Soaring türkçesi Soaring nedir

Soaring ile ilgili cümleler

English: Prices keep on soaring.
Turkish: Fiyatlar yükselmeye devam ediyor.

English: An eagle was soaring high up in the air.
Turkish: Bir kartal havada yüksekte süzülüyordu.

Soaring ingilizcede ne demek, Soaring nerede nasıl kullanılır?

Soaring flight : Yükselen uçuş. Yukarı doğru yükselen ve uzaklaşan uçuş. Yükseğe fırlayan.

Soaring prices : Fırlamak. Hızla yükselen fiyatlar.

Soarings : Yükselen. Yüce. Havada süzülme. Yüksekte uçan. İdeal. Tırmanan.

Mesoarium : Yumurtayı yerinde tutan periton kıvrımı.

Soar prices : Fırlamak.

Soared : Gözü yükseklerde olmak. Hızla uçmak. Hızla yükselmek. Yükselmek. Tırmanmak. Süzülmek. Uçmak. Yüksekten uçmak. Havada süzülmek. Artmak.

Soarer : Havada fırlayan şey. Fırlayan.

Soak out : Suya bastırarak bir şeyi çıkarmak.

Soak in : Çekmek. Emmek.

Soarers : Havada fırlayan şey. Fırlayan.

İngilizce Soaring Türkçe anlamı, Soaring eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soaring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Epitomes : Simge. Misal. Özet. Somut örnek. Örnek. Öz.

Acclivitous : Eğimli. Yukarıya doğru eğilimli.

Planing : Planörle uçma. Planyalama. Kayar (den.). Rendeleme.

 

Glides : Planörle uçmak. Akmak. Motorsuz uçmak. Kaymak (bir yerden vb). Süzülerek gitmek. Kaymak. Kayma. Kaydırmak. Süzülmek.

Raisings : Yetiştirme. Kabartma. Kaldırma. Yükseltme. Tüylendirme. Zam. İlave. Kendini bilen. Şardonlama.

Lofty : Ali. Afili. Ulvi. Azametli. Yüksek. Gururlu. Çalımlı. Kibirli. Mağrur.

Eminent : Seçkin. Ünlü (kişi). Ünlü. Yüksek. Yüksek rütbeli. Kolayca görünen. Tanınmış ve üstün. Üstün. Yüksek (yer).

Climbing : Tırmanıcı. Çıkma. Tırmanma. Tırmanış. Dağcılık. Kendine özgü araçlarda, vücudu, kollarla yardımlı yardımsız çekerek yukarı doğru yer değiştirme. Artış.

Escalatory : Artan.

Towering : Çok şiddetli. Aşırı. Büyük. Şiddetli. Yüksek. Çok yüksek. Yükselme. Son derece.

Soaring synonyms : ascendants, honourable, enhanced, optimal, ascending, epitome, acclivous, empyreal, apotheoses, optimum, soarings, missions, ascensional, high, bigger, ascendent, loftier, goal, ethel, honorable, ascendant, arisings, arising, honorables, exalted, all powerful, almighty, mission, raising, increscent, rising, glided, goals.

Soaring zıt anlamlı kelimeler, Soaring kelime anlamı

Low : Yıkmak. Böğürmek. (ses) yavaş. Düşük. Ucuz. Böğürme. Alçak. (inek) böğürmek. Böğürmek (inek veya öküz).