Somatic cell hybrid türkçesi Somatic cell hybrid nedir

  • Genetik olarak farklı olan somatik hayvan hücrelerinin veya somatik bitki protoplastlarının birleşmesinden oluşan hücre veya bitki. somatik hücre hibridi.
  • Somatik hücre melezi.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Somatic cell hybrid ingilizcede ne demek, Somatic cell hybrid nerede nasıl kullanılır?

Somatic : Fiziksel. Somatik. Vücutla ilgili, vücut yapısıyla ilgili, bedensel. Bedensel.

Cell : Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Oda (manastır vb içinde). Isı, ışık, kimyasal etkileşim gibi olaylar sonucu oluşan yük-süren kuvvet kaynağı. Petek gözü. Kimyasal erkeyi elektrik erkesine dönüştüren düzenek. Genellikle gözle görülemeyecek kadar küçük, yarı geçirgen bir zar ile çevrili sitoplazma kitlesinden oluşan, sitoplazma içinde çeşitli hayali olayları yürüten çekirdek, endoplazmik retikulum, mitokondri, sentriol, lizozom, ribozom, gibi organeller ile mikrofilamentler, mikrotüpçükler vb. yapılar bulunan, genetik materyali ya bir zar ile çevrili (ökaryot) ya da sitoplazma içinde zarsız olarak yer alan (prokaryot) bir organizmanın yapı ve görev bakımından en küçük birliği. Pil. Kimyasal erkeyi elektriksel erkeye çeviren ve birkaç voltluk akım verebilen üreteç; kuru pil. Cep. Kıvılkesim işleminin yapıldığı kap.

 

Hybrid : Kırma. Melez. Melez hayvan. Karışık. Azma. Karışım. Karma. Herhangi bir karakter yönünden farklı iki arı dölün çaprazlanması sonucu oluşan heterozigot döl, azma, hibrit, kırma, metis. Kırık. Melez bitki.

Somatic cell hybridization : Genetik olarak farklı olan somatik hücrelerden çıkan hayvan hücreleri veya bitki protoplastlarının in vitro birleşmesi. somatik hücre hibridizasyonu. Somatik hücre melezlemesi.

Somatic cell : Somatik hücre. Vücut hücresi. Spor yaratmayan bakteri. Canlılarda eşey hücreleri haricindeki diğer hücreler, somatik hücre, soma hücresi. Vücudu oluşturan tüm hücrelerden herhangi biri (kendini yenileyen hücreler hariç olmak üzere).

Somatic cell count : Somatik hücre sayısı. Scc. Bir mililitre sütteki somatik hücre sayısı, scc. yüz bine kadar normal kabul edilmektedir. bu sayı mastitiste artar.

Somatic cells : Vücut hücreleri. Vücudu oluşturan tüm hücrelerden herhangi biri (kendini yenileyen hücreler hariç olmak üzere). Spor yaratmayan bakteri. Cinsiyet hücreleri dışındaki bütün vücut hücreleri, soma hücreleri. meme yangısı veya yaralanmasının bir göstergesi olarak sütte bulunan meme epitel hücreleri ve lökositlerin tamamı. Somatik hücre. Somatik hücreler.

Somatic cell score : Scs. Sütteki somatik hücre sayısının logaritmik tanımı, scs. bu skor, genetik olarak mastitiste dirençli yavruları seçmede kullanılır. Somatik hücre skoru.

İngilizce Somatic cell hybrid Türkçe anlamı, Somatic cell hybrid eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Somatic cell hybrid ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Abiotic factor : Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.

A protein : Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Abductor muscle : Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Uzaklaştırıcı kas.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Yeleli sırtlan.

Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Karınca yiyen. Yerdomuzu. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

Somatic cell hybrid synonyms : abo blood groups system, a cells, abiotic environment, acacia, aardvarks, a chromosome.