So then türkçesi So then nedir

So then ile ilgili cümleler

English: I'll tell him so then.
Turkish: Ben ona daha sonra söylerim.

English: Beautiful women die young - or so the saying goes. If so then my wife is going to live a long life.
Turkish: Güzel kadınlar genç ölür- ya da öylesine demişler. Eğer öyleyse benim karım uzun bir hayat yaşayacak.

So then ingilizcede ne demek, So then nerede nasıl kullanılır?

So : Güya. Demek ki. Yeter. Bu kadar. Kafi. Şöyle. Öyle mi. Böyle. Öyle.

Then : Ondan sonra. (ondan) sonra. O zaman. O halde. Daha sonra. Bu durumda. Zira. Öyleyse. O durumda. Ayrıca.

So amazed to : Çok şaşırmak.

So and so : Keza falan. Filan filan adam veya şey. Falan. Filan. Filan adam veya şey. Vesaire. Nitekim. Keza.

So as : Gibi suretle. -an şekilde. Gibi. İçin. -sın diye. Kadar gibi suretle. Ki. Amacıyla. Kadar. Veçhile için ki.

So be it : Olsun. (o halde) öyle olsun. Hadi öyle olsun. Olursa olsun. Peki öyle olsun. Neyse. Hadi bakalım. Öyle olsun.

So as to : İçin. Üzere. Ecek şekilde. -mek amacıyla. Amacıyla. -ecek bir şekilde. Diye. -mek için. -cek biçimde.

İngilizce So then Türkçe anlamı, So then eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak So then ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Thens : O zamanki. O durumda. O halde. Öyleyse. Bu durumda. Ayrıca. O zamanın. (ondan) sonra. O zamanlar.

Because of this : Bu yüzden. Bundan ötürü. Bundan dolayı. Bu nedenle.

Ad hoc : Bu maksatla. Planlanmadan. Mahsus. Doğaçlama. Bilhassa bunun için. Özel. Özel bir amaçlı. Geçici.

Now then : Öyle ise. De bakalım. Hadi.

Hence : Buradan. Bu zamandan sonra. Şu andan itibaren. Bundan. Sebebiyle. Dolayısıyla. Bunun sonucu olarak. Bu nedenle. Bundan dolayı. Dolayısı ile.

Therefore : Bu nedenle. Demek ki. Buna binaen. O yüzden. Bu cihetle. Bu sebeple. Therefore he put on his pullover. Bu sebepten. Bundan dolayı.

Then : O zamanlar. O durumda. O zaman. Ondan sonra. Demek. Sonra. Daha sonra. (ondan) sonra. Öyleyse.

Thus : Dolayısıyla. Şöyle. Bu nedenle. Bu sonuçla. O şekilde. Bu sayede. Şöylelikle. Böyle. Böylece.

In that case : Öyle olursa. Demek oluyor ki. Öyleyse. O takdirde. O halde. O durumda. Bu durumda.

Ergo : Binaenaleyh. Bundan dolayı. Dolayısıyla. İş.