Soliciting türkçesi Soliciting nedir

  • Asılmak (erkeğe).
  • Müşteri arama.
  • Kışkırtmak.
  • Dilemek.
  • Yalvarmak.
  • Baştan çıkarmaya çalışmak.
  • Israrla istemek.
  • Davetkar konuşmak (fahişe).
  • İş yapmak isteğinde bulunma.
  • İstemek.
  • Tahrik etmek.

Soliciting ingilizcede ne demek, Soliciting nerede nasıl kullanılır?

Solicit : Talep etmek. Yalvarmak. (yardım veya bir iyilik vb) istemek. Asılmak (erkeğe). Sokakta müşteri aramak (fahişe). Teşvik etmek. Baştan çıkarmaya çalışmak. Kışkırtmak. Dilemek. Tahrik etmek.

Solicitant : İsteyen kimse. Dileyen kimse. Ciddiyetle talep eden kimse.

Solicitation : İstem. Suça teşvik. Rica. Davetkar konuşma. Suç işlemeye teşvik. Talep. Israrla isteme. Fuhuşa teşvik. İsteme. Kışkırtma.

Solicitations : Israrla isteme. Rica. Davetkar konuşma. Taciz etme. Kışkırtma. Talep. Ricalar. İstem.

Solicited : Baştan çıkarmaya çalışmak. Kışkırtmak. Rica edilen. Davetkar konuşmak (fahişe). İstemek. Yalvarmak. Tahrik etmek. Dilemek. İstenen. Israrla istemek.

Solicitous : Vesveseli. Meraklı. Arzulu. Dikkatli. Tedirgin. İstekli. Sabırsız. Endişeli. Özen gösteren. Kaygılı.

Solicitress : İsteyen kadın. Kadın avukat. Talepte bulunan kadın. Dilekçe veren kadın. Kadın hukuk görevlisi. Müvekkillere yasal hizmet veren ve talepleri alt derece mahkemelere sunan ancak baro üyesi olmayan kadın avukat (britanya). Kadın talepçi.

 

Solicitor general : Danıştay başkanı. Kraliyet hukuk görevlisi (ing.). Başsavcı yardımcısı. Başsavcı.

Solicits : Baştan çıkarmaya çalışmak. İstemek. Kışkırtmak. Asılmak (erkeğe). Teşvik etmek. Tahrik etmek. Israrla istemek. Davetkar konuşmak (fahişe). Yalvarmak. Israrla rica etmek.

Solicitousness : Endişelilik. Aşırı ilgililik. Büyük özen gösterme durumu. Düşüncelilik. Aşırı özen. Dikkat etme durumu. Dalgınlık. Kaygılılık. Israrcılık. Aşırı endişelilik.

İngilizce Soliciting Türkçe anlamı, Soliciting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Soliciting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be in need of : İhtiyaç duymak. İhtiyacında olmak. -e ihtiyacı olmak. Gereksinim duymak. İhtiyacı olmak. Muhtaç olmak. Gereksinim içinde olmak. Gereksemek. Gereksinmek.

Disturb : Kaygılandırmak. Endişelendirmek. Rahatsız etmek. İhlal etmek. Taciz etmek. Altüst etmek. Huzursuz etmek. Bozmak. Rahat vermemek.

Beseeches : Rica etmek.

Ask for : Aramak. Rica etmek. Talep etmek.

Push for : Şiddetle talep etmek. Arzulamak. Can atmak.

Antagonizing : Aleyhine çevirmek. Kızdırmak. Karşı çıkmak. Düşman etmek.

Ask for it : Hak etmek. Aranmak. Kendi kaşınmak. Bunu sen istedin. Çanak tutmak. Belasını aramak.

Conjure : Rica etmek. El çabukluğu ile çıkarmak. Yolunu bulmak. Afsunlamak. Sihirle çıkarmak. Büyülemek. Büyü ile çağırmak. Büyü yoluyla çağırmak (ruh vb). Hokkabazlık yapmak. Büyü yoluyla ruh çağırmak.

Aspire to : Amaçlamak. Arzu etmek. Amaç edinmek.

Soliciting synonyms : beg persistently, solicited, exact, desires, appeal, press for, solicits, beseeched, be spoiling for, importuning, exacted, beg, adjuring, begs, desire, adjured, abetted, aggravate, ask, egging, importuned, entreat, antagonised, antagonises, abet, actuates, exacts, adjures, importunes, agitates, disturbs, antagonizes, asks.