Settles türkçesi Settles nedir

  • Anlaşmak.
  • Yerine getirmek.
  • Ayak uydurmak.
  • Ödemek.
  • Ömür boyu hak vermek.
  • Yerleşmek.
  • Berraklaşmak.
  • Çökmek.
  • Karar kılmak.
  • Yerleştirmek.
  • Karar vermek.
  • Yetinmek.
  • Tünemek.
  • Durulmak.
  • Bağlamak (nafaka).
  • Adapte olmak.
  • Bastırmak.
  • Kararlaştırmak.
  • Çökelmek.
  • Hafiflemek.
  • Uyum sağlamak.
  • Yatıştırmak.
  • Süzmek.
  • Belirlemek.
  • Oturmak.
  • Yatışmak.
  • Dibe oturmak.
  • Konmak.

Settles ile ilgili cümleler

English: That settles it.
Turkish: O onu çözer.

Settles ingilizcede ne demek, Settles nerede nasıl kullanılır?

That settles it : Onun sonu bu. Çözüldü. Kararlaştırıldı.

Resettles : Yeni düzenlemeler yapmak. Dinlendirmek (şarap). Yeniden yerleştirmek. Yatışmak. Tekrar yerleşmek. Yerleştirmek. Sakinleşmek.

Unsettles : Hasta etmek. Midesini bozmak. Sarsmak (inanç veya ekonomi vb'ni). Sarsmak. Huzurunu kaçırmak. Yerinden çıkarmak. Tedirgin etmek. Karıştırmak. Heyecanlandırmak. Düzenini bozmak.

Settle a dispute : İhtilafı halletmek. Bir ihtilafı çözmek. Anlaşmazlığı çözmek. Ara bulmak.

Settle a score : İntikam almak veya hesaplaşmak.

Settle an account : Hesabını görmek. Hesaplaşmak. Bir hesabı ödemek. Hesap görmek. Hesabı ödemek. Bir hesabı kapatmak.

Settle down : Çöreklenmek. Yuva kurmak. Sakinleşmek. Demir atmak. Uslanmak. Yola gelmek. Oturtmak. Sakin olmak. Yerleştirmek. Yatırmak.

 

Settle for account : Vadeli satmak.

Settle accounts with : Kozunu paylaşmak. Hıncını almak. Hesaplaşmak.

Settle down to : Kendini (bir işe) vermek. Kendini vermek. Kendini adamak. Koyulmak. Dikkatini vermek. Cidden yapmaya başlamak (bir işi).

İngilizce Settles Türkçe anlamı, Settles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Settles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Crack up : Dağılmak. Şalteri atmak. Yıkılmak. Sinirsel çöküntü yaşamak. Sağlığı bozulmak. Sinir krizi geçirmek. Dağıtmak. Gülmekten katılmak. Güçten düşme.

Attunes : Alıştırmak. Akort etmek. Uyumlamak. Uydurmak.

Opts : Yeğlemek. Tercih etmek. Seçmek.

Cowered : Korkup çekilmek. Büzülmek. Dizlerinin bağı çözülmek (argo terim). Çömelmek. Sinmek (korku vb nedeniyle). Suspus olmak. Korkudan sinmek. Sinmek.

Abideth : Katlanmak. Uymak. Boyun eğmek. İtaat etmek. Yaşamak. Kabul etmek. Sadık kalmak. Devam etmek. Sineye çekmek.

Roosted : Konaklamak. Tüneğe konmak. Gecelemek. Tünek.

Collapse : Düşmek. Başarısız olmak. Güçten düşme. Başarısızlığa uğramak. Çökme. Suya düşmek. Katlanmak. Başarısızlık. Yıkılma. Bilgisayar, coğrafya, veterinerlik, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır.

Assuaging : Hafifletmek. Dindirmek. Dindirme.

Make do : İğreti olarak. İdare etmek. Var olanla idare etmek. Var olanla yetinmek. Yetiştirmek.

Appeasing : Hafifletmek. Yatıştırıcı. Yatıştırma. Yatıştıran. Azaltmak. Sakinleştirmek. Gönlünü almak. Gidermek.

Settles synonyms : pilgrim father, pioneer, migrator, bolt, assent, atone for, indwelling, enter upon, alights, alight, carry out, settle down, alleviating, cower, position, be in accord with, go aground, carry through, accommodated, capitulates, acquit oneself, fix on, accedes, bargain, agree upon, distills, ease up, put, adopt a decision, confine oneself to, clear, bolted, allay.

 

Settles zıt anlamlı kelimeler, Settles kelime anlamı

Begin : Önayak olmak. Start vermek. Başlatmak. Başlamak. Vücut bulmak. Atılmak. Adım atmak. Girişmek. Start almak. Çığır açmak.

Stay : Alıkoymak. Önlemek. Geçiştirmek. Dayanmak. Geciktirmek. Bastırmak. İkamet etmek. Erteleme. Kalma süresi. Kalış.