Snafus türkçesi Snafus nedir

Snafus ingilizcede ne demek, Snafus nerede nasıl kullanılır?

Snafu : Anlaması güç. Problem. Karmakarışık. Karıştırmak. Allak bullak. Pürüz. İçinden çıkılamayan. Darmadağınık. Dağınıklık. Darmaduman.

Snafued : Karmakarışık etmek. Darmadağın. Karmakarışık. Darmadağın etmek.

Snafuing : Karmakarışık etmek. Darmadağın etmek. Darmadağın.

Snaffle : Yürütmek. Ağzına gem vurmak. Aşırmak. Hafif gem. Hafif gem vurmak.

Snaffle bit : Hafif gem.

Snaffles : Yürütmek. Aşırmak. Hafif gem vurmak. Hafif gem.

Snaffled : Aşırmak. Yürütmek. Hafif gem vurmak. Aşırılmış.

Snacking : Atıştırma.

Snacked : Atıştırmalık. Çerezlenmek. Çerez. Hafif yemek. Ara öğün. Lokma. Tatlı (yemek aralarında yenilen). Aperatif. Hisse. Hafif şeyler yemek.

Non sna : Sna olmayan.

İngilizce Snafus Türkçe anlamı, Snafus eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snafus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rumple : Dağıtmak. Karman çorman etmek. Buruşturmak. Buruşmak. Kırışık. Karıştırmak (saçı). Kırıştırmak. Örselemek.

 

State : Bilgisayar, hukuk, fizik, kimya, sosyoloji alanlarında kullanılır. Durum. Eyalet. Ayıtmak. Belirtmek. Bilgi vermek. Değişkenlerin değerleri verildiğinde, dizgenin kesinlikle tanımlanan belirli durumu. Beyan etmek. Devlet. Söylemek.

Amalgamated : Karışmak. Birleşmek. Birleştirmek. Cıvayla karıştırılmış. Cıva ile karıştırmak.

Urbanisation : Şehirleşme. Kentli nüfusun payının artması. Kentleşme. Şehirleştirme. Elverişli koşulların doğmasıyla kırsal yörede bulunan küçük bir yerleşim yerinin zamanla büyüyüp kalabalıklaşması, kent niteliğini kazanması. Kentselleşme. Kibarlaşma.

Leakiness : Sızdırabilirlik. Sızma özelliği. Sızma durumu. Sızdırma. Sızma niteliği olma. Sızdırılabilir olma.

Lubrication : Lubrikasyon. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bağıl devinimli iki parçanın arasına, sürtünme ve aşınmayı azaltmak için yağ koyma işlemi. Kaygan duruma getirme, yağ, krem vb. bir madde sürerek herhangi bir yüzey veya oluşumu kaygan duruma getirme, lubrikasyon. Yağlama. Gereçlerin devinimli parçalarında sürtünme etkisini azaltma ve soğutma amacıyla uygun özdekleri kullanma. Gresleme.

Encapsulation : Kapsüle saklanma. Kapsüle konulma. Kapsüllenme. Kapsül içine alma. Kuşatma. Tek programda bağımsız olarak çalışması için gerekli tüm yöntemler ve verilerin girilmesi. Muhafaza içine yerleştirme. Sarma. Kapsüllenmiş olma durumu.

Bad business : Karışık iş. Kötü uğraş. Kötü iş.

Orderliness : Düzen. Düzenlilik. İntizam. Dakiklik. Çekidüzen.

Atony : Zafiyet. Normal tonusun veya kuvvetin yokluğu veya bulunmaması, takatsizlik, gerginliğin olmayışı, atonisite. en belirgin olarak sinir uyarımının bulunmadığı kaslarda biçimlenir. Atoni. Kuvvetsizlik. Gergi yitimi. Kas zayıflığı. Kas gergi yitimi. Dermansızlık.

 

Snafus synonyms : holy order, psychological condition, high profile, physiological condition, legal status, hyalinisation, ski conditions, low class, susceptibleness, eye condition, hyalinization, noise conditions, physiological state, low status, astigmia, social station, psychological state, xerotes, high ground, environmental condition, vacuolisation, high status, scandalisation, ionisation, election, case, hurly burly, atonia, litter, astigmatism, dominance, involvement, messy.

Snafus zıt anlamlı kelimeler, Snafus kelime anlamı

Dominant : Yüksek. Egemen. Baskın. Galip. Üstün. Baskın karakter. Dominant. Hakim. Dominat.

Upper class : Üst sınıf. Üst tabaka. Yüksek sınıf. Yüksek tabaka. Zenginler sınıfı. Kaymak tabaka. Sosyoekonomik üstünlüğü olan sınıf.

Middle class : Orta halli. Orta tabaka. Burjuva. Orta sınıf. Orta tabaka halk. Orta sınıftan olan. Orta direk.

Snafus antonyms : high status, low status, subordinate, lower class, danger, unsoundness, wetness, purity, fullness, emptiness, dryness, decline, impurity, comfort, improvement, safety, unsusceptibility, soundness, orderliness, astigmatism, discomfort, innocence, disorderliness, susceptibility, abnormality, stigmatism, tonicity, guilt, disorder, order.