel durum ve öğeler. İkmal. Koşul. Şartına bağlamak. İyi bir kondisyona getirmek (oyuncuyu). Alıştırmak.
Sirens : [#denizkızı Denizkızı semendergiller]. Baştan çıkarıcı kadın. Semender. Büyüleyici kadın. Deniz kızı. İki yaşamlılar (amphibia) sınıfının, kuyruklu iki yaşamlılar (urodela) takımından, hem solungaçları hem de akciğerleri olan, art bacakları olmayan türlere sahip bir familya.
Still : Dindirmek (fırtına vb'ni). Hala. Sakinleştirmek. Yatıştırmak. Yine de. Susturmak. Hareketsiz. Yatışmak. Sakinleşmek. Durgun.
Status : Durum. Vaziyet. Değerge. Konum. Prestij. Yasal durum. Mevki. Sosyal durum. Rol. Toplumsal ya da mesleki durum.
Siren : Deniz kızı. Baştan çıkarıcı kadın. Büyüleyici kadın. Semender. Canavar düdüğü. Alarm. Denizkızı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Çekici ve tehlikeli kadın.
Soundless : Sessiz. Gürültüsüz.
Hooter : Düdük. Paydos düdüğü.
Sirene zıt anlamlı kelimeler, Sirene kelime anlamı
Noisy : Gürültücü. Gürültülü. Göze batan. Sesli. Şamatacı. Yaygaracı. Rahatsız edici. Velveleci. Farfara. Patırtılı.
Sound : Etki bırakmak. Güvenilir. Ses. Bir tiyatroda, işitsel etmenlerin üretildiği ve yayımlandığı selen aygıtlarıyla donatılmış yer. Selen odası. Yasal. Genel anlamı içinde, insan sesi olmayan herhangi bir ses. Bozulmamış. Sağlıklı. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunun herhangi bir noktasındaki boğumlanması ile oluşan ve yayılarak kulakta, bir ünlü olarak veya bir ünlü ile birlikte algılanan titreşim: a, m, n, y, s.
Sirene ingilizce tanımı, definition of Sirene
Sirene kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : [Bakınız: Siren].

Bu kısımda Sirene kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sirene ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sirene anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sirene ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.