Durulmak nedir, Durulmak ne demek

"Durulmak" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Mor dağlara karargâhlar kurulur / Eteğinde bölük bölük durulur" - B. S. Erdoğan
  • "Akmayan su, kımıldanmayan, olduğu yerde bir çukurun içinde pıhtılaşan, ağırlaşan durgun ve durulmuş su ölümü hatırlatır bana." - N. Hikmet
  • "Dışarıda nemli bir rüzgâr esiyordu, dalgalar durulmamış, yalnız biraz ağırlaşmıştı." - A. Erhat
  • "Hüdai ile olan anlaşmazlıklar durulacak gibi değildi." - A. Kulin

Diğer sözlük anlamları:

Durulaşmak, duru hale gelmek

Yerel Türkçe anlamı:

Doğrulmak, kalkmak

Fransızca'da Durulmak ne demek?:

staser

Durulmak anlamı, tanımı:

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl.

Gelme : Gelmek işi. Yetişme. Gelmiş olan. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

Kımıl : Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata).

 

Karışıklık : Karışık olma durumu, teşevvüş.

Yağış : Yağmur. Havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi, ağış karşıtı. Yağma işi. Yağan yağmur veya kar miktarı.

Dinmek : Kar ve yağmurun yağması, rüzgârın esmesi kesilmek veya durmak. İyileşmek. Sona ermek, bitmek, durmak.

Bulmak : Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Sağlamak, temin etmek. Bir şeyi elde etmek. Seçmek. Cezaya uğramak. Hatırlamak. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek.

Duru : Pürüzsüz (ten). Bulanıklığı olmayan, temiz, berrak. Arınmış, karışık olmayan (dil, üslup vb.).

Gelmek : Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Ortaya çıkmak, doğmak. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Olmak, -e uğramak. Biriyle birlikte gitmek. Akmak. İsabet etmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Belli bir zamana ulaşmak. Dayanmak, tahammül etmek. Sonuç çıkmak. Düşmek, rast gelmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Çıkmak, yönelmek. Katılmak, eklenmek. Görünmek, sanılmak. Herhangi bir sırada bulunmak. İzlemek, takip etmek. Mal olmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Belli bir süre dolmak. Uygun düşmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Uymak. Ulaşmak, varmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Başlamak, ortaya çıkmak. Kadar olmak. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Türemek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Getirmek. Kazanılmak, sağlanılmak.

 

Sakinleşmek : Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak, dinginleşmek. Sıkıntısı, öfkesi veya heyecanı geçmek.

Durma : Durmak işi.

Yapılmak : Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak. Yapma işine konu olmak.

Diğer dillerde Durulmak anlamı nedir?

İngilizce'de Durulmak ne demek? : v. clarify, become clear, settle, settle down, slack, slack off

Almanca'da Durulmak : sich klären, sich setzen

Rusça'da Durulmak : v. осветляться, отстаиваться, успокаиваться, отстояться, успокоиться