Skiameter türkçesi Skiameter nedir

  • Skiyametre.
  • Skiametre.

Skiameter ingilizcede ne demek, Skiameter nerede nasıl kullanılır?

Skiametry : Skiametri.

İngilizce Skiameter Türkçe anlamı, Skiameter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skiameter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caliber : Kalibre. Yetenek. Kapasite. Ölçü. Çap. Kalite. Kabiliyet.

Gauge : Kriter. Hacim. Tartmak. Ölçü. Ölçüp biçmek. Kapsam. Ayar. Ölçümlemek. Kalibre. Ayar etmek.

Bore : Kalibre. Sondalamak. Sıkmak. Canını sıkmak. Sonda. Usandırmak. Oyu. Sıkıcı tip. Bela. Delmek.

Windage : Rüzgar yönünü değiştirmek için yapılan ekleme. Bir geminin rüzgara maruz kalan tarafı. Rüzgar saptırma. Bir geminin rüzgara maruz olan yüzeyi. Nişan ve vuruş noktaları arasındaki yatay farkı ortadan kaldırmak için yapılan nişangah ayarı. Rüzgarlama. Hareket eden bir nesne ile havanın çarpışması.

Straight line : Doğru hat. Düz çizgi. Düz doğru. Düz çizgili. Doğru.

Calibre : Çap. Kabiliyet. Yetenek. Kalibre. Ölçü. Kalite. Kapasite. Ayarlamak.

Radius : Döner kemik. Erim. Radyan. Çevre (daire). Etki alanı. Döner kemik. böcek kanadının en önemli damarı. 3.kuş teleklerinde tüy ekseninden ayrılan ramus adlı dallar üzerindeki ikinci dallar. İspit. Telli çalgılarda, değeri arttıkça klavyenin o derece düz ve değeri azaldıkça klavyenin o derece bombeli olduğuna işaret eden klavye yüzeyinin eğim çapı. Radyus. Tekerlek ispiti.

 

R : Direncin simgesi. R harfi. İngiliz alfabesinin on sekizinci harfi. Radikalin simgesi. İstatistikte bir deneysel tasarım sembolü. Röntgenin simgesi. İlgileşim katsayısı.

Diam : Kalınlık. Diameter (çap). Çap. Bir objenin bir tarafından diğerine merkezden geçen hat uzunluğu.

Length : Parça. Metres in length. Taşınabilir geri lambaları. Perde ya da pano arkalarında kullanılan yukardan aşağıya dizilmiş lambalar. Süre. Boy. Müddet. Bir filmin uzunluk birimiyle (metre ya da ayak) belirtilen boyu. Mesafe. Uzunluk.

Skiameter zıt anlamlı kelimeler, Skiameter kelime anlamı

Curve : Kıvırmak. Eğri. Eğmek. Eğmeç. Bükmek. Dönemeç. Kavisleştirmek. Kıvrılmak. Eğilmek. Kavis çizmek.