Solicitorship türkçesi Solicitorship nedir
- Avukatlık.
- Dava vekilliği.
- Bir avukatın bürosu veya görevleri.
- Hukuk müşavirliği.
Solicitorship ingilizcede ne demek, Solicitorship nerede nasıl kullanılır?
Solicitors : Hukuk görevlileri. Avukat. Reklam ajansı. Acenta. Savcı. Hukuk görevlisi.
Solicitor general : Başsavcı. Danıştay başkanı. Kraliyet hukuk görevlisi (ing.). Başsavcı yardımcısı.
Instruct a solicitor : Avukat tutmak.
Solicitor : Acente. Avukat. İstekli. Dava vekili. Talip. Hukuk görevlisi. Hukuk müşaviri. Acenta. Aracı. Savcı.
İngilizce Solicitorship Türkçe anlamı, Solicitorship eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Solicitorship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Berth : Palamarla bağlamak. Açıklık. Demir yeri. Yatacak yer bulmak. Görev. Yatak. Rıhtıma bağlamak. Limana girmek. Gemici ranzası. Rıhtıma yanaşmak.
Advocacy : Tarafgirlik. Yasal savunma. Tarafını tutma. Taraftarlık. Fikir savunuculuğu. Müdafaa. Savunma. Taraf tutma. Yan tutma.
Legal council : Hukuki konulardan sorumlu olan kuruluş.
Place : Mevki. Mahal. Statü. Sorumluluk. Yazdırmak. Koymak. Bir cismin durduğu, bulunduğu nokta ya da yüzey parçası. Ev. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Makam.
Position : Vaziyet. Mevki. Koymak. Bir dizgide, bir damganın oturabildiği ve bir sıra sayısınca tanıtılabilen her bir yer. Konumlanmak. Makam. Statü. Yerini belirlemek. Pozisyon. Duruş.
Spot : Nokta. Saçmak. Nokta yapmak. Alacalamak. Değerlendirmek. Tiyatroda kullanılan, mercekli ve aynalı, parlak ışıklı, yüksek dirençli ışıklama aygıtı. ışıldaklarla sert ya da yumuşak yöresel ışık sağlanabilir. Benek yapmak. Kısa tanıtı. Lekelemek. Benek benek olmak.
Office : Bakanlık. Çalışma yeri (ofis). Makam. Devlet dairesi. Hizmet. Kalem. Atölye. Ofis. Kiler. Memuriyet.
Lawyerly : Avukatça. Avukat gibi.
Situation : Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Vazife. Görev. Yağday. Ekmek kapısı. Mevki. Hal. Konum. Halet. Yer.
Post : Vazifelendirmek. Direk. Posta ile göndermek. Sonrası. Postalamak. Bildirmek. Makam. Sonra. İlan yapıştırmak. Sonraki.
Solicitorship synonyms : attorney, attorneyship, advocacies, billet.

Bu kısımda Solicitorship kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Solicitorship ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Solicitorship anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Solicitorship ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.