Skin color türkçesi Skin color nedir

Skin color ile ilgili cümleler

English: The chameleon can change its skin color.
Turkish: Bukalemun deri rengini değiştirebilir.

Skin color ingilizcede ne demek, Skin color nerede nasıl kullanılır?

Skin : Post. Çok ince ve yeğni kabuk ya da katman. Ten. Deri. Kabuğunu soymak. Sıyırıp çıkarmak. Sıyırmak. Biyoloji, jeoloji alanlarında kullanılır. Cezalandırmak. Cilt.

Color : Renk değiştirmek. Abartmak. Renklendirmek. Bkz.colour. Boya. Renk. Renkli almaçların görüntülüklerinin iç çeperinde bulunan ve her biri, renkli noktalardan üçünün bir üçgen biçiminde yan yana gelmesinden oluşan benek. Renk katmak. Rengin üç değişkeninden biri (öbürleri: parlaklık, doyma). karmaşık bir ışığın, ağır çeken dalga uzunluğu, dolayısıyla bu dalga uzunluğuna uygun düşen rengi. herhangi bir rengin; kırmızı, sarı, yeşil, mavi ve yeniden kırmızı olarak çembersel biçimde sıralanan renklerden birine olan benzerliği. (siyah, beyaz ve gri, renközü bulunmayan ışıklardır). tv. renkli televizyonda, renklilik bilgisini oluşturan öğelerden biri. Renközü.

Skin a flint : Herşeyi para için yapmak. Taşın derisini yüzmek.

Skin alive : Korumak. Kurtarmak. Hala hayatta iken birinin derisini yüzmek. Canlı canlı derisini yüzmek. Çiğ çiğ yemek. Yenilgiye uğratmak.

 

Skin and bone : O kadar zayıf ki kemiklerini görebilirsin. Bir deri bir kemik. Deri ve kemik. Aşırı zayıf.

Skin and bones : Çok ince. Bir deri bir kemik.

İngilizce Skin color Türkçe anlamı, Skin color eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skin color ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Flesh colour : Etrengi.

Colouring : Yanıltıcı görünüş. Yüz rengi. Renklendirme. Görünüş. Gıda boyası. Renk. Renklendiren. Boya. Boyama.

Body colour : Guvaş.

Colour : Renk değiştirmek. Coşkunluk. Bet beniz. Forma. Canlılık. İçyüzü. Duyulanmanın niteliğinde, ışığın tayfsal bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı cinsten olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir duyulanmanın belirtisi, ıralayıcı niteliği. Yüz rengi. Renklenmek. Maske.

Coloring : Yanıltıcı görünüş. Renk. Boyama. Gıda boyası. Yüz rengi. Renklendiren. Boya. Görünüş. Renklendirme.

Blee : Renk tonu. Şekil veya biçim. Renk. Benzerlik.

Buffs : Hasta. Açkılamak. Perdahlamak. Yumuşak bir şeyle parlatmak. Perdah vurmak. Devetüyü rengi. Deri ile parlatmak. Meraklı. Maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri.

Skin color synonyms : flesh coloured, flesh color, skin colour, flesh colored, complexion, nude, buff, colorings, colourings, body color, complexions.