Slopping türkçesi Slopping nedir

  • Ağzını şapırdatarak yemek.
  • Höpürdeterek içmek.
  • Dikkatsizce dökülen sıvı.
  • Dökmek.
  • Suda yürümek.
  • Çamurlu suda koşmak.
  • Dikkatsizce pişirilen yemek.
  • Döküp saçmak.
  • Sıçratmak.

Slopping ingilizcede ne demek, Slopping nerede nasıl kullanılır?

Sloppiness : Komik derecede hassaslık. Pasaklılık. Kılıksızlık. Dikkatsizlik. Şapşallık. Eğimlilik. Islaklık. Çamurluluk.

Sloppier : Yarım yamalak. Daha pasaklı olan. Islak. Cıvık. Gülünç derecede hassas. Çamurlu. Sulu. Pasaklı.

Sloppiest : Yarım yamalak. Islak. Sulu. Cıvık. En pasaklı olan. Gülünç derecede hassas. Pasaklı. Çamurlu.

Sloppily : İhmalkar bir şekilde. Dağınık bir halde. Aşırı duygusal bir biçimde. Pasaklı olarak. Derli toplu olmayan düzensiz bir şekilde. Kirli ve dağınık bir şekilde. Uyduruk bir biçimde. Pasaklı bir şekilde.

Slopped : Döküp saçmak. Sıçratmak. Suda yürümek. Çakırkeyif. Ağzını şapırdatarak yemek. Kafası dumanlı. Sarhoş. Dökmek. Höpürdeterek içmek. Çamurlu suda koşmak.

Slop pail : Pis su kovası. Bulaşık kovası. Çöp kovası.

Slop sink : Su alma teknesi. (ayakkabı vb) yıkama evyesi. (ayakkabı vb) yıkama küveti. Temizlik amacıyla su almakta kullanılan tekne.

Sloppy work : Yarım yamalak iş.

Slop out : Hapishane hücresini boşaltmak.

 

Slop around : Etrafa döküp saçmak. Aylak aylak dolaşmak.

İngilizce Slopping Türkçe anlamı, Slopping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Slopping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dash : Vurmak. Yıkmak. Düş kırıklığina uğratmak. Hızla ilerlemek. Darbe. Parçalamak. Lanet etmek. Atmak. Dolaştırmak.

Squelch : Susturmak (muhalefet vb'ni). Çiğnemek. Pestilini çıkarmak. Çamurda yürümek. Cıvık madde. Şlap etmek. Ezmek. Vıcık vıcık bir yerden yürürken ayak sesi çıkarmak. Susturmak.

Sloshes : Etrafa sıçratmak. Haşat etmek. Çalkanmak. İçmek. Çalkalamak. Pestilini çıkarmak. Çalkalanmak.

Ferry : Taşımak. İki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi. Kayık. Vapur iskelesi. İskele. Feribotla taşımak. Rıhtım. İşlemek. Araba vapuru. Bir araçla taşımak.

Commerce : Alışveriş. İş. İlişki. Kar elde etmek amacıyla yapılan alım satım etkinliği. Ticaret. Alım satım. İşlenmemiş, işlenmiş, yapılmamış, taşınır, durağan mal alım ve satımı. kira ve kiralama, çeşitli olaylarda gerçekleşen kırılma ve dökülmenin onarımına, uğraşı edinilmek koşuluyla seyretme, eğlence yerleri açarak çalıştırma ve benzeri kazanç sağlayacak işlerle uğraşma. Aksata. İktisat, ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Cinsel ilişki.

Mercantilism : Merkantilizm. Özellikle 1 yüzyılda deniz aşırı ticaret yapan ülkelerce benimsenen, altın ve gümüş gibi değerli madenleri bir ülkenin siyasi ve iktisadi gücünün başlıca kaynağı olarak gören ve bu nedenle altın ve gümüş miktarını artırmak için dış ticaret fazlası verilmesini zorunlu gören, aşırı devlet müdahalesini öngören öğreti ve buna dayalı iktisadi sistem. Merkantilist anlayış. Merkantilist ticaret zihniyeti. Ticaret anlayışı.

 

Commercialism : Ticari terim. Ticari anlayış. Ticari tutum.

Freight : Gemi ile yapılan taşımacılıkta sözleşmeyle belirlenen mal taşıma bedeli. Navlun. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gemiye taşınmak üzere yüklenilen her çeşit mal. deniz mal taşımalarında sözleşmesi gereğince ödenen taşıma ücreti. Yük ile yüklemek. Nakletmek. Gemi kirası. Taşıma. Bir yolculuk süresinin tümü ya da belirli bir süre için kiralanan bir gemi dolayısıyla iyesine ödenen para. deniz taşımalarında alınan ücret. Göndermek.

Ferrying : Kayık. Taşımak. Karşı sahile taşımak. Bir araçla taşımak. İki kıyı arasında araba ve insan taşıyan gemi. Feribotla taşımak. Götürmek. İşlemek. Feribot. Vapurla geçmek.

Marketing : Piyasaya sunma. İşletmenin, satış olanaklarını belirleyerek üretilen mal ve hizmetlerin tüketiciye ulaştırılması sırasında kar elde etmek amacıyla çeşitli unsurları etkilemeye ve denetlemeye yönelik yaptığı etkinlikler. Alışveriş. Pazarlama. Alışveriş yapma. Sürülme. Malların iyi ve çok olarak nasıl satılabileceğini araştıran ve bunları uygulayan bilim. Satış bilimi.

Slopping synonyms : air transportation, dabble, sloshing, slosh, squelching, dump, birches, depletes, squelches, slurping, depleting, effuses, trucking, freightage, navigation, bounce, dabblings, squelched, hop, business enterprise, jump, buying, jumped, deplenish, wade, birched, slurped, emptied, slop, dabbled, hauling, express, effuse.

Slopping zıt anlamlı kelimeler, Slopping kelime anlamı

Disapproval : Doğru bulmama. Ayıplama. Beğenmeme. Onaylamama. Tutumu ölçülen bireyin bir ölçek sınarını olumsuzlaması ya da sınarda dile getirilen görüşe katılmaması. Uygun görmeme onaylamama. Kınama. Reddetme. İtiraz.

Acceleration : Vadeden önce muaciliyet kespetme. Hız verme. Birim zamanındaki hız değişimi. Hız değişimi. Bilgisayar, fizik, uzay, madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Alacağı hızlandırma. Hızlanma. İvme. Hız artması. Borçlunun, anlaşmaya uymaması yüzünden, alacaklının, süreden önce alacağını isteyebilmesi.