Slavonian grebe türkçesi Slavonian grebe nedir
- Kuşlar (aves) sınıfının, lopludalgıçlar (podicipediformes) takımının, lopludalgıçgiller (podicipedidae) familyasından, 33 cm kadar uzunlukta, sık kamışlı büyük göllerde yaşayan, sığ sularda kuluçkaya yatan göçmen bir tür.
- Kulaklı batağan.
- Biyoloji alanında kullanılır.
Slavonian grebe ingilizcede ne demek, Slavonian grebe nerede nasıl kullanılır?
Slavonian : Slovenyalı.
Grebe : Dalgıç kuşu. Dalgıçkuşu. Yumurta piçi.
Black necked grebe : Kuşlar (aves) sınıfının, lopludalgıçlar (podicipediformes) takımının, lopludalgıçgiller (podicipedidae) familyasından, 30 cm kadar uzunlukta, boynu ve sırtı kara, çok yaygın olarak bulunan ve sazlı göllerde yaşayan bir tür. kara boyunlu dalgıç. Karagerdanlı. Kara boyunlu batağan.
Great crested grebe : Tepeli batağan. Tepeli dalgıç. Bahri.
Little grebe : Cüce batağan. Küçük batağan. Yumurta piçi. Küçük dalgıçkuşu. Kuşlar (aves) sınıfının, lopludalgıçlar (podicipediformes) takımının, lopludalgıcgiller (podicipedidae) familyasından, 24 cm kadar uzunlukta, orta ve güney palearktik bölge ve afrika'da göl ve su birikintilerinde yaşayan, tüyleri kara, kahverengi, yeşil karışık olan bir tür. yumurtapiçi. Küçük yumurta piçi.
İngilizce Slavonian grebe Türkçe anlamı, Slavonian grebe eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Slavonian grebe ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A chromosome : Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar. A kromozomu.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.
Acacia : Mimoza. Akasya. Akasya sakızı. Salkım ağacı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Arap zamkı.
A cells : A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. Alfa hücreleri.
Abductor muscle : Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas.
Abiotic environment : Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Aardvark : Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Borudişli. Yerdomuzu. Yer domuzu.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.
Slavonian grebe synonyms : a cell, abo blood groups system, abramis zone, a site, aardwolf, abacus bodies.

Bu kısımda Slavonian grebe kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Slavonian grebe ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Slavonian grebe anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Slavonian grebe ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.