Then türkçesi Then nedir

  • O zamanlar.
  • Daha sonra.
  • (ondan) sonra.
  • Ayrıca.
  • O zamanki.
  • O süre içinde.
  • O halde.
  • Zira.
  • Şu halde.
  • Madem öyle.
  • O zaman.
  • Ondan sonra.
  • O durumda.
  • Sonra.
  • O zamanın.
  • Bu durumda.
  • Öyleyse.
  • Demek.

Then ile ilgili cümleler

English: A good head and a good heart are always a formidable combination. But when you add to that a literate tongue or pen, then you have something very special.
Turkish: İyi bir kafa ve iyi bir kalp her zaman müthiş bir kombinasyondur. Fakat buna bir okuryazar dil yada kalem eklediğinizde, o zaman çok özel bir şeyiniz vardır.

English: "Did Jesus walk over water and then turn it into wine?" "No, that's a different story!"
Turkish: "İsa su üzerinde mi yürüdü ve onu şaraba mı dönüştürdü?" "Hayır bu başka bir konu!"

English: "Mirror, mirror on the wall. Who in the land is fairest of all?" And then the mirror would always reply: "You, my queen, are fairest of all."
Turkish: "Ayna, ayna söyle bana, benden güzel var mı bu dünyada?" ve ayna her zaman şöyle cevap verirdi:"Siz, kraliçem, en güzeli sizsiniz!"

English: "Your face is all over the BBC, Dima!" Al-Sayib exclaimed. "They say you slept with 25 men and then killed them! How the heck did you do that?!"
Turkish: "Yüzün BBC'nin her yerinde, Dima!"Al-Sayip bağırdı. "Onlar 25 adamla uyuduğunu va sonra onları öldürdüğünü söylüyorlar! Allah'ın belası bunu nasıl yaptın!

 

English: "Speak to me in French too - not just in German!" "No, because once I start, it'll become a habit and then how am I supposed to improve my German?"
Turkish: "Benimle Fransızca da konuş, sadece Almanca değil!" "Hayır, çünkü bir kez başlarsam bu bir alışkanlık olacak ve ben nasıl Almancamı geliştireceğim?"

Then ingilizcede ne demek, Then nerede nasıl kullanılır?

Then again : Üstelik. Kaldı ki. Ayrıca.

Then and there : Hemen. Oracıkta. Derhal. Anında.

Then by : Daha sonra. Sonra.

And then some : Hatta daha fazlası. Ve hem de çok daha fazla. Hatta daha da fazla.

Change then find : Değiştir ve bul.

By then : O zaman. O zamana kadar.

Back then : O zamanlarda. Bir zaman önce. O zamanlar.

And then : Ve o zaman. Ve sonra.

Between now and then : O zamana veya tarihe kadar.

Dump then reboot : Dökümden sonra yeniden önyükle.

İngilizce Then Türkçe anlamı, Then eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Then ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forth : Açığa. Sair. Dışarı. Diğer. Dışarıya doğru. İleri. Başka.

Bidden : Teklif edilmiş. Emretmek. Fiyat vermek. Davet etmek. Teklif edilen. Elde etmeye çalışmak. Söylemek. Deklare etmek. Teklif vermek.

Btw : Bu arada. Bu vesileyle. Şans eseri. Aynı zamanda (internet argosu). By the way (bu arada).

In turn : Sıra ile. Kah ... kah. Sırayla. -e gelince. Nöbetleşe. (bu da) dolayısıyla. Sırasıyla. Ki böylece veya dolayısıyla.

As well : Doğru. Aynı derecede. Dahi. Dahi anlamında de. Bile. De. İlave olarak. Da. Makul şekilde.

 

Sonar : Deniz radarı. Sonar. Denizaltı dinleme cihazı. Gemiye takılan, yarım küre biçimindeki alanı akustik dalgalarla tarayan, oşeonografik çalışmalarda ve balık sürülerinin görüntülenmesinde kullanılan araç. Deniz içinde ses veren şeylerin yerini ortaya çıkarmaya yarayan aygıt. Su altı radarı.

Afterwards : Bilahare. Devamında. Sonradan. Sonraları. Daha sonraları.

Sequels : Diziler. Sonrası. Netice. Devam. Sonuç.

In as much as : Kadarıyla. -e göre kadarıyla. -e dayanarak. -sı kadarıyla. Madem ki. -e göre.

At the time : O zamanda. O anda. Tam. O dönemlerde.

Then synonyms : call on, so, also, call, denominate, in other words, bade, inasmuch, afterward, next, at that rate, besides, because, and then, if so, denominates, then by, since, subsequent to, remark, sonars, for as much as, and what is more, in the second place, by and by, asserts, thens, sequel, subsequently, observed, thus situated, in this instance, again.

Then zıt anlamlı kelimeler, Then kelime anlamı

Future : Müstakbel. Ati. İleriki. Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. İlerki. Yarın. İstikbal. Filin anlattığı işin şimdiki zamandan sonraki bir zamana ait olduğunu gösteren kip. türkçede bir oluş ve kılışın gelecekte kesin olarak gerçekleşeceğini gösteren ek, -acak ekidir: dik-ecek, anlat-acak, sar-acak gibi. bu ek şahıs ekleri ile genişletilerek çekimli fiil olur. insanlara yalnız onlardan aldığımı vereceğim (t. buğra, yalnızlar, s. 102). yarın ben de onu bana gönderen makamın huzuruna çıkarak neşredilme imkanları aramakta olan dört kitabımdan söz açacağım… bakalım, beni nereye gönderecek (a. n. asya, ayın aynası, s. 71). meçhul yerlere doğru gideceğim, oradan kendimi en meçhule atacağım (peyami safa, bir tereddüdün romanı, s. 184). biraz sonra o, belki hepiniz bana nasihat vermeğe kalkacaksınız (a. h. tanpınar, huzur, s. 255). fakat, evvela cibalı’ya kadar yürüyeceğiz orada bir arkadaşa haber vereceğim (p. safa, mahşer, s. 292). vb. karşıtı geçmiş zaman’dır. bk. bildirme kipleri. Vadeli.

Present : Halihazır. Takdim etmek. Şimdiki zaman. Şu anki. Tanıştırmak. Hukuk, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Hediye. Mevcut. Armağan. Sunmak.

Then ingilizce tanımı, definition of Then

Then kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Than. At that time (referring to a time specified, either past or future).