Soarer türkçesi Soarer nedir
- Fırlayan.
- Havada fırlayan şey.
Soarer ingilizcede ne demek, Soarer nerede nasıl kullanılır?
Soarers : Fırlayan. Havada fırlayan şey.
Soared : Yüksekten uçmak. Hızla uçmak. Fırlamak (fiyatlar vb). Süzülmek. Gözü yükseklerde olmak. Ötesine gitmek. Artmak. Fırlamak. Uçmak. Göz dikmek.
Soar prices : Fırlamak.
Soar : Yükselmek. Havada süzülmek. Ötesine gitmek. Süzülmek. Hızla yükselmek. Fırlamak. Hızla uçmak. Göz dikmek. Yüksekten uçmak. Gözü yükseklerde olmak.
Soaring : Tırmanan. Havada süzülme. Yüce. İdeal. Yüksekte uçan. Yükselen.
Soak through : Tamamen ıslanmak. -den sızmak. Sırılsıklam olmak. Sırılsıklam etmek. Tamamen ıslatmak.
Soarings : Havada süzülme. Tırmanan. İdeal. Yüksekte uçan. Yükselen. Yüce.
Soaring flight : Yukarı doğru yükselen ve uzaklaşan uçuş. Yükselen uçuş. Yükseğe fırlayan.
Soaring prices : Fırlamak. Hızla yükselen fiyatlar.
Soak out : Suya bastırarak bir şeyi çıkarmak.
İngilizce Soarer Türkçe anlamı, Soarer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Soarer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Allocation : Ayırma. Pay. Tahsis etme. Tahsis. Pay ayırımı. Özgü kılma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Özgüleme. Bir işin yapılması için ayrılan para. Paylaştırma.
Ration : İstihkak. Miktar. Vesika ile verilen miktar. Piyasada kıt olan malı tüketicilere paylaştırmak amacıyla karne verilmesine dayanan tayınlama yöntemi. Tayınlama kapsamında dağıtılan mallar. Vesika ile dağıtmak. İktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tavan fiyatın uygulandığı durumlarda istemin sunumu aşmasına bağlı olarak oluşabilecek karaborsayı önlemek amacıyla devletin belli önceliklere göre mal dağıtımını düzenlemek için verdiği ve üzerinde kullanıcının adı, geçerlilik süresi, geçerli olduğu bölge ve malın türünün belirtildiği belge. malların geçici olarak ödemeleri yapılmadan yurt dışına çıkarılmasına olanak sağlayan gümrük belgesi. İstihkakını saptamak. Pay.
Gaze : Gözünü dikme. Dik dik bakmak. Sürekli bakış. Dik bakış. Gözünü dikerek bakmak. Gözünü dikmek. Nazar. Bakış.
Allotment : Parselleme. Tahsis. Paylaştırma. Pay. Tahsisat. Arsa payı. Program tahsisleri. Hisselere ayırma. İnsanların üzerinde sebze veya meyve veya küçük bitkiler yetiştirmeleri için kiraladıkları küçük toprak parçası. Ödenek.
Net income : Net hasılat. Gelirin elde edilmesi sırasında vergi, yıpranma gibi giderlerin elde edilen toplam gelirden düşülmesiyle bulunan gelir. bk. harcanabilir gelir. Safi gelir. Net gelir. Safi irat. Net kar.
Profits : Kar etmek. Yaramak. Yararlanmak. Kar getirmek. Yararı olmak.
Part : Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Fasıl. Ayrılmak. Parçalamak. Bölmek. Bölüm. Taraf. Hisse. Parça. Yan.
Outface : Meydan okumak. Alt etmek. Bakışları ile alt etmek. Yenmek. Bakışları ile altetmek. Gözünün içine bakarak utandırmak. Üstesinden gelmek. Bakışlarıyla altetmek.
Lucre : Servet. Para. Akçe.
Cut : Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Kesmek. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Diş çıkarmak. Kurgulamak. Kesilmiş. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Kesik. Topsuz giriş. Kırpmak.
Soarer synonyms : piece, net, percentage, slice, way, look, portion, stake, stargaze, earnings, sprung, interest, tranche, dashed, net profit, stare down, outstare, darter, profit sharing, allowance, profit, split, dispensation, darters, dashing, assets, dole, soarers.
Soarer zıt anlamlı kelimeler, Soarer kelime anlamı
Act : Çeşitli güdülerden kaynaklanan ve tanısal bir içeriği olan amaçlı davranış. Bir oyunda konunun ana parçalarından her biri bk. perde. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Oyuncunun gerekli ses uygulayımı ve gövde hareketleri ile bir oyun kişisini canlandırması ya da göstermesi. Oynamak (rol). Yasa. Bölüm. Etki. Hareket etmek. Rol yapmak.
Disjoin : Birleşmesine engel olmak. Ayırmak. Bağları kopmak.

Bu kısımda Soarer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Soarer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Soarer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Soarer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.