Sobs türkçesi Sobs nedir

Sobs ile ilgili cümleler

English: Between sobs, that lost girl said her name.
Turkish: O, kayıp kız hıçkırıklar arasında adını söyledi.

English: Tom's sobs could be heard from the next room.
Turkish: Tom'un hçkırıkları yan odadan duyulabiliyordu.

Sobs ingilizcede ne demek, Sobs nerede nasıl kullanılır?

Sob out : Ağlarken söylemek. Hıçkırıklarla söylemek.

Sob sister : Okurlarını ağlatan yazar. Duygu yüklü yazılar yazan gazeteci.

Sob story : Acıklı hikaye. Çok üzüntü verici hikaye.

Sob stuff : Aşırı duygusallık. Santimantalizm.

Heart wrenching sob : Yürek paralayan ağlayış. Kederli ağlayış.

Sobbers : Kontrolsüz biçimde ağlayan kimse. Hıçkıra hıçkıra ağlayan kimse. Kontrolsüz bir şekilde ağlayan kimse.

Sober down : Uslanmak. Ciddileşmek. Aklı başına gelmek. Ayılmak. Uslandırmak.

Heartbreaking sob : Korkunç bir şekilde kederli ağlayış. Yürek parçalayıcı ağlayış. Yürek burkan ağlayış.

Sob : Hıçkırık. Hıçkırmak. Hüngürdemek. Hıçkıra hıçkıra ağlamak. Hüngür hüngür ağlamak. Ağlarken içini çekme. Hüngürtü. İç çeke çeke ağlamak. Hıçkırarak ağlamak. Hıçkırıklara boğulmak.

 

Sobber : Kontrolsüz biçimde ağlayan kimse. Kontrolsüz bir şekilde ağlayan kimse. Hıçkıra hıçkıra ağlayan kimse.

İngilizce Sobs Türkçe anlamı, Sobs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sobs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blub : Hüngür hüngür ağlamak. Yüksek sesle ağlamak.

Hiccup : Singultus. Hıçkırık tutmak. Geçici kesinti. Hıçkırma. Hıçkırık. Kesikli internet bağlantısı. Hikap. Hücreler arası aktarmadaki işaret bozulması. Hık.

Point : Göstermek. Sayı. Puan. Tevcih etmek. Ucunu sivriltmek. Topun kurallara uygun olarak geri çevrilememesi ya da başlama atışının kullanılmaması sonucu tarafların kazancını ya da yitirimini belirleyen birim. Uç vermek. Doğrultmak. Doğrultmak (silah). Sivrilmek.

Sob : Hüngürdemek. Hıçkırık. Hüngürtü. Hüngür hüngür ağlamak. Ağlarken içini çekme.

Whimper : İnleme. Ağlamaklı bir şekilde konuşmak. Mızırdanma. Ağlama. Ağlamak. Yavaşça inlemek. Sızlanma. İnilti. Hafifçe inlemek. Hafif hafif yakınmak.

Hiccuped : Hıçkırık tutmak.

Brassing : Pirinçten yapılmış eşya veya kaide. Küstahlık. Pirinçle kaplamak. Tıngır. Bando. Pirinç. Yüzsüzlük. Cüret.

Hiccuping : Hıçkırık. Hık. Geçici kesinti. Hıçkırma. Hücreler arası aktarmadaki işaret bozulması. Kesikli internet bağlantısı. Hikap. Hıçkırık tutmak.

Boodles : Cemaat. Anafor. Rüşvet.

Chip : Marangoz-doğramacı. Kenarından parça koparmak. Takılmak. Mikrodevre (bilgisayar). Çatlak. Bilgisayar, bilişim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çöp. Fiş. Yontmak. Kenarını kırmak.

Sobs synonyms : southeast by south, compass point, cash, have the hiccups, breads, hiccough, hiccupping, whimpers, weep, hiccoughed, coffer, coffering, sobbed, bunce, hiccupped, chink, hiccoughs, beans, have the hiccoughs, cashes, chinks, brass, cry sobbingly, cry, banknote, hiccups, make a hiccup, brasses, whimpered, bread, sobing.

 

Sobs zıt anlamlı kelimeler, Sobs kelime anlamı

Laugh : Gülmek. Hande. Gülüş. Sevinmek. Gülme. Eğlenmek. Gülüşme. Kahkahayla gülmek. Gülerek neden olmak. Kahkaha atmak.