Sophie türkçesi Sophie nedir

  • Bir bayan ismi.

Sophie ile ilgili cümleler

English: Jale now lives with her friend Sophie.
Turkish: Jale şu anda arkadaşı Sophie'yle yaşıyor.

English: Sophie and Carole are exhausted.
Turkish: Sophie and Carole bitkin.

English: The following day, Sophie combed and dressed her doll because her friends were coming over.
Turkish: Ertesi gün, Sophie oyuncak bebeğini taradı ve giydirdi çünkü arkadaşları geliyorlardı.

English: Ali and Mary have different philosophies of life.
Turkish: Ali ve Mary farklı hayat felsefelerine sahiptir.

English: Maximilian was as nervous as Sophie.
Turkish: Maximilian Sophie kadar gergindi.

Sophie ingilizcede ne demek, Sophie nerede nasıl kullanılır?

Sophies : İran hükümdarı (tarih terimi).

Philosophies : Sakinlik. Düşünbilim. Filozofi. İlm-i hikmet. Kalenderlik. Hikmet. Felsefe. Soyut düşünüş. Kendi halindelik. Dünya görüşü.

Sophia : Sofya. Batı virginia eyaletinde yerleşim yeri.

Sophism : Bilgicilik. Sofizm. Safsata. Yanıltmaca. Bir tasımda ileri sürülen ve yanlışlığı gizlenip doğru olduğu benimsetilmeye çalışılan kanıt. bu nitelikte kanıtlara dayanarak yapılan yargılama.

Sophisms : Yanıltmaca. Bilgicilik. Safsata. Sofizm.

Sophistically : Temelsiz bir biçimde. Aldatıcı bir şekilde. Sofistike bir şekilde. Hatalı bir şekilde. Safsatacı bir şekilde. Yanıltıcı bir şekilde. Safsatalı bir biçimde. Gerçeklere dayanmayan bir şekilde. Kusurlu bir şekilde.

 

Sophisticates : Tecrübe kazanmak. Pişmek. Kültürlü. Bilge. İleri. Hayat adamı. Hayat tecrübesi kazandırmak. Kaşarlanmış kimse. Saflığını bozmak. Bilmiş.

Sophistic : Sofistçe. Safsatalı.

Sophister : Üçüncü ve dördüncü sınıf öğrencisi (amerikan ingilizcesi). İkinci ve üçüncü sınıf öğrencisi. Sofist.

Sophisticated : Entellektüel. Pişkin. Komplike. Bilge. Tecrübeli. İleri. Yapmacık. Çok bilmiş. Kültürlü. Karmaşık.

İngilizce Sophie Türkçe anlamı, Sophie eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sophie ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Military action : Askeri harekat. Askeri hareket.

Sally : Dışarıya hücum. Çıkış hareketi. Kuşatma sırasında askerin hücuma geçmesi. Hücuma geçmek. Saldırı. Nükteli söz. Gezme. Espri. Geziye çıkmak. Gezinti.

Karen : Burma. Birmanya. Birmanya veya burma veya myanmar ve tayland'da yaşayan etnik bir grup. Karen halkından. Burma'da yaşayan moğol kökenli toplum. Myanmar ve tayland'da yaşayan etnik bir grup. Kadın ismi. Burma'da yaşayan mongoloid insan topluluğuna ait. Karenler.

Action : Bir film kuşağında sese karşı görüntü bölümünü belirtmekte kullanılan genel terim. tv. televizyon yayınında sese karşı görüntüyü belirtmekte kullanılan genel terim. Yapılan şey. Başla. Hareket. Telli çalgılarda, normalden yüksekliği çalım zorluğuna, normalden alçaklığı ise ses kalitesinde azalmaya neden olan, tel ve klavye arası mesafe. Aksiyon. Etkileme. Savaş. Dava. İs.

 

Katherine : Kadın ismi.

Laura : Bir soyadı. İllinois eyaletinde bir şehir. Illinois'te (abd) bir şehir. Kentucky'de (abd) bir kasaba. İn ohio'da (abd) bir köy. Ohio eyaletinde yerleşim yeri. Kadın ismi. Kentucky'de bir kent.

Leah : Yakub'un ilk eşi (incille ilgili). Kadın veya erkek ismi.

Kirsten : Kadın ismi.

Lauren : Bir kadın ismi. Bir soyadı. Bir erkek ismi. Kadın ismi.

Sophie synonyms : katharine, flight, lavon, latifah, le, lauretta, kathleen, kim, flying, lena, katerina, kimberly.

Sophie zıt anlamlı kelimeler, Sophie kelime anlamı

Unshapely : Şekilsiz. Biçimsiz.