Soluk verme nedir, Soluk verme ne demek

Soluk verme; Jimnastik, Aerobik, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Spor'daki anlamı:

Ciğerlerde kirlenen havayı ağız ya da burun yolu ile dışarı verme.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Solunumda, havanın akciğerlerden dışarı verilmesi, nefes verme, ekspirasyon.

Soluk verme anlamı, kısaca tanımı

Soluk : Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes. Parlaklığını, gücünü yitirmiş (ışık). Rengi kaybolmuş, matlaşmış (nesne). Rengi atmış olan, solmuş, uçuk. Tarz. Ciğerlere hava alıp verme

Verme : Vermek işi.

Soluk verme merkezi : Alt solunum grubu.

Soluk verme yedek hacmi : Normal bir nefes vermeden sonra yapılan en zorlu nefes vermeyle akciğerlerden çıkarılan hava hacmi, ERV, ekspirasyon yedek hacmi.

Soluk vermek : İşe ara vererek çalışanları dinlendirmek.

Zorlu soluk verme vital kapasitesi : Toplam akciğer kapasitesine kadar zorlu bir soluk almadan sonra, zorlu soluk verme çabasıylaolabildiğince hızlı ve tüm havayı verecek bir soluk verme sonucu, zamana karşı kaydedilen eğrinin aşağı inen kolu.

Ekspirasyon : Solunum organlarından hava ya da su çıkarılması; bitki ve hayvanlar tarafından karbondioksit çıkarılması. Solunum organlarından dışarıya hava veya su çıkarılması. Soluk verme.

Nefes verme : Soluk verme.

 

Verilme : Verilmek işi.

Solunum : Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs. Bitkilerde geceleri oksijen alıp karbondioksit verme, gündüzleri ise karbondioksit alıp oksijen verme biçiminde görülen hareket.

Akciğer : Göğüs kafesinin büyük bir bölümünü içten kaplayan, kanı temizleyen, sağlı sollu iki parçadan oluşan solunum organı. Bronşçukların son bölümü.

Havayı : Kabadayı, dikbaşlı. Uçurtma. Bir çeşit tahıl ölçeği.

Dışarı : Dış çevre, dış yer, hariç, içeri karşıtı. Dışa, dış çevreye. Kişinin konutundan ayrı olan yer. Yurt dışı.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Havay : Tahıl ölçeği. Bir tenekelik tahıl ölçeği.

Ciğer : Akciğerlerle karaciğerin ortak adı. Yürek, iç. Hayvanlarda akciğer, yürek ve karaciğerin oluşturduğu takım.

Burun : Alınla üst dudak arasında bulunan, çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Bazı şeylerin ön ve sivri bölümü. Karanın, özellikle yüksek ve dağlık kıyılarda, türlü biçimlerde denize uzanmış bölümü. Kibir, büyüklenme.

Havan : İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılmış olan kap. Tütün kıyma makinesi. Havan topu.

Nefes : Soluk. Şifa amacıyla hastaya okunan dua. Bektaşi ve Alevilerin görüş ve düşüncelerini belirtmek için yazılmış şiir. Sigara, pipo içilirken içe çekilen duman. Canlılık, hayat belirtisi.

Diğer dillerde Soluk verme anlamı nedir?

İngilizce'de Soluk verme ne demek ? : exhalation, expiration