Soling türkçesi Soling nedir
- Ayakkabıya pençe vurmak.
- Ayakkabıya taban koymak.
- Pençe vurmak.
- Ayak tabanı.
- Tek.
- Taban koymak.
- Ayakkabıyı pençelemek.
- Yegane.
- Taban.
- Pençelemek (ayakkabıyı).
Soling ile ilgili cümleler
English: Ali is consoling Mary.
Turkish: Ali Mary'yi teselli ediyor.
English: Thank you for consoling me when I was sad.
Turkish: Üzgün olduğumda beni teselli ettiğin için sana teşekkür ederim.
Soling ingilizcede ne demek, Soling nerede nasıl kullanılır?
Consoling : Avutucu. İç rahatlatıcı. Teselli edici. Rahatlama sağlayan.
Consolingly : Avutarak. Rahatlatıcı bir şekilde. Teselli kelimeleri ile. Sakinleştirici bir şekilde.
Resoling : Tabanını değiştirmek. Pençe yapmak. Pençelemek (ayakkabı). Ayakkabıya pençe vurmak. Yeni taban koymak. Pençe vurmak (ayakkabıya).
Aviation gasoline : Uçak benzini.
Benito mussolini : İtalya'nın diktatörü (1922-1943). (1883-1945). İtalyan faşist lider.
Gasoline gage : Benzin göstergesi.
Gasoline consumption : Benzin sarfiyatı. Benzin tüketimi.
Gasoline gauge : Benzin göstergesi.
Gasoline engine : Karbüratörlü veya benzin püskürtmeli makine. Benzin motoru. Benzinle çalışan içten yanmalı motor. Benzinli motor.
Gasolin : Benzin.
İngilizce Soling Türkçe anlamı, Soling eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Soling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Season : Mevsim. Güneş'in yıllık devinmesinde eşlek ile dönenceler (yaz ve kış dönenceleri) arasında geçirdiği zaman aralıklarının her biri . bir yılda dört mevsim vardır: ilkbahar, yaz, sonbahar, kış.
Monos : Mono. Tekli. Bir.
Odd : Artan. Garip. Teki olmayan. Yabansı. Tek sayı. Bambaşka. Fark. Ara sıra olabilen. Acayip.
Thenar : El ayası. Avuç içi. Tenar. Avuç. Aya.
Fellows : Akran. Akademi üyesi. Koca. Dost. Herif. Arkadaş. Eş. Adam. Ahbap. Sevgili.
Time of year : Yılın belli zamanı.
The only : Mücerret. Eşsiz. Ağırbaşlı. Sırf. Biricik. Sadece. Yalnızca. Bir.
Architrave : Baştaban. (sütun) baştaban. Döşem sanatında pencere ve kapı çerçevesine verilen ad. sahne çerçevesinin üst parçası. Sütun baştabanı. Arşitrav. Çerçeve. Sütun baş tabanı.
Pawed : Yeri eşelemek (boğa). Yeri eşelemek (at). Yeri eşelemek (at veya boğa). Pati. Patisiyle tırmalamak. Eşelemek. Ellemek (kabaca). Pençe atmak. Eşinmek.
Bases : Saha kenarı. Kök. Dip. Temel. Depart. Baz. Altlık. Bazlar. Alt.
Soling synonyms : isosmotic solution, march equinox, isotonic solution, resoles, saline solution, girder, basements, lone, mono, one and only, baseplate, floor, resoling, paw, individual, fundament, resole, claw, isolated, girders, only, footplate, sole, spring equinox, one, plantar, in a class by itself, beyond example, architraves, basement, cobbling, basis, odder.
Soling zıt anlamlı kelimeler, Soling kelime anlamı
Autumnal equinox : Sonbahar noktası. Sonbahar ekinoksu. Sonbahar çekidi. Güz ılımı 23 eylül'e rastlayan ekinoks. Güz ılımı.
Wholesale : Toplu. Büyük çapta. Geniş çapta. Toptan satmak. Toptan. Toptan alım satım. Toptancı (tüccar). Toptan olarak. Büyük çapta olan. Toptan satış.
Retail : Perakende satış. Perakende. Yaymak (söylenti). Perakende satılmak. Ayrıntılı anlatmak. Bilgisayar, iktisat alanlarında kullanılır. Perakende satış yapma. Perakende satmak. Malların teker teker veya küçük parça ya da bölümler halinde doğrudan tüketiciye satılmasına dayanan satış biçimi. krş. toptan satış. Perakende satış yapmak.

Bu kısımda Soling kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Soling ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Soling anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Soling ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.