Social gathering türkçesi Social gathering nedir

  • Meclis.
  • Sosyal toplanma.
  • Bir araya gelme.

Social gathering ingilizcede ne demek, Social gathering nerede nasıl kullanılır?

Social : Başka insanlarla beraber olmayı seven (kimse). Organizmaların kümeler içinde etkileşimine ilişkin olan. toplum ya da topluluklarla ilgili, onlara ilişkin. bireyin başkalarıyla olumlu ilişkiler kurabilme yeteneğini denediği gelişme evresiyle ya da bu evredeki etkinliklerle ilgili bulunan. Sosyal. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı. Arkadaş canlısı. Girgin. Toplumcul. Sokulgan. Eğlence.

Gathering : Çıban. Şiş. Apse. Toplayıcılık. Büzgü. Kalabalık. Yabanıl meyveleri, ot tohumlarını, kökleri, yumru köklü bitkileri, küçük hayvanları, deniz kabuklarını, böcekleri, yabanıl balları, ağaçların öz sularını vb. toplamaya dayanan; genellikle avcılıkla birlikte yapılan, fakat avcılıktan daha basit bir tekniği gerektiren, insanlığın en eski besin elde etme yolu. Toplama. Biriktirme. Toplantı.

Social ability : Bir toplumun eğitim düzeyi ile özellikle niteliksel özelliklere sahip siyasi, ticari, sinai ve mali kurumlarından oluşan teknik yeterliliği olarak abramovitz tarafından tanımlanan kavram. Sosyal yetenek.

Social abnormality : Toplumsal düzgüsüzlük. Bir bireyin, bir toplumsal kümenin davranışlarında, toplumsal çevresi ile ilişkilerinde ya da toplumun yapısında, işlevlerinde, toplumsal olarak yaptırıma bağlanmış olan düzgülere uymayan niteliklerin bulunması.

 

Social accounting : Sosyal muhasebe. Bk. sosyal hesaplar bir firma etkinliklerinin toplum üzerindeki etkisinin değerlendirildiği bir muhasebe yöntemi. Sosyal hesaplar.

Social accounting matrix : Ekonominin farklı kesimleri arasında belirli bir dönemde milli gelir ve harcama hesapları işlemlerinin girdi-çıktı akım tablosu biçimdeki gösterimi. Sosyal hesaplar matrisi.

İngilizce Social gathering Türkçe anlamı, Social gathering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Social gathering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggregation : Hücrelerin yuvarlaklaşması ve üzüm salkımı biçiminde bir araya toplanması. birleştirme, toplayıp yığma, kümelenme, kan pulcuklarının kümelenmesi gibi. Toplanma, bir araya gelme, kümeleşme. saldırı, canlılar arasında beslenma, çiftleşme, yuva alanının korunması gibi savunma, korku veya rekabetle ilgili davranışlar. Yığın. Yığışım. Küme. Toplama. Birikim. Yığışma. Birleştirme. Bir araya toplanma.

Conclaves : Papayı seçmek için kardinallerin toplanması. Özel toplantı. Oturum. Kardinaller meclisi. Kardinaller toplantısı.

Coming together : Kavuşma. Toplanma.

Assemblage : Bir araya toplama. Montaj. Topluluk. Toplama. Toplanma. Birleştirme. Kalabalık. Toplantı. Bir araya toplanma.

Convocation : Toplantı. Toplantıya çağrı. Mahkeme daveti. Çağrı. Davet.

Agoras : Toplanma yeri. Toplantı yeri. Meydan. Açık alan. Pazar yeri. Agora.

 

Concourses : Terminal salonu. Açık alan. Meydan. Toplanma. Kalabalık. İzdiham. Konuşma. Park gezinti yolu. Gelme.

Fraternising : Dost olmak. Bir araya gelmek. Dostça ilişki kurma. Kardeşçe davranmak. Arkadaşlık etmek. Arkadaşlık etme (ayrıca fraternizing). Dostça ilişki kurmak. Eklemek.

Council : Yönetim kurulu. Belediye meclisi. Divan. Konsey. Kurum. Kurul. Konsil. Öğreti ve kilise düzeni ile ilgili sorunları çözümlemek üzere toplanan piskopos ve din bilginlerinden oluşan kurul.

Divan : Salon. Büyük meclis. Divan. Şairin tüm şiirleri. Tütün ve kahve içilen oda. Sedir.

Social gathering synonyms : conclave, assemblages, assembly, concourse, fraternizing, chamber, assemblies, convocations, aggregations, agora, congress, councils, board.