Small bag türkçesi Small bag nedir

  • Küçük çuval.
  • Küçük el çantası.
  • Kesecik.
  • Küçük çanta.
  • Kese.

Small bag ingilizcede ne demek, Small bag nerede nasıl kullanılır?

Small : Sıradan. Alçak. Zayıf. Ufak ufak. Fakir. Basit. Arka. Küçük. Minik. Mütevazı.

Bag : Şişirmek. Torba. Sarkmak. Aşırmak. Poşet. Çantaya koymak. Avlamak. Torbalanmak. İç etmek. Torbalamak.

Small adds : Küçük ilanlar.

Small ads : Küçük ilanlar.

Small amount : Küçük meblağ. Küçük miktar.

Small and medium scale business enterprises : Türkiye mevzuatına göre, çalışan sayısı iki yüz elli kişiden az ve yıllık net satış hasılatı ya da mali bilançosu yirmi beş milyon yeni türk lirası arasında olan işletmeler. Küçük ve orta boy işletmeler.

İngilizce Small bag Türkçe anlamı, Small bag eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Small bag ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bladders : Sidik torbası. Sidiktorbası. Mesane. İç lastik (top). İdrar torbası. Torbacık. İç lastik. İdrar kesesi.

Vesicle : Vesikül. Kabarcık. İçinde seröz sıvı bulunan küçük deri ve mukoza kabarcığı. intraepiteliyal olarak başlayan ve epitel içerisinde sınırlı kalan, içleri seröz sıvıyla dolu kabarcık. küçük kese, kesecik. Vezikül. Kist. Torbacık. Uçuk. İçinde sıvı bulunan küçük deri kabarcığı, küçük kese.

 

Caecum : Yalnız bir ucu açık oyuk yer. Körbağırsak. Kör bağırsak. Sindirim kanalının veya diğer içi boş herhangi bir organın ucu kapalı çıkıntısı; insanda ince ve kalın bağırsak arasındaki çıkıntı. çekum. Kalın bağırsağın başlangıcı. Çekum. Kör kese.

Vesica : Mesane. Sidik torbası. Torba. Vezika. İdrar torbası. Sidiktorbası.

Alveolar sac : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Alveol kesesi. Alveoler kanalın sonunda bulunan, bir hava boşluğunu çevreleyen alveoller kümesi. Akciğerlerde alveol keselerinin uçlarında teşekkül eden ve her biri 2-3 alveolle sonuçlanan keseler.

Pocketbook : Cüzdan. Not defteri. El çantası. Cep kitabı. Sapsız bayan çantası. Cep defteri.

Sachets : Baharat torbası. Lavanta kesesi. Torbacık. Küçük torba. Şase. Çamaşırların arasına konulan içi hoş kokulu kuru bitki vb ile dolu bez kese. Tek dozluk paket.

Sacculus : Sakülus. Bir hayvan veya bitkideki küçük çanta benzeri yapı. Torbacık. Sakkulus. Kesecik, çantacık. iç kulakta zar vestibulumda yer alan tek katlı yassı epitelin oluşturduğu kesecik.

Pocket : Bastırmak. Veto etmek. Belli etmemek. Cebine atmak. Saklamak. Üstüne yatmak. Sineye çekmek. Torba. Cebine indirmek.

Bursae : Bursan. Yumurtalık. Husye.

Small bag synonyms : pouching, utricle, purse, bladder, utriculus, money bag, calicle, pouch, sachet, bath glove, cecum, saccule, pouches, cyst, bursas, marsupium, bursa, sacculation.