Sit for türkçesi Sit for nedir
- Sınava girmek.
- Poz vermek.
- Katılmak.
- Modellik yapmak.
- Aday olmak.
- Bir amaca yönelik sınava girmek.
Sit for ile ilgili cümleler
English: He would often sit for hours doing nothing.
Turkish: Çoğunlukla bir şey yapmadan saatlerce otururdu.
English: He would often sit for hours without saying a word.
Turkish: Sık sık tek bir kelime etmeden saatlerce otururdu.
English: He will sit for hours reading books.
Turkish: O, kitap okuyarak saatlece oturacak.
English: He would sit for hours doing nothing.
Turkish: Bir şey yapmadan saatlerce otururdu.
English: He would sit for hours without saying a word.
Turkish: Tek kelime söylemeden saatlerce otururdu.
Sit for ingilizcede ne demek, Sit for nerede nasıl kullanılır?
Sit : Sınava girmek. Poz vermek. Konmak. Tünemek. Oturuma katılmak. Olmak (imtihan). Oturmak. Burnunu sürtmek. Toplanmak. Kuluçkaya yatmak (tavuk).
For : -den dolayı. Yüzünden. -e göre. Diye. Uğruna. -e uygun. Karşılığında. -dır. Dair.
Sit for an exam : Sınava girmek. İmtihana girmek.
Sit for an examination : Sınava girmek.
Sit about : Parmağını oynatmamak. Hiçbir şey yapmamak. Boş oturmak.
Sit back : Arkaya yaslanmak. Yan gelip yatmak. Arkasına yaslanmak. Yaslanmak. Boş oturmak. Dinlenmek. Hiçbir şey yapmamak. Boş boş oturmak.
Sit around : Hiçbir şey yapmamak. Herhangi bir belirli fonksiyonu tamamlamadan bir yerde hazır bulunmak. Parmağını oynatmamak. Boş boş veya avare avare oturmak. Oyalanmak. Boş boş oturmak.
İngilizce Sit for Türkçe anlamı, Sit for eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Sit for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Go in for : Zevk almak. İlgilenmek. Bir şeyin meraklısı olmak. Yarışmada yer almak. Meraklısı olmak. Sınav olmak. Yer almak. İlgi duymak.
Sit : Oturtmak. Oturmak. Yola getirmek. Konmak. Kalmak (bir yerde). Oturuma katılmak. Binmek. Tünemek.
Posture : Kurulmak. Vücudun ve bölümlerinin, kasların duruk çalışma gücü ile, ağırlığın etkisine karşı düzene girmesi ve direnmesi. Jimnastik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bedenin genel duruşu. Yapmacık tavır takınmak. Duruş. Postür. Durum. Taslamak. Dik durmak.
Ally : Arkadaş. Dost. Müttefik ülke. Birleştirmek. Ticaret serbestliği. Birleşmek. Müttefik. Katmak.
Adheres : İltihak etmek. Girmek. Bağlanmak. Üyesi olmak. Yapışmak. Bağlı kalmak. Bitiştirmek. Bağlı olmak.
Postures : Kasım kasım kasılmak. Durum. Duruş. Kurulmak. Tavır. Yapmacık tavır takınmak. Kasılmak. Tutum. Vaziyet.
Affiliate with : Derneğe üye olmak.
Affiliates : Katmak. Bağlamak. Üye olmak. İştirakler. Üyeliğe kabul etmek. Kabul etmek. Birleşmek. Evlat edinmek. Tanımak.
Run : Adaylığını koymak. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Kaçakçılığı yapmak. Yönetmek. Yayınlamak. Çalıştırmak. Bilgisayar, bilişim, iktisat alanlarında kullanılır. Otlatmak. Koşturmak.
Adhering : Bitiştirmek. Bağlanmak. Girmek. Bağlı kalmak. Üyesi olmak. İltihak etmek. Bağlı olmak. Yapışmak.
Sit for synonyms : accedes, affiliating, posturing, ally oneself, enter, affiliate, sit for an exam, adhere, posed, sit for an examination, enters, sits, posing, acceding, accede, model, acceded, adhered, stand for, act the part, be up for, take an examination, stand for election, pose, postured, agree with, poses.

Bu kısımda Sit for kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Sit for ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Sit for anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Sit for ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.