Skews türkçesi Skews nedir

  • [#çarpık Çarpıklık].
  • Çarpıtmak (bir şeyin anlamını).
  • Çarpıtmak.
  • Eğiklik.
  • Eğriltmek.
  • Yamukluk.
  • Eğri yapmak.
  • Çarpık.
  • Eğri yoldan gitmek.
  • Eğri.

Skews ingilizcede ne demek, Skews nerede nasıl kullanılır?

Skew distribution : Çarpık dağılım. Eğik dağılımı.

Skew eyed : Şaşı gözlü. Şaşı. Şehla gözlü.

Skew field : Aykırı cisim. (matematik) sıfıra eşit olmayan her elementinin çarpmaya göre tersi olan fakat çarpmaya göre değişim özelliğinin gerekli olmadığı çember veya yüzük olan (teorik cebir).

Skew hermitian matrix : Aykırı hermitsel matris.

Skew lines : Aykırı doğrular.

Skewered : Şişlenmiş. Bir şiş vasıtası ile delinmiş. Bir şişe takılmış (ör. barbekü için et).

Skewering : Şişe geçirmek. Şişlemek. Şişleme.

Skew whiff : Yamuk. Eğri büğrü. Çarpık. Yamuk yumuk. Eğri. Çarpık çurpuk.

Skewer : (şiş) satranç. Kebap şişi. Şişe geçirmek. Şiş. Şişmek. Şişlemek. Şiş (şiş kebap vb için kullanılan). Şişle tutturmak. Filin hamlesiyle iki rakip taşı birden tehdit etmek (satranç).

Skewbald : Karışık renkli alacalı at. Karışık renkli alacalı.

İngilizce Skews Türkçe anlamı, Skews eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skews ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Warp : Palamarı çekerek hareket etmek. Halat yapımında kullanılmak üzere ve çapına göre soğuk çekilerek veya haddelenerek yapılan, kesiti yuvarlak veya başka biçimde ürün. Palamar. Çelik tel. Eğilmek. Eğrilik. Doğru yoldan saptırmak. Yanlış yorumlamak. Yamultmak. Yamulmak.

Irregularities : Düzensizlik. Suç. Düzensizlikler. Aykırılık. Kuraldışılık. Kuralsızlık. Düzgün olmama. Bozukluk.

Distorting : Bozmak. Yamultmak. Saptırmak. Bükmek. Biçimini bozmak. Burkmak. Bozucu.

Acock : Küstahça. Tetikte. (ateş etmeye veya fotoğraf çekmeye) hazır durumda. Dikilmiş ve kaldırmış olma pozisyonunda. Kurulu.

Deformity : Biçimsizlik. Deformite. Çirkinlik. Şekil bozukluğu. Moral bozukluğu. Biçim bozukluğu. Bozulma durumu. Biçim bozukluğu, sakatlık; organın normal biçimde olmayışıyla belirgin durum.

Obliqueness : Eğrilik. Kapalılık. Meyil. Meyillilik. Sapma. Yoldan çıkma.

Color : Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Renk değiştirmek. Kızarmak. Algılamanın niteliğinde, ışığın görüntüsel bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı türden olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir algılanmanın belirtisi. renk bir dalga uzunluğudur. örnek ; kırmızı, görüntüsü açısından en uzun, mor ise en kısa dalga uzunluğu içindedir. Boyamak. Renk vermek. Boya. Abartmak.

 

Warpage : Büzüklük. Taşıma ücreti. Eğrilik. Peçlik.

Perversion : Yoldan çıkarma. Anormallik. Sapıklık. Ayartma. Saptırma. Cinsel sapıklık. Sapma. Dalalet. Bozma.

Skewed : Asimetrik dağılım. Verev. Verevlenmiş. Yamuk. Eğrilmiş. Eğilmiş. Eğik.

Skews synonyms : bowed, bevelled, distort, perversions, catenaries, bandying, skewing, cock a hoop, inclinations, bandies, paralyzed, skew, cockeyed, contort, obliquities, bastardizes, unevenness, crooked, make skewed, aslant, bandy, jerrymander, deviating, reorient, irregular, catawampus, propensity, garbling, agee, smelling, incurvity, awry, rakish.

Skews zıt anlamlı kelimeler, Skews kelime anlamı

Align : Hizalamak. Hiza. Düzene sokmak. Sıraya dizmek. Hizaya getirmek.

Horizontal : Düz. Yatay düzlem. Yatay yerleştir. Bilgisayar, fizik alanlarında kullanılır. Yatay. Ufka ait. Horizontal. Ufki. Yerçekimi doğrultusuna dik düzlem. Yatay çizgi.

Vertical : Yerçekimi doğrultusunda, çevrene dik doğrultuda bulunan. Düşey düzlem. Eğikliği 90° olan katman. Amudi. Vertikal. Bilgisayar, fizik, jeoloji alanlarında kullanılır. Düşey doğru. Dikey. Dik, dikey. Şakuli.