Soother türkçesi Soother nedir
- Diş kaşıma halkası.
- Yatıştırıcı (kimse).
- Dindiren kimse.
- Bebek ısırma halkası.
- Rahatlatan kimse.
- Yatıştıran kimse.
- Arabulucu.
- Barış getiren kimse.
- Isırma emziği.
- Bebek emziği.
- Arabulucu kimse.
Soother ingilizcede ne demek, Soother nerede nasıl kullanılır?
Soothers : Arabulucu kimse. Barış getiren kimse. Dindiren kimse. Rahatlatan kimse. Yatıştıran kimse.
Soothe : Avutmak. Teselli etmek. Rahatlatmak. Yatıştırmak. Azaltmak. Yumuşatmak. Hafifletmek. Teskin etmek. Sakinleştirmek. Dindirmek.
Soothed : Hafifletmek. Sakinleştirmek. Rahatlatmak. Teselli etmek. Azaltmak. Teskin etmek. Yatıştırmak. Yumuşatmak. Avutmak. Dindirmek.
Soothes : Sakinleştirmek. Yatıştırmak. Yumuşatmak. Azaltmak. Hafifletmek. Avutmak. Teselli etmek. Dindirmek. Teskin etmek. Rahatlatmak.
Sooth to say : Doğrusu.
In sooth : Gerçekte. Gerçekten. Hakikatte.
Sooths : Doğru. Doğruluk. Hakikat. Yatıştırıcı. Gerçek.
Sooth : Hakikat. Gerçek. Doğruluk. Doğru. Yatıştırıcı.
Soothsay : Falcılık. Kahinlik yapmak. Kehanette bulunmak.
Soothfast : Hakikatli. Sadık.
İngilizce Soother Türkçe anlamı, Soother eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Soother ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Pacifier : Sulh getiren. Uzlaştırıcı. Barıştıran kimse. Barış getiren. Emzik.
Distinctness : Sönümleme. Açıklık. Ayrılmış olma özelliği. Farlılık. Ayrı olma özelliği. Özgünlük. Çeşitlilik. Farklılık. Fark. Bir söz, deyiş ya da anlatımın anlamca başkalarından kolayca ayırt edilebilir olması.
Comforters : Avutan. Teselli edici. Atkı. Emzik. Rahatlatıcı şey. Kauçuk meme. Yorgan. Yün atkı.
Pacifiers : Sulh getiren. Barış getiren. Uzlaştırıcı. Emzik.
New : Yeni olarak. Görülmemiş. Yaş. Gıcır. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler. Yeni. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Keşfedilmemiş. Yeni tarihli. Turfanda.
Dummy : Taklit şey. Kitapsı. Kukla. Model. Budala. Trafik ışıkları. Sahte şey. Yalancı meme (argo terim).
Comforter : Yün atkı. Avutan. Emzik. Atkı. Yorgan. Kauçuk meme. Rahatlatıcı şey. Teselli edici.
Opposite : Karşı yönde. Karşıda. -in karşısında. Ters. Aksi. Karşıt. Karşısındaki. Zıt. Karşılıklı.
Conciliator : Uzlaştırıcı. Barış getiren. Uzlaşıcı. Barıştıran. Sulh getiren. Uzlaştıran kimse. Uzlaştıran. Gönül alan.
Intermediaries : Aracı.
Soother synonyms : some other, arbitrageur, otherwise, assuager, another, otherness, arbitrator, separate, different, daysman, intermediator, soothers, arbitragers, solacers, go between, interceder, teething ring, arbiter, arbitrager, arbitrageurs, other, separateness, arbiters, intercessors, intercessor, solacer, conciliators.
Soother zıt anlamlı kelimeler, Soother kelime anlamı
Joint : Raptetmek. Ek veya oynak yeri yapmak. Eklem. Müşterek. İki borunun birbirine birleştirildiği yer. Eklemek. Kırılmış bir kayacın parçaları arasında, gözle görülebilecek derecede bir ayrılma ya da kayma devimi göstermeyen kırık. Birleşik. Ek yeri. Birleştirmek.
Same : Eşit. Aynı şekilde. Benzer. Tıpkısı. Tıpkı. Sürüm. Farketmez. Aynı şey. Özdeş. Farksız.
Soother ingilizce tanımı, definition of Soother
Soother kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who, or that which, soothes.

Bu kısımda Soother kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Soother ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Soother anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Soother ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.