Sucuk nedir, Sucuk ne demek

  • Şişirilip kurutulmuş bağırsak içine baharlı et kıyması doldurularak yapılmış olan bir yiyecek türü.
  • Ceviz, badem içi vb. şeyler, bir ipliğe dizildikten sonra nişasta ile koyulaştırılmış kaynar üzüm şırasına batırılarak yapılmış olan tatlı yiyecek

Yerel Türkçe anlamı:

Sürahi.

Halka biçimi verilen peynir.

Kışın saçaklardan sarkan buz.

Ağacın yeşil dalından yapılan, su fışkırtmaya yarayan bir araç.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Kıyma, yağ, tuz, baharat, koruyucu maddelerden oluşan ve kılıflara doldurularak üretilen ve binlerce çeşidi olan taze, kuru veya yarı kuru, pişmiş, kısmi pişmiş, fermente, tütsülenmiş et ürünlerinin genel adı.

İngilizce'de Sucuk ne demek? Sucuk ingilizcesi nedir?:

sausage

Sucuk hakkında bilgiler

Sucuk, başlıca Ermenistan, Bulgaristan ve Türkiye'de tüketilen, genel olarak Balkanlar coğrafyasından Orta Asya'ya kadar yaygın şekilde tüketilen, şişirilip kurutulmuş bağırsak içine baharatlı et kıyması doldurularak yapılmış olan bir tür fermante et ürünüdür. Uzun raf ömrüne sahip bir tüketim malzemesidir. Tamamıyla büyükbaş hayvan ve özellikle de dana eti ile yapılmış olanı daha makbul ve lezzetlidir. Ancak ekonomik olarak satın alınmasını kolaylaştırmak üzere küçükbaş hayvan eti de sıkça karıştırılır. Türkiye'de sucuk üretimi çok eskilere dayanmaktadır.

 

Sucuk, bol miktarda yağ ve tuz içeren bir besin maddesidir. Ayrıca, kimyon, sumak, kırmızı biber gibi baharatlar ve sarımsak içermektedir.

Sucuklar ayrıca, içlerindeki su miktarına göre kuru, tam kuru, yarı kuru, az kuru türlere sahiptir. Tam kuru %30-35, yarı kuru %40-50, az kuru %50’den fazla su içerir. Geleneksel Türk sucuğu tam kuru grubuna girer.

Sucuk daha çok ızgara yapılarak, yumurtalı ve kurufasulye yemeğine katılarak tüketilir. Sabah kahvaltısı da dahil olmak üzere gün boyu tüm öğünlerde tüketilebilmektedir. Balkanlar'da tüketildiği gibi Orta Asya'da ve Orta Doğu ülkelerinde'de önemli bir besin kaynağıdır. Bulgaristan'da, çiğ sucuk dilimlenerek rakının yanında meze olarak sunulur.

Sucuk ile ilgili Cümleler

  • Kayseri'de sucuk yedirmedik mi?
  • Bu kadar çok sucuk için yeterince ekmek yok.
  • Sucuk lezzetlidir.

Sucuk tanımı, anlamı:

Kurut : Kurutulmuş süt ürünü.

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Kıyma : Çekilmiş et. Küçük kuşbaşı etlerden kavrularak yapılmış kışlık kavurma. Kıymak işi.

Sucuk gibi olmak : Baştan aşağı ıslanmak.

Sucuğunu çıkarmak : Yormak. çok dövmek.

Sucukçu : Sucuk yapan veya satan kimse.

Sucukçuluk : Sucuk yapma ve satma işi.

Sucuklaşma : Sucuklaşmak işi.

Sucuklaşmak : Ter, kir vb.nden dolayı sucuk rengini ve görünümünü almak.

Sucuklu : İçinde sucuk bulunan. İçinde sucuk bulunan gözleme, börek, pide vb. hamur işleri.

Sucuklu yumurta : Kavrulmuş sucuğun üzerine yumurta kırılarak yapılmış olan bir çeşit yemek.

 

Baharlı : Baharatlı.

Yiyecek : Yenebilen. Yenmeye elverişli olan her şey.

Ceviz : Bu ağacın dışı kabuklu, içi yağlı ve nişastalı yemişi, koz. Cevizgillerin örnek bitkisi olan, uzun ömürlü, gövdesi kalın, kerestesi değerli, yurdumuzda çok yetişen ağaç (Juglans regia). Bu ağacın kerestesinden yapılmış.

Badem : Badem ağacı. Bu ağacın yaş veya kuru yenilen yemişi.

Dizi : Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Dizi film. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler.

Nişasta : Tahıl tanelerinden, mercimek, bezelye vb. bakla türleri veya patates gibi birtakım yumrulardan özel yöntemlerle çıkarılan una benzer bir madde.

Kaynar : Çok sıcak. Yeni doğum yapmış anneye ve konuklara sunulan tatlı içecek. Kaynamakta olan. Kaynarca. Kaynak, pınar.

Başlıca : En önemli, başta gelen.

Sucuk bulamacı : Pekmez peltesinin tepsiye dökülerek üstüne ceviz serpilip dondurulmuş biçimi.

Sucuk gibi olmak : baştan aşağı ıslanmak.

Sucukluk : Kurdele üstüne tek ya da çift sıra altın dizilmiş uzunca kolye.

Sucukmak : Suçluluk duymak, utanmak. Susamak.

Sucuköy : Hatay ilinde, Kırıkhan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Diğer dillerde Sucuk anlamı nedir?

İngilizce'de Sucuk ne demek? : [Soujouk] n. sausage

Fransızca'da Sucuk : saucisson [la]

Almanca'da Sucuk : n. Belag

Rusça'da Sucuk : n. колбаса (F)

adj. колбасный