Ask for it türkçesi Ask for it nedir

  • Kendi kaşınmak.
  • Hak etmek.
  • Aranmak.
  • Belasını aramak.
  • Çanak tutmak.
  • İstemek.
  • Bunu sen istedin.

Ask for it ile ilgili cümleler

English: You have only to ask for it and it will be given to you.
Turkish: Yeter ki isteyin, size verilecektir.

English: If you need advice, don't hesitate to ask for it.
Turkish: Tavsiyeye ihtiyacınız olursa bunu istemeye çekinmeyin.

English: My dog won't bite you, unless you ask for it.
Turkish: Köpeğim sizi ısırmayacak, siz bunu istemedikçe.

English: When I want your opinion, I'll ask for it.
Turkish: Fikrini istediğim zaman, onu isteyeceğim.

English: If you want my help, you'll have to ask for it.
Turkish: Yardımımı istiyorsanız onu talep etmeniz gerekecek.

Ask for it ingilizcede ne demek, Ask for it nerede nasıl kullanılır?

Ask : Hak etmek. Sormak. Soru sormak. Aranmak. Talep etmek. Davet etmek. İstirham etmek. Çağırmak. Rica etmek. Kaşınmak.

For : Şerefine. -e göre. Karşılığında. Yerine. -e. Bir takımyıldızın adı. Çünkü. -e rağmen. -dır. Zarfında.

It : Şahsiyet. O. Ebe (oyunda). İlişki. İtalyan. Bilişim. Ebe (oyunlarda). Onu. Ona. Cinsel ilişki.

Ask for : Aramak. Dilemek. Rica etmek. Talep etmek. İstemek.

Ask for a favor : Bir iyilik istemek.

Ask for forgiveness : Affetmesini istemek. Affına sığınmak.

 

Ask for help : Yardım istemek. Yardım talep etmek.

Ask for pardon : Af rica etmek. Af dilekçesi. Özür dilemek.

Ask for alms : Sadaka istemek. Dilenmek.

Ask for asylum : Sığınma talep etmek.

İngilizce Ask for it Türkçe anlamı, Ask for it eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ask for it ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ask for : Rica etmek. Dilemek. Aramak. Talep etmek.

Earn : Kazanmak. Para kazandırmak. Para kazanmak. Doğrultmak. Eline geçmek. Kazanç elde etmek. Edinmek.

Be after : Peşinde olmak.

Beg for : El açmak. Dilemek.

Beg : İstirhamda bulunmak. Dilenmek. Mendil açmak. Rica etmek. Sustaya kalkmak. Kaçınmak. Sadaka istemek. Arka ayakları üzerinde durmak. Sakınmak.

Seek : Araştırmak. Aramak. Uğraşmak. Çabalamak. Çıkarmaya çalışmak. Arama. Peşinde koşmak. Amaçlamak.

Beat about : Bakınmak. Endişeyle aramak. Aranıp durmak. Rota değiştirmek. Bakmak. Sıkıntıyla aramak. Aramak.

Deserve : Hak kazanmak. Liyakat göstermek. Layık olmak.

Come in for : - in muhatabı olmak (örneğin, “aktör çok fazla eleştiriye maruz kaldı”). Maruz kalmak. Miras almak. Uğramak. Tabi olmak. Mirasa konmak.

Ride for a fall : Felakete sürüklenmek. Kaşınmak. Bela aramak. Çıldırmak. Saçmalamak. Deli gibi davranmak. Canına susamak.

Ask for it synonyms : court, ask for trouble, aspire to, adjured, entitle, etches, seeks, invites, entitles, adjures, ask, be spoiling for, begged, deserve of, asks, be in need of, etch, seeking, look for trouble, adjuring, pick a quarrel, be deserving of, command, adjure, earns, be looked for, courts, entitling, seek a quarrel, courted, open a door to something, invite, deserves.