Slacking türkçesi Slacking nedir

Slacking ile ilgili cümleler

English: Stop slacking or I'll fire you.
Turkish: Kaytarmayı bırak yoksa seni kovacağım.

English: You're competent but you're slacking.
Turkish: Sen yeteneklisin ama kaytarıyorsun.

English: He got fired for slacking off at work.
Turkish: O, iş yerinde dalga geçtiği için kovuldu.

Slacking ingilizcede ne demek, Slacking nerede nasıl kullanılır?

Slack away : Boş vermek.

Slack lime : Sönmüş kireç.

Slack off : Gevşetmek. Laçka etmek. Dalga geçmek. Durulmak. İşi gevşetmek. Tembellik etmek. Kesatlaşmak. Yükümlülüğünü yerine getirememek. Gevşemek. İşi aksatmak.

Slack rope : Gevşek bir biçimde bağlanmış cambaz ipi. Gevşek ip.

Slack season : Ölü mevsim. Talepten yoksun. Kuru sezon. Talepsiz. Eşyaların dağıtımında azalma. Kuru mevsim. Ölü sezon.

Slack up : Koyvermek. Yavaşlatmak. Laçka etmek. Çözmek. Gevşetmek. Yavaşlamak. Hız kesmek.

Become slack : Gevşekleşmek.

Slack variable : Arttıran yapay değişken. Artıran yapay değişken.

Balance on slack rope : Gevşek ip üzerinde denge. Gevşek ip üzerinde dengelenme.

Slack wire : Gevşek bir biçimde bağlanmış cambaz teli. Gevşek tel.

 

İngilizce Slacking Türkçe anlamı, Slacking eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slacking ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Become clear : Belli olmak. Belirmek. Anlaşılır bir hal almak. Aydınlanmak. Berraklaşmak. Netlik kazanmak. Tebarüz etmek. Belirginleşmek. Anlaşılır olmak.

Lets go : Rahatlamak. Kendini koyvermek. İşine son vermek. Serbest bırakmak. Salıvermek. Boşlamak. Bırakmak.

Fribbling : Hoppa. Boşa geçirmek. Eğlenmek. Hafifmeşrep. Oyalanmak. Oynamak.

Eased : Ağrısı yatıştırılmış. Hafifletmek. Dikkatle yerleştirmek. Dindirmek. Rahatlamak. Sıkıntıdan kurtarılmış. Rahat ettirilmiş. Yatıştırmak. Kolaylaştırmak. Gerilimi azaltılmış.

Allow : Hoş görmek. Ayırmak. Kabul etmek. Vermek. Hesaba katmak. Müsaade etmek. Bırakmak. Fikrinde olmak. İmkan vermek. Göz önüne almak.

Drones : Tembelce yaşamak. Pes ses tonu. Vızıltı. Monoton bir sesle söylemek. Haylazlık etmek. Asalak. Erkek arı. Tembel. Vızıldamak.

Shirking : Atlatma. Görev vb. Kaçınmak. Vazifeden kaçma. Yan çizmek. Kaytarmak. Kaçmak. İş.

Enervated : Kuvvetten düşürmek. Zayıflatılmış. Moralini bozmak. Kuvvetten düşmüş. Cesaretini kırmak. Zayıflatmak.

Settles : Ödemek. Yerleşmek. Çökelmek. Konmak. Yatıştırmak. Çökmek. Oturmak. Anlaşmak. Ayak uydurmak. Bağlamak (nafaka).

Flag : Monotonlaşmak. Bandıra. Hisse senedi teknik analizinde kullanılan fiyat grafiklerinde, büyük bir düşüş veya artış sonrası fiyatların kararlı bir biçimde aynı oranlarda dalgalandığını gösteren şekil. Işık örtüsü. Sarkmak. Bilgisayar, iktisat, sinema, televizyon, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Güçsüzleşmek. Kapak taşı. Kaldırım taşı döşemek.

 

Slacking synonyms : goofing off, goldbricking, languished, come unstuck, retards, enervate, fribble, decode, cool down, limber up, calm down, evading, slackens, let out, clarifying, flagged, settling down, retarded, be lazy, soldiering, cipher out, ease down, downshifts, languish, allowing, fade, decelerating, escape, loosen, decelerates, gear down, releasing, slackened.