Soluğan nedir, Soluğan ne demek

Soluğan; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Nefes darlığına tutulmuş.
  • Sık soluyan (hayvan)
  • Uzaklarda esen rüzgârdan sonra başlayan dalga hareketi.

"Soluğan" ile ilgili cümleler

  • "Adaların kıyılarına gürleyen açık deniz soluğanları, ıssız koylara ak bir çizgi çekmişler." - Halikarnas Balıkçısı
  • "Karakolun hizası dönülürken sakağılı, soluğan, bir deri bir kemik beygirlerden biri küttedek çatlayıverirdi." - S. M. Alus

Yerel Türkçe anlamı:

[Bakınız: solağan]

Soluk soluğa, tıknefes.

Genellikle atlarda görülen solunum yolu hastalığı

Çok soluyan, tıknefes (at için).

Coğrafya'daki terim anlamı:

Dalgaların, fırtına bölgesi dışına, rüzgârsız yerlere ulaşan ve düzenli kabartılar ve çukurlar durumunda kıyıya yaklaşıp çatlayan bölümlerine verilen ad.

Diğer sözlük anlamları:

Sık sık soluyan, çok soluyan.

İngilizce'de Soluğan ne demek? Soluğan ingilizcesi nedir?:

swell

Fransızca'da Soluğan ne demek?:

haletant

Soluğan tanımı, anlamı:

Soluğan etmek : Soluk soluğa bırakmak.

Nefes : Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman. Canlılık, hayat belirtisi. Soluk. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir. Şifa amacıyla hastaya okunan dua.

Tutulmuş : Ele geçirilmiş. Engellenmiş.

 

Uzak : Ayrı, birbiriyle yakın ilgisi olmayan. Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı. Yakın olmayan yer. Arada çok zaman bulunan. İhtimali az olan. Eli, gücü veya hükmü yetişmez.

Esen : Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

Dalga : Sıcak, soğuk, moda için belli bir süre etkili olan dönem. Titreşimin bir ortam içinde yayılma hareketi. Geçici aşk ilişkisi. Bir yüzeydeki kıvrım. Gizli iş, dalavere. Arka arkaya gelen kriz vb. olayların her biri. Deniz veya göl gibi geniş su yüzeylerinde genellikle rüzgâr, deprem vb.nin etkisiyle oluşan kıvrımlı hareket. Esrar, eroin vb. uyuşturucu maddelerin verdiği keyif durumu. Dalgınlık. Geçici sevgili. Saçların kıvrım genişliği.

Hareket : Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Yola çıkma. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Davranış, tutum. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Devinim. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Deprem. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi.

Sık : Çok bulunan, çok rastlanan. Kısa zaman aralıklarıyla, az aralıklarla. Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı. Aralıksız olarak, aralarında az aralık bırakarak.

Soluğan hastalığı : İnsanlarda amfizem, kronik bronşit ve bronşiolitle belirgin sendrom. Atların göğüs şişkinliği, gürültülü ve güç solunumla yaygın kronik bronşiolit, epitel hiperplazisi, goblet hücre metaplazisi, peribronşioler fibrozis ve amfizemle belirgin solunum sistemi hastalığı, atların soluğan hastalığı, KOAH, kronik obstrüktif akciğer hastalığı, hlk. güç nefes.

 

Soluğanlar : Kütahya ili, Tavşanlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Soluğanlık : Tıknefeslik.

Diğer dillerde Soluğan anlamı nedir?

İngilizce'de Soluğan ne demek? : (hayvan) wheezy; queer, fairy, queen, fag

Rusça'da Soluğan : adj. запаленный, загнанный