Karen nedir, Karen ne demek

Karen; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.

Kimya'da terim anlamı:

Formülü C10H16 olan,. 250 °C sıcaklığa kadar bozunmadan kalabilen, kimyasal sentezde ve çözücü olarak kullanılan, berrak, renksiz, yanabilen bir sıvı terpen bileşiği. 3,7,7-trimetil bi siklo [4,1,0]-hept-3-ene IUPAC adlandırmasıdır.

Karen ile ilgili Cümleler

  • Karen bana kızgın.
  • Karen'in eteği yukarı çıkıyor.
  • Geçen ay bozuştuğumuzdan beri Karen'i görmedim.
  • Karen bitpazarında birçok şey aldı.
  • Bir karenin dört kenarı vardır.
  • Evet, benim adım Karen Smith.
  • Bir karenin dört köşesi vardır.
  • Karen, bana kızgın değil.
  • Nerelisin, Karen?
  • Karen oraya kendisi gitti.

Karen hakkında bilgiler

Karenler veya Kariang (Tayca: กะเหรี่ยง), Güneydoğu Asya'da yaşıyan bir halktır. Burma ve Tayland'da yaşamaktadırlar.

Karen kısaca anlamı, tanımı

Kare : Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen, dördül, murabba. İskambil oyunlarında aynı türden dört kâğıdın bir araya gelmesi. Bu biçimde olan

Karene : Obur.

Adlandırma : Adlandırmak işi, isimlendirme.

Güneydoğu : Güneyle doğu arasındaki yön.

Kimyasal : Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.

Renksiz : Rengi olmayan. Solgun görünen, soluk. Davranış ve düşünce yönünden belli bir niteliği olmayan.

 

Yaşamak : Canlılığını, hayatını sürdürmek. Sağ olmak. Varlığını sürdürmek. Oturmak, eğleşmek. Geçinmek. Herhangi bir durumda bulunmak veya olmak. Görüp geçirmek, başından geçmek. ... yaşında bulunmak: On yaşıyor. Hayatını idame ettirmek.

Yaşıyan : Işıldayan, parlayan.

Bozunma : Bozunmak işi. Bir özdeğin daha yalın kimyasal özdeklere ayrılması. Bir özdeğin, daha yalın yapıda olan bileşenlere tek yönlü ayrılması. Bir maddenin daha basit bileşenlerine yani atom veya moleküllerine ayrılması.

Çözücü : Başka bir maddeyi çözme özelliği olan şey. Elektronik alıcılar için şifre veya bilgi çözücü, dekoder.

Taylan : Çok yağmur yağmasına karşın işlenebilir durumda toprak. İnce, kibar, güzel, uzun ve düzgün boylu. Çok yağmur yağmasına karşın işlenebilir durumdaki toprak.

Yaşama : Yaşamak işi.

Berrak : Aydınlık, açık. Duru, temiz.

Sentez : Element veya başka maddeleri bir araya getirerek yapay olarak bileşik cisimler oluşturma, bireşim. Yalından karmaşık olana, külliden cüziye, zorunludan olasıya, ilkeden onun uygulanmasına, genel yasadan bireysel duruma, nedenden etkiye, öncülden varılan sonuca giden düşünme biçimi, bireşim.

Terpen : İzoprenoit.

Formül : Genel bir olguyu, bir kuralı veya ilkeyi açıklayan simgeler takımı. Bir veya birçok niceliğe bağlı bulunan bir niceliğin hesaplanmasına yarayan matematiksel anlatım. Çıkar yol, tutulan yol, yöntem. Kalıplaşmış, basmakalıp anlatım. Bir ilacın hazırlanmasında bir sonucun elde edilmesinde izlenecek işlemlerin çeşitli sayılar ve semboller kullanılarak ifade edildiği özgün kavram. Birleşik bir cismin birleşimine giren maddeleri ve bunların o birleşik maddedeki oranlarını gösteren kısaltma takımı. Bir belgenin yazılacağı biçimi ve ona özgü olan deyimi gösteren örnek.

 

Güney : Solunu doğuya, sağını batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, cenup, kuzey karşıtı. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Lodos. Güneş gören yer.

Yaşam : Doğumla ölüm arasında yaşanan süre, ömür, hayat.

Tayla : [Bakınız: Taylak].

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Diğer dillerde Karen anlamı nedir?

İngilizce'de Karen ne demek ? : carene