Planing türkçesi Planing nedir
- Kayar (den.).
- Planörle uçma.
- Rendeleme.
- Planyalama.
- Havada süzülme.
Planing ingilizcede ne demek, Planing nerede nasıl kullanılır?
Planing machine : Planya tezgahı. Planya. Planya makinesi. Düzleme makinesi.
Planing mill : Planya atölyesi. Planyalama atölyesi.
Aquaplaning : Uçak lastiklerinin pistteki su birikintileri nedeni ile dönüş yapamaması. Tekerlek kayması. Sıvı basınçlı kriko. Tekerleklerin yoldaki su birikintileri üzerinde kayması. Lastiklerin su birikintilerinde yol tutuşunu kaybetmesi. Islak yolda kayma. (araçlar için) araba lastikleri ve yol arasında ince su tabakası yükselmesi (yol ile temas olmayacak bir şekilde). Kızaklama. Suda kayma.
Deplaning : Uçağı boşaltma. Uçaktan inmek. Uçaktan indirmek.
Emplaning : Uçağa bindirmek. Uçağa binme. Uçağa binmek. Uçağa yüklemek.
Sailplaning : Planörle uçma. Uçarak. Planörcülük.
Glandulae plani rostralis : Glandula plani rostralis. Domuzda planum rostrale'de bulunan bezler.
Glandulae plani nasalis : Koyunlarda, keçilerde ve etçilerde planum nasale'de bulunan bezler. Glandula plani nazalis.
Planiform : Düz yüzeyli. Düz biçimli.
Planimetric : Planimetrik. Alanölçümsel.
İngilizce Planing Türkçe anlamı, Planing eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Planing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Purport : Gibi görünmek. Demek istemek. İfade etmek. İddiasında olmak. Göstermek. Bildirmek. İddia etmek. Niyet. Anlamına gelmek. Anlam.
Scheduling : Bir izlenecek klavuz yaratma işlemi. Programlama. Zaman planlama. Zamanlama. Programlayarak. Zaman çizelgesi yapma işlemi. Planlama. Düzenleme. Zaman çizelgelemesi.
Programming : Program yapma. Komutlama. Bilişim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bağdarlamalama. İzlencelerine. Bir sinemada gösterilecek filmlerin seçimi, sürelerinin düzenlenmesi, filmlerin zamanında elde edilmesi, izlencenin yayımlanması, tanıtılması işi. tv. yapımı, yayını tasarlanan izlencelerin saptanması. izlencenin, izlence çizelgesinin hazırlanması. Bağdarlama yapma. Verilerin bilgisayarda istendiği biçimde işlenmesini sağlamak amacıyla çeşitli girdilerle işletece verilen düzenlenmiş işlem yönergesi. Program yapımı. Kodlama.
Substance : Esas. Töz. Ana fikir. Zenginlik. Düşünbilimde evreni oluşturduğu ve altöğelere ayrılamayacağı varsayılan temel öğelerden her biri. Öz. Servet. Uzayda yer doldurup kimyasal bir yapısı olan varlık. Asıl. Güçlülük.
Glided : Kayma. Süzülerek gitmek. Kaydırmak. Planörle uçmak. Süzülmek. Kaymak. Motorsuz uçmak. Akmak. Sessizce ve kayıyormuş gibi gitmek.
Sense : Farkında olmak. Algı. Genel düşünce. Kelimenin tek başına veya söz içindeki öteki ögeler ile bağlantılı olarak zihinde yarattığı kavramlardan her biri: kestirmek ağaç kestirmek, kumaş kestirmek, bir şeyi tahmin edebilmek: işin sonunda nereye varacağını kestiremiyorum; birazcık uyumak: bir saat kadar kestirirsem kendimi toplayabilirim vb. Duygu. Hissetmek. İnsan ve hayvanlarda dış dünyanın etkisini duyma yeteneği. Anlamak. İçine doğmak. Duymak.
Readying : Hazırlık yapma. Hazırlanma.
Shaping : Bir dağılımın çizgesel biçiminin eğiklik ve basıklığı. Biçimlendirme. İşleme. Yem maddelerinin veya bunların karışımlarının sıkıştırma işlemiyle büyük bir kitle halinde bir araya getirilmiş durumu. Bir şeyin şeklini tanımlama. Bir şekil yaratma eylemi. Kalıplama. Gabarileme. Şaping.
Signification : Delalet. Anlamlama. İmlem. Mana. Anlam. Meal. İşaretleme. Signifikasyon. Anlam verme. İfade.
Symbolization : Bir şeyi simgeler aracılığıyla anlatma ya da gösterme. bir tutum, eylem ya da duyguya simge işlevinin verilmesi. Simgeleme. Simgeleştirme. Sembolleştirme. Sembolizasyon.
Planing synonyms : grammatical meaning, birth prevention, nicety, sailplaning, core, programing, overtone, significance, intent, soarings, preparation, glides, referent, spirit, nuance, burden, import, moral, subtlety, essence, gratings, rasping, signified, lesson, connotation, gist, planation, effect, intension, subject matter, symbolisation, grating, family planning.
Planing zıt anlamlı kelimeler, Planing kelime anlamı
Unpleasant : Antipatik. Aynasız. Sıkıcı. Sevimsiz. Tatsız. Çirkin. Hoş olmayan. Hoşa gitmeyen. Kaba. Fena.
Ugly : Huysuz. Tatsız. İğrenç. Sakil. Çirkin. Biçimsiz. Kötü. Pis. Ters. Aybacar.
Humorless : Keyifsiz. Şakadan anlamayan. Espri anlayışı olmayan. Nükteden anlamayan.
Planing antonyms : displeasing, unattractive.

Bu kısımda Planing kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Planing ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Planing anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Planing ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.