Slimming türkçesi Slimming nedir

Slimming ingilizcede ne demek, Slimming nerede nasıl kullanılır?

Slimmed : Rejim yapmak. Zayıflatmak. Zayıflamış. Kilo vermek. Zayıflamak. Rejimle zayıflamak. İncelmek.

Slimmer : İnce belli. İnce. Az. Kurnaz. Daha ince. Narin. Zayıf. Yetersiz. Azıcık.

Slimmers : Daha ince.

Slimmest : Az. Yetersiz. En ince. Narin. Zayıf. Azıcık. İnce. Kurnaz. İnce belli.

Slim cigarette : İnce sigara.

Slim : Kurnaz. Yetersiz. İnce. Zayıflamak. Kilo vermek. Zayıflatmak. Az. Rejimle zayıflamak. İnce bir görünüm vermek. İnce belli.

Fatboy slim : İngiliz pop müzik şarkıcısı (the housemartins grubunun eski üyesi).

Has very slim chances of success : Çok ufak bir başarma ihtimaline sahip. Muhtemelen başaramayacak. Başarılı olacağından şüpheli.

Slim down : Zayıflamak. Düşürmek. Azaltmak.

Slimdown : Perhiz. Rejim.

İngilizce Slimming Türkçe anlamı, Slimming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slimming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attenuation : Söndürme. Azaltma. Alkınma. Bir çevrimde, bir akımmıknatıssal alanda güç yitiğinin desibel olarak ölçüsü. Hafifletme. Kısma. Attenüasyon. Cılızlama. Bir sesin gürlüğünün zaman zaman azalması ya da yitmesi durumu. Bir ışınım kaynağının, içinden geçtiği madde ile etkileşmesi sonucu, miktarca azalması.

 

Skin diving : Dalgıç giysisi olmadan dalma. Aletsiz dalış. Su altına dalma. Aletli dalış. Serbest dalış. Aletsiz dalma.

Fade out : Kararmak (tv). Işık solması. Fondu olmak. Görüntü ve sesin yavaş yavaş kaybolması. Kararma. Zayıflayıp kaybolmak. Karart. Kararmak. Bir çekimin, aydınlıktan başlayıp gittikçe karanlıklaşarak görüntülerinin yitmesine dayanan noktalama çeşidi. açılmanın karşıtı. tv. aynı sonucun televizyonda sağlananı.

Aquatics : Su sporları.

Palatalisation : Bir sesin boğumlanma noktasını değiştirerek damak sesine dönüşmesi: yangın> yangın, yonga>yonga, banka>banka > nya panga, gelir-sin> an. ağz. gelirsin, olsun>olsun; et öd “zaman” /ödle /ödlen > tt. öğle, öğlen “öğle vakti, gün ortası”; öd “zaman” / öd-ün>öyün, öğün “yemek, bir defalık yiyecek”; ria. karavana>karağana, mahalle>mağalle, zahmet>zağmet, lambanın>lamba-ğ-un vb. Damaksıllaşma. Çeşitli nedenlerle bir kelimedeki kalın sıradan ünlü veya ünsüzlerin ince sıraya geçmesi olayı: ınanmak > inanmak, yaşıl > yeşil, şbış > şış > şiş, tışı > dişi, bın > bin > bin, (1000), yun > yün, kardaş > kardeş, şışman > şişman, alma > elma, kangı > hangi, tıl > til > dil vb.

Skinny dip : Çırılçıplak yüzmek.

Dive : Dalış yapmak. Pike yapmak. Dalmak. Azalmak. Atlamak. Elini daldırmak. Düşmek. Gömülmek. Suya atlamak. Suya dalmak.

Removal : Kaldırma. Uzaklaştırma. Yerini değiştirme. İhraç. Taşınma. Azil. Sökme. Ortadan kaldırma. Görevden alınma. Kaldırılma.

Dip : (sıvı içine) batma. İndirip yükseltmek. Una bulamak. Azalmak. Düşürmek. Sahne prizi. Batırmak. Eğim. Eğilmek. Dalmak.

 

Ebbing : Düşmek. Azalma. Bozulmak. Geriye çekilme (dalga vb). Alçalmak. Tükenip gitmek. Çekilme. Bozulma. Çekilmek.

Slimming synonyms : water sport, floating, weight loss, natation, attenuations, emaciation, maceration, dieting, thinning, swim, skin dive, marasmus, declination, declinations, diving, bathe, weakening, cachexia, remotion, tabes, plunge, labefaction, wearing out, reducing.

Slimming zıt anlamlı kelimeler, Slimming kelime anlamı

Sessile : Geniş bir tabanla bağlanan, sap, gövde veya pedisel içermeyen, bulunduğu yere doğrudan geniş tabanla tutunan veya oturan, sesil. Geniş kaideli. Durağan. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir sap veya ayakçıkla daimi olarak bir substrata tutunarak yaşayan. Sapsız. Bir gövde, sap, pedisel vb. yapılar olmaksızın doğrudan bir yere oturma. Uzantısız. Yaşmak. Sabit.

Slimming antonyms : nonslippery.