Skinner türkçesi Skinner nedir

  • Derici.
  • Deri sıyırıcı.
  • Koşum hayvanı kullanan kimse.
  • Seks suçlusu.
  • Çömez mahkum veya cezaevi görevlisi.
  • Derileri yüzen kimse.
  • Polis memuru.
  • Deri yüzücü.
  • Deri tüccarı.
  • Deri ve post satan kimse.
  • Katıra binen kimse.
  • Aynasız (argo terim).
  • Post hazırlayan kimse.

Skinner ingilizcede ne demek, Skinner nerede nasıl kullanılır?

Skinner box : Skinner kutusu.

Skinners : Deri ve post satan kimse. Çömez mahkum veya cezaevi görevlisi. Aynasız (argo terim). Seks suçlusu. Derici. Deri tüccarı. Post hazırlayan kimse. Polis memuru. Koşum hayvanı kullanan kimse. Katıra binen kimse.

Skinned : Kabuk bağlamış. Derisi soyulmuş. Derisi yüzülmüş. Deri gibi. Derili. Yüzülmüş. Sıyrık.

Dark skinned : Koyu tenli. Esmer. Kara derili.

Keep your eyes skinned : Tetikte ol. Gözetim altında tut. Gözlerini dört aç.

Skinniest : Çok zayıf. En zayıf olan. Sıska. Bir deri bir kemik. Cimri. Derimsi. Eli sıkı. Cılız.

Skinniness : Çok incelik. Bir deri bir kemik olma özelliği. Verimsizlik. Sıskalık. Zayıflık.

Spiny skinned animals : Derisidikenliler.

Thinskinned : Hassas. Duygulu.

Soft skinned : Yumuşak derili.

İngilizce Skinner Türkçe anlamı, Skinner eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Skinner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Bobbies : Erkek ismi. Aynasız. Polis.

Cop : Enselemek. Aşırmak. Yumak. Polis. Çalmak. Sakçı. Masura. Aynasız. Tutuklama.

Dibbles : Fide kazığı ile tohum ekmek. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Fidan dikmek. Plantuvar.

Officers : Subay. Memur.

Dibbled : Plantuvar. Fidan dikmek. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Fide kazığı ile tohum ekmek.

Plod : İsteksizce çalışmak. Ağır çalışmak. Zahmetle ve gayretle başarıya ulaşmak. Ağır ilerlemek. Yavaş ve zorlukla yürümek. Yavaş yürüyüş. Ağır yürümek.

Sex offender : Cinsel suçlu.

Copped : Enselemek. Tutuklama. Yumak. Aşırmak. Çalmak. Aynasız. Polis. Masura. Yakalamak.

Officering : Memur. Sağlık memuru. Yetkili. Makam sahibi. Görevli. İdare etmek. Subay. Komuta etmek. Subayları atamak.

Nonce : Ciğeri beş para etmez. Şerefsiz. Sübyancı. Adi şerefsiz. Aşağılık herif. Şimdiki zaman. Sapık. Adi. Pislik.

Skinner synonyms : b. f. skinner, fred skinner, burrhus frederic skinner, otis skinner, constable, nonces, officered, bobby, cops, skinners, plodded, dibble, plods, officer.

Skinner ingilizce tanımı, definition of Skinner

Skinner kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who skins.