Sov nedir, Sov ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Sucuk kurutmaya yarayan, üstünde çengelli çiviler bulunan sopa.

Sov kısaca anlamı, tanımı

Çengelli : Çengeli olan veya ucu çengel biçiminde olan

Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.

Kurutma : Kurutmak işi.

Sucuk : Şişirilip kurutulmuş bağırsak içine baharlı et kıyması doldurularak yapılmış olan bir yiyecek türü. Ceviz, badem içi vb. şeyler, bir ipliğe dizildikten sonra nişasta ile koyulaştırılmış kaynar üzüm şırasına batırılarak yapılmış olan tatlı yiyecek.

Kurut : Kurutulmuş süt ürünü.

Üstün : Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik.

Çivil : Karasinek. Küçük, ufak. Yeşilken ince ince doğranıp kurutulmuş fasulye. Yağ ve su ile eritilen peynire un katılıp pişirilen aş.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Sopa : Kalın değnek. Dayak, kötek.

Çivi : İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.

 

Kuru : Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı. Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek). Zayıf, çelimsiz, arık, sıska, kaknem. Canlılığını yitirmiş (bitki). Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı. Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze. Kuru fasulye. Salgısı olmayan. Etkisi ve sonucu olmayan. Döşenmemiş, çıplak. Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan. Akıcı olmayan, duygudan yoksun.

Sucu : Su satan veya evlere su taşıyan kimse, saka.

Diğer dillerde Southern lekeleme tekniği anlamı nedir?

İngilizce'de Southern lekeleme tekniği ne demek ? : southern blotting