Snoots türkçesi Snoots nedir
Snoots ingilizcede ne demek, Snoots nerede nasıl kullanılır?
Snoot : Işık kaynağının yanlarında bulunan, açılıp kapanarak ışığın biçimini düzenleyen yayındırıcı yüzey. Yüzü ekşitme. Yayındırıcı kanat. Burun. Uzatma eki. Çok ufak konuların yakından ve büyük görüntülerini saptamak için, mercek yuvası ile mercek arasına yerleştirilen ve odak uzunluğunu artıran maden boru. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yüz. Surat.
Snootier : Burnu havada. Burnu havalarda. Mağrur. Tepeden bakan. Kibirli. Kendini beğenmiş. Küçümseyen.
Snootiest : Mağrur. Tepeden bakan. Küçümseyen. Kendini beğenmiş. Burnu havada. Burnu havalarda. Kibirli.
Snootily : Aşağılar bir şekilde. Kendini beğenmiş bir şekilde. Kibirli bir şekilde. Burnu büyük bir şekilde.
Snootiness : Kibir. Kurum. Çalım.
Snooty : Tepeden bakan. Kibirli. Kendini beğenmiş. Küçümseyen. Mağrur. Kaba. Burnu havalarda. Burnu havada.
Snook : Zargana benzeri bir balık. Zargana benzer bir balık. Nanik.
Snooting : Yüz.
Snookers : Bir tür bilardo. Bilardo. Bir çeşit bilardo.
Snookered : Bitmiş. Yenilmiş. Köşeye kıstırılmış. İşi bozulmuş. Tükenmiş. Ayvayı yemiş.
İngilizce Snoots Türkçe anlamı, Snoots eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Snoots ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Miens : Tavır. Çehre. Eda. Görünüm. Hava. Görünüş.
Facial : Veçhi. Yüz (ile ilgili). Yüze ait. Yüz bakımı. Cilt bakımı. Yüz masajı. Yüzle ilgili. Yüze ilişkin. Yüzeyle ilgili.
Mien : Görünüm. Çehre. Tavır. Hava. Görünüş. Eda.
Kissers : Ağız. Öpücük.
Ironed : Ütülü. Ütülenmiş. Ütülenen. Buruşuklukları ütü ile düzeltilmiş olan.
Nasal : Genizden gelen. Genizsi ses (fonetik). Hayvanlarda burun veya koku alma duyu organına ait. Burun kemiği. Yumuşak damağın aşağı inmesi ve boğumlanmaya burun (geniz) yolunun da katılmasıyla çıkarılan ses. bk. geniz ünlüsü, geniz ünsüzü. karşıtı ağız sesidir. Buruna ilişkin. Genzel. Burun ile ilgili. Art damağın alçalması, ses yolundan gelen havanın hem ağızdan hem de burundan geçirilmesi yoluyla oluşan ünsüz türü. boğumlanma noktaları açısından bir çift dudak sesi olan m ile diş sesi olan n ve art damak sesi olan n ünsüzleri, boğumlanmaya aynı zamanda burun yolunun da katılması dolayısıyla birer geniz ünsüzüdürler: maşa, tanık, yonga, yonga; anadolu ağzl. banka [banka], bana kelimelerindeki m, n, n ünsüzleri gibi.
Frontispieces : Binanın yüzü. Kitabın başındaki resimli sayfa. Kitabın başındaki resimli ve süslü sayfa. Cephe. (kitabın başındaki) resimli veya süslü sayfa.
Forelands : Ön ülke. Ön bölge. Sahil çıkıntısı. Çıkıntı. Sürülmemiş arazi. Ön saha.
Hit : Olmak. Vurulmak. Yumruk atmak. Çarpmak. Başarılı film. Bulmak. Savut namlularının ucundaki düğmelerin, karşı yarışmacının sayılan ya da sayılmayan bölgelerine dürtülerek değmesi. Vurmak. Koyulmak. Yaralamak.
Kisser : Ağız. Öpücük.
Snoots synonyms : creaseless, even textured, velvet textured, fine textured, smooth textured, uncreased, unseamed, pip, sleek, countenances, countenance, frontages, seamless, conk, frontispiece, face, conking, slippy, pick off, puss, cheeking, facade, mugs, cliff, phiz, front, beaks, velvety, fast, glassy, beak, flight, kill.
Snoots zıt anlamlı kelimeler, Snoots kelime anlamı
Rough : İşlenmemiş. Kabaca. Haşin. Zor. Kabadayı. Nal kayarı takmak. Dalgalı. Külhanbeyi. Katı. Rahatsız bir şekilde.
Uneven : Dengesiz. Değişken. Düzgün olmayan. Yamuk. Kaba. İnişli yokuşlu. Düz olmayan. Pürüzlü. Tek (sayı). Düzensiz.
Unironed : Bir demirle kırışıklıkları giderilmemiş olan. Ütüsüz.
Snoots antonyms : nonslippery, coarse, roughen.

Bu kısımda Snoots kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Snoots ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Snoots anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Snoots ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.