Solicit türkçesi Solicit nedir

  • Teşvik etmek.
  • Israrla istemek.
  • Kışkırtmak.
  • Fahişelik yapmak.
  • Israrla rica etmek.
  • Sokakta müşteri aramak (fahişe).
  • İstemek.
  • Dilemek.
  • Talep etmek.
  • Tahrik etmek.
  • Asılmak (erkeğe).
  • Davetkar konuşmak (fahişe).
  • Yalvarmak.
  • Baştan çıkarmaya çalışmak.
  • Askıntı olmak.
  • (yardım veya bir iyilik vb) istemek.

Solicit ile ilgili cümleler

English: I'll let you know my decision after I have consulted my solicitor.
Turkish: Ben, benim avukatıma danıştıktan sonra, kararımı bildireceğim.

English: Ali doesn't like unsolicited advice.
Turkish: Ali istenmemiş tavsiyeden hoşlanmaz.

English: He solicited our votes.
Turkish: O oyumuzu talep etti.

English: I asked the solicitor to make out my will.
Turkish: Avukattan vasiyetimi yazmasını rica ettim.

English: Jale is sending me unsolicited love letters.
Turkish: Jale bana istenmeyen aşk mektupların gönderiyor.

Solicit ingilizcede ne demek, Solicit nerede nasıl kullanılır?

Solicitant : İsteyen kimse. Dileyen kimse. Ciddiyetle talep eden kimse.

Solicitation : Kışkırtma. Rica. Israrla isteme. İstem. Davetkar konuşma. İsteme. Talep. Suç işlemeye teşvik. Fuhuşa teşvik. Suça teşvik.

Solicitations : Taciz etme. Israrla isteme. Davetkar konuşma. Talep. Ricalar. Rica. İstem. Kışkırtma.

Solicited : Rica edilen. İstemek. Baştan çıkarmaya çalışmak. İstenen. Davetkar konuşmak (fahişe). Israrla istemek. Asılmak (erkeğe). Dilemek. Kışkırtmak. Tahrik etmek.

 

Soliciting : Davetkar konuşmak (fahişe). Dilemek. Tahrik etmek. Yalvarmak. İstemek. Asılmak (erkeğe). Kışkırtmak. Müşteri arama. Israrla istemek. İş yapmak isteğinde bulunma.

Solicitors : Acenta. Reklam ajansı. Savcı. Hukuk görevlileri. Avukat. Hukuk görevlisi.

Solicitous : Sabırsız. Kaygılı. Meraklı. Tedirgin. Özen gösteren. İstekli. Vesveseli. Arzulu. Dikkatli. Endişeli.

Solicitous of : -e istekli.

Solicitorship : Avukatlık. Dava vekilliği. Bir avukatın bürosu veya görevleri. Hukuk müşavirliği.

Solicits : Teşvik etmek. Sokakta müşteri aramak (fahişe). Israrla rica etmek. Asılmak (erkeğe). Baştan çıkarmaya çalışmak. (yardım veya bir iyilik vb) istemek. Kışkırtmak. Dilemek. Tahrik etmek. Yalvarmak.

İngilizce Solicit Türkçe anlamı, Solicit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Solicit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ask : Soru sormak. Rica etmek. İstirham etmek. Davet etmek. Kaşınmak. Sormak. Çağırmak. Hak etmek.

Appeal : Çekicilik. İlgisini çekmek. Sıçramaya girerken atılım hareketi. Yüksek mahkemeye yapılan rica. Çekim. Yalvarma. Üst mahkemeye başvurmak. Yardım ya da merhamet için yapılan rica.

 

Importuning : Başının etini yemek. Can sıkmak. Tutturmak. Sıkboğaz etmek.

Embolden : Cesaret vermek. Yüreklendirmek. Gaza getirmek.

Eggler : Yumurta atmak. Torpido. Dürtmek. Damarına basmak. Yumurta. Taslak.

Exact : Dikkatli. Kesin. Doğru. Zorlamak. Titiz. Dayatmak. İstemek ve zorla almak. Tehditle almak. Tamı tamına. Tehditle elde etmek.

Hustle : Acele etmek. Gözünü dört açıp çok çalışmak. Dürtmek. İtelemek. İtişip kakışmak. Hile ile satmak. İtip kakmak. Çabuk olmak. Acele ettirmek.

Agitate : Başkaldırmak. Üzmek. Propaganda yapmak. Çalkalamak. Sallamak. Telaşlandırmak. Dalgalandırmak. Kamuoyunu kışkırtmak. Altüst etmek.

Cathects : (psikoanaliz) bir başka insandaki veya fikirdeki veya nesnedeki duygusal veya zihinsel enerjiyi harcamak. Canlandırmak. Gayrete getirmek.

Claim : Talep. Sav. Almak. Israr etmek. Alacak hakkı. Hak talep etmek. Gerektirmek. Hak talebinde bulunmak. İstek.

Solicit synonyms : disturb, whoring, countenancing, buttonhole, drew, importune, adjured, commove, importuned, claimed, exacted, begs, call down, cheer on, appeals, beg for, abetted, adjuring, cause, actuate, entreat, whored, desiring, push for, aspire to, appealed, abet, be after, attach oneself to, disturbs, call for, egging, agitating.

Solicit zıt anlamlı kelimeler, Solicit kelime anlamı

Refrain : Alıkoymak. Çekinmek. Frenlemek. Geri durmak. Kendini tutmak. Kaçınmak. Sakınmak. Nakarat.

Solicit ingilizce tanımı, definition of Solicit

Solicit kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to solicit person for alms. To apply to for obtaining something. To ask from with earnestness. To make petition to.