Slowing down türkçesi Slowing down nedir
Slowing down ile ilgili cümleler
English: Ali is slowing down.
Turkish: Ali yavaşlıyor.
English: They're slowing down.
Turkish: Onlar yavaşlıyorlar.
English: Something is slowing down my computer.
Turkish: Bir şey bilgisayarımı yavaşlatıyor.
English: The rate of inflation is slowing down.
Turkish: Enflasyon oranı düşüyor.
English: The growth of the world economy is slowing down.
Turkish: Dünya ekonomisinin büyümesi yavaşlıyor.
Slowing down ingilizcede ne demek, Slowing down nerede nasıl kullanılır?
Slowing : Yavaşlama. Yavaşlatmak. Yavaşlamak.
Down : Beri. Bozuk. Aşağıya doğru. Alaşağı etmek. Yere yıkmak. Boyunca. Aşağısına doğru. Yere sermek. Yıkmak. Çabucak içmek.
Slowing up : Hızını eksiltmek. Hızı azaltmak. Yavaşlatmak. Yavaşlamak.
Slowingdown area : Yavaşlama alanı. Isıl reaktörde, hızlı nötronların enerji kaybederek, ısıl nötron haline dönüştüğü alan.
A let down : Hayal kırıklığı. Son derece keyif kaçırıcı yada hayal kırıklığına uğratıcı şey.
Action bar pull down : Çekmenü. Çek menü.
İngilizce Slowing down Türkçe anlamı, Slowing down eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Slowing down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Moderator : Açık oturumun düzenli olarak yürümesini sağlayan, sorular soran, oturumun yönünden sapmamasını gözeten ve görüşleri özetleyen kimse. Biyoloji, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Reis. Moderatör. Ara bulucu. Nötron yavaşlatıcı. Yatıştırıcı. Moderator. Bir toplantıda görüşmeleri yöneten kişi. Ilımlayıcı (fizik terimi).
Retarder : Geciktirici. Priz geciktirici katkı. Hız kesici. Yavaşlatıcı fren. Kimyasal tepkime önleyici.
Retardation : Engel. Geciktiren şey. Gecikme. Alıkoyma. Erteleme. Geciktirici şey. Yavaşlatma. Tehir. Hızım kesme.
Slowdowns : Yavaşlatma grevi. Durgunluk (işlerde). Yavaşlatmak. Durgunlaşma. İşi yavaşlatma. Ağırlaşma. Yavaşlamak. Yavaşlatma.
Decelerations : Hız azalması. Hız kesme. Hızını azaltma. Yavaşlatma. Yavaşlama şeridi. İvmenin tersi. Hız azaltma.
Slowing : Yavaşlamak. Yavaşlatmak.
Remission : Hastalık belirtilerinin sönmesi. Yollama. Vazgeçme. Azalma. Affetme. Remisyon. Bağışlama. İade etme. Af. Teskin.
Remissions : Af. Bağışlama. Vazgeçme. Azalma. Feragat. Hafifletme.
Relaxation : Hafifletme (ceza). Eğlence. Relaksasyon. İstirahat. Gevşetme. Yumuşama. Etkin alıştırmalarda, bir kası hiçbir gerginlik ya da kasılma bırakmadan dinlenmeye salma (gevşetme). Yumuşatma. Rahatlama.
Slowing down synonyms : becoming lighter, abatement, inhibitor, retardant, abating, subsidence, slowdown, allayment, alleviation, retarding, abatements, stasis, alleviate, negative g, moderation, alleviations, deceleration, moderations.

Bu kısımda Slowing down kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Slowing down ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Slowing down anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Slowing down ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.