Snottier türkçesi Snottier nedir

Snottier ingilizcede ne demek, Snottier nerede nasıl kullanılır?

Snottiest : Asteğmen (den. arg.). Aşağılık. Sümüklü. Kendini beğenmiş. Öfkeli.

Snotter : Yan yelken germe halatı. Zırlamak. Yakınmak. Ağlamak. Burun. Yan yelken ipi. Sızlanmak.

Snotty : Asteğmen (den. arg.). Kibirli. Öfkeli. Asteğmen. Burnu havada. Burnu havalarda. Aşağılık. Kendini beğenmiş. Sümüklü.

Snotty nosed : Sümüklü.

Snot rag : Mendil. (argo) mendil.

Snot : Sperm. Sümük. Aşağılık kimse. Döl. Küstah. Alçak. Aşağılık adam.

Snots : Sümük. Alçak. Sperm. Küstah. Döl.

İngilizce Snottier Türkçe anlamı, Snottier eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Snottier ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Caitiffs : Korkak. Aşağılık kimse. Alçak kimse. Bayağı. Alçak.

Angriest : Fırtınalı. İltihaplı. Kızarmış. Kızmış. En sinirli. Kızgın. Hiddetli. Hırslı.

Corybantic : Ayin sırasında sibel tanrıçasına refakat eden ruha benzeyen (özellikle dans ederek ve müzikle tanımlandığı şekilde). Çılgın. Coşkun.

Bighead : Mağrur. Fodul. Kendini birşey sanan kişi. Kendini bir şey sanan kişi. Ukala dümbeleği. Ukala.

Dyspeptic : Hazımsızlıkla ilgili. Sindirim güçlüğü ile ilgili. Hazımsızlık çeken kimse. Hazımsızlık çeken. Dispeptik. Kızgın.

 

Bigheaded : Hem kel hem fodul. Fodul. Burnu havalarda. Burnu havada.

Frenzied : Şiddetli. Çılgınca. Delice. Coşkun. Taşkın. Çılgın.

Bristlier : Kıl gibi. Kıllı. İdare edilmesi güç. Sert. Kılımsı. Terbiye. Sinirli.

Abject : Küçük düşürücü. Perisan. Son derece kötü. Miskin. Perişan. Berbat (bir durum). Alçak. Sefil. Rezil.

Snottier synonyms : snottiest, fuming, snivelling, bristliest, slimiest, cavaliers, chestiest, currish, clever dick, frantic, atrocious, dirtier, enraged, big head, snotty nosed, slimier, bigheads, derisible, beggarliness, chestier, contemptible, dirtiest, snotty, fierce, bristly, mucous, beneath contempt, blistering, angry, boastful, employee, difficulty, biggety.

Snottier zıt anlamlı kelimeler, Snottier kelime anlamı

Employer : Bir iş sözleşmesine dayanarak herhangi bir işte ücret karşılığı işçi çalıştıran tüzel ya da gerçek kişi. İş sahibi. Patron. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İşçi çalıştıran. İşletme sahibi. İstihdam eden. İşveren. İşçileri düşünü ya da beden gücüyle çalıştıran gerçek ya da tüzel kişi. Çalıştıran.