Jimnastik nedir, Jimnastik ne demek
Jimnastik; bir spor terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.
- Vücudu çevikleştirmek ve güçlendirmek için yapılmış olan alıştırmaların tümü, idman, kültürfizik

- Erkeklerde, yer alıştırmaları, barparalel, barfiks, halkalar ve kulplu beygir; kadınlarda yer alıştırmaları, eşit olmayan çubuklar, barfiks, denge kalası alıştırmalarını içeren yarışma disiplini.
Eğitim alanındaki sözlük anlamı:
Vücut alıştırmalarının, yöntemine ve kurallarına göre öğretildiği ders.
İnsanın beden ve ruh yeteneklerini geliştirmek amacıyla biyolojik olanaklar içinde uygulanan yöntemli, ölçülü ve düzenli vücut alıştırmaları.
İngilizce'de Jimnastik ne demek? Jimnastik ingilizcesi nedir?:
gymnastic
Jimnastik hakkında bilgiler
Jimnastik, bedeni, fiziksel yapısını düzeltme güçlendirme ve geliştirme amacıyla düzenli hareket ettirme sanatıdır. Bedeni çevikleştirmek ve güçlendirmek için yapılmış olan alıştırmaların tümü, idman ve kültürfizik hareketleri jimnastiğin kapsamına girer. Bu disiplin; erkeklerde, yer alıştırmaları, barparalel, barfiks, halka ve kulplu beygir; kadınlarda yer alıştırmaları, türdeş olmayan çubuklar, barfiks, denge kalası alıştırmalarını içerir.
İyileştirme ve öğrenme amaçları güden tıbbi jimnastik ve eğitim jimnastiğiyse sanattan çok bilim ulamı içinde sayılmaktadır.
İnsanın fiziksel ve ahlaki yetilerini eğitmek, fiziksel ve ruhsal verimini artırmak amacıyla beden çalışmalarından yararlanan "fiziksel eğitim", jimnastikten ayrı bir daldır.
Jimnastik ile ilgili Cümleler
- O jimnastikte iyidir.
- Ali jimnastikte iyidir.
- Zayıflamaya çalışarak jimnastik salonunda saatler harcadı.
Jimnastik anlamı, tanımı:
Çevikleştirmek : Çevik duruma getirmek.
Güçlendirmek : Güçlü duruma getirmek, güç kazanmasını sağlamak.
Alıştırma : Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj. Alıştırmak işi. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz.
İdman : Alıştırma. Alıştırma. Herhangi bir duruma veya şeye alışkanlık kazanma.
Kültürfizik : Jimnastik.
Erkek : Sözüne güvenilir, mert. Sperma oluşturan organizma. Yetişkin adam, bay, er kişi. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Sert, kolay bükülmez. Koca.
Barparalel : Düşey direkler üzerine paralel olarak tutturulmuş iki tahta çubuktan oluşmuş jimnastik aracı.
Barfiks : Çeşitli beden hareketleri yapmaya elverişli 1-1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı.
Halka : Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Çember biçiminde olan. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Çember biçiminde dizilmiş topluluk. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim.
Kulplu : Kulpu olan, kulpu bulunan.
Beygir : Atlama beygiri. Sadece yük taşımakta veya araba çekmekte kullanılan at. At.
Kadın : Bayan. Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Hizmetçi bayan. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan.
Çubuk : Kumaşta düz çizgi. Körpe dal. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Ankara iline bağlı ilçelerden biri.
Denge : Zihinsel ve duygusal uyum, istikrar. Siyasi güçlerin, yetkilerin birbirini sınırlayacak biçimde dağıtılması. Bir nesnenin veya bir insanın devrilmeden durma hâli, muvazene, balans. Birbirini ortadan kaldıran güçlerin sonucu olan durma hâli. Ekonomik hayatın uyumlu düzeni.
Kalas : Ahşap yapılarda kiriş olarak kullanılan kalın biçilmiş uzun tahta. Kaba, anlayışsız kimse, kereste. Kalın biçilmiş uzun tahta.
Disiplin : Bir topluluğun, yasalarına ve düzenle ilgili yazılı veya yazısız kurallarına titizlik ve özenle uyması durumu, sıkı düzen, düzence, düzen bağı, zapturapt. Öğretim konusu olan veya olabilecek bilgilerin bütünü, bilim dalı. Kişilerin içinde yaşadıkları topluluğun genel düşünce ve davranışlarına uymalarını sağlamak amacıyla alınan önlemlerin bütünü.
Jimnastik yapmak : Vücudu çevikleştirmek ve güçlendirmek için hareket yapmak.
Aletli jimnastik : Birtakım aletler kullanılarak yapılmış olan jimnastik, araçlı jimnastik.
Araçlı jimnastik : Aletli jimnastik.
Düzeltici jimnastik : Yaşama ve çalışma şartlarının etkisiyle oluşan vücut bozukluklarını ve aksaklıklarını önlemek veya gidermek için uygulanan özel beden eğitimi türü.
Beyin jimnastiği : Zihin jimnastiği.
Zihin jimnastiği : Bazı zihinsel yetileri çevikleştirmek için yapılmış olan alıştırmaların tümü.
Jimnastikçi : Jimnastik öğretmeni. Jimnastik yapan sporcu.
Eşit : Aynı haklardan yararlanan, aynı düzeyde olan (kimse). Yapı, değer, boyut, nicelik ve nitelik bakımından birbirinden ne artık ne eksik olmayan (iki veya daha çok şey), müsavi.
Yarışma : Başkalarından üstün olmaya çalışma. Ticarette üstünlük kazanma çabası, rekabet. Yarışmak işi, müsabaka. Bilgi, yetenek, güzellik vb.nde üstünlüğünü göstermek için yarışmak işi, yarış, yarışım.
Beden : Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut. Giysilerde ölçü. Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde. Kale duvarı.
Fiziksel : Fizikle ilgili olan. Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki.
Düzeltme : Düzeltmek işi, tashih. Düzelti. Daha iyi duruma getirmek için yapılmış olan değişiklik, ıslahat, reform.
Güçlendirme : Güçlendirmek işi.
Geliştirme : Geliştirmek işi.
Jimnastik araç ye gereçleri : Jimnastik gösterilerinde kullanılan çeşitli araç ve gereç. Örnek : Ayaklı çubuk, halkalar.
Jimnastikçilik : Jimnastikçinin yaptığı iş.
Diğer dillerde Jimnastik anlamı nedir?
İngilizce'de Jimnastik ne demek? : adj. gymnastic
n. gymnastics, callisthenics, calisthenics, setting up exercises, physical jerks
Fransızca'da Jimnastik : gymnastique [la]
Almanca'da Jimnastik : n. Gymnastik
adj. gymnastisch, turnerisch
Rusça'da Jimnastik : n. гимнастика (F)
adj. гимнастический

Bu kısımda Jimnastik nedir? Jimnastik ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Jimnastik tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Jimnastik hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.